Salı / 7 Temmuz 2020

Sanki hiç “Kel kafalı bakan” diyen avukatı yargılatmamış gibi

t24 yazarı deneyimli gazeteci Mehmet Yakup Yılmaz, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Hadi Özışık'ın Youtube kanalındaki röpörtajında söylediği kritik bölümlere dikkat çekti. 

206,998BeğenenlerBeğen
7,858TakipçilerTakip Et

t24 yazarı deneyimli gazeteci Mehmet Yakup Yılmaz, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Hadi Özışık’ın Youtube kanalındaki röpörtajında söylediği kritik bölümlere dikkat çekti.

Erdoğan yönetimiyle Süleyman Soylu arasında hiçbir şey olmasa bile bir şeyler oldu diyen Yılmaz, Süleyman Soylu’nun sorulara verdiği cevapların bazı bölümlerinde önemli göndermeler olduğunu vurguladı.

Soylu’nun isyanının Cumhurbaşkanı Erdoğan’a değil onun çevresindeki ekibe olduğunu belirten Yılmaz tezini “Erdoğan ile doğrudan siyasi çatışma riskini göze alabilecek bir güç odağı bu partinin içinde barınamaz zaten” ifadeleriyle destekledi.

Yılmaz, Soylu’nun çıkışının dolaylı olarak Erdoğan’a da dokunduğunu söyledi.

Mehmet Yakup Yılmaz’ın yazısının ilgili bölümü şu şekilde: 

Bir gün bile sürmeyen bir istifa çıkışının ardından göz önünden kaybolan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Hadi Özışık’ın Youtube kanalında yaptığı açıklamalar, Soylu ile “Erdoğan yönetimi” arasında bazı sorunların devam etmekte olduğunu düşündürttü bana.

“Erdoğan yönetimi” diye özellikle vurguladım ki bunun doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik bir isyan olduğunu düşünmüyorum.

Erdoğan ile doğrudan siyasi çatışma riskini göze alabilecek bir güç odağı bu partinin içinde barınamaz zaten.

Ancak Soylu’nun çıkışı, dolaylı olarak Erdoğan’a da dokunuyor, burası açık.

Hatırlarsınız, Adana Yüreğir’de Vefa yardımlarının bir kamyona yüklenmesi sırasında çıkan tartışmanın sonucu olarak CHP’li gençlik kolları yöneticisi tutuklanmıştı.

Cumhurbaşkanı, bu olayı “PKK’nın silahla yaptığını, CHP yumrukla yapıyor” diyerek, Van’da Vefa görevlilerine yönelik silahlı saldırı ile aynı kefeye koymuştu.

Yüreğir Kaymakamı da benzeri iddiayı seslendirmiş, çıkan olayın “planlı ve örgütlü bir saldırı” olduğunu söylemişti.

Soylu, söz konusu söyleşisinde tutuklanan CHP’linin “tecrübesizlikten ve heyecandan kaynaklanan bir gençlik hatası olduğunu” söylüyor.

Hatta bir adım ileri de giderek “soğan yüklenirken Kaymakam’ın orada ne işi var” da diyor.

Buna dikkatinizi özellikle çekmek istiyorum çünkü çok ama çok uzun bir süredir ilk kez bir kamu görevlisi, siyasi üstü tarafından, kamuoyunun önünde eleştiriliyor.

“Benim valim, benim kaymakamım, şahsımın memuru” diskuru, kamu yönetimindeki bütün hataların üzerini örten bir şal vazifesi görüyordu.

Mülki idare yöneticileri başta olmak üzere herhangi bir kamu yöneticisini eleştirmek, doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsına yönelik bir eleştiri olarak görülüyor, öyle yanıtlanıyordu.

İçişleri Bakanı Soylu’nun bu çıkışı, bu nedenle dikkat çekici ve geleceğe yönelik siyasi hesapları merak edenler açısından not edilmesi gereken bir durum.

Soylu’nun çıkışı bununla sınırlı değil.

Göç Filmleri Festivali nedeniyle düzenlediği online görüntülü basın toplantısında, Suriyeli göçüyle ilgili olarak söylediği şu sözü de dikkatinize getireceğim:

“Böyle büyük bir göç akımı beklemiyorduk!”

Bunu söyledikten sonra “bu sadece bizim için değil, herkes için böyle” diye ifadeyi yumuşatmak da istedi ancak unutmayalım ki Suriyeli göçüne en çok maruz kalan ülke de Türkiye.

10. yılına giren Suriye iç savaşında toplam 5 milyon 600 bin Suriyeli, ülke dışına kaçmak zorunda kaldı. Bunun 3 milyon 590 bini Türkiye’de yaşıyor. Yani Suriyeli mültecilerin yüzde 64’ü, Türkiye’de.

İç savaşın üzerine benzin döküp, göçü kışkırttığımızda Türkiye’nin Suriye politikasını belirleyen politikacılar Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu idi.

Suriye iç savaşının sonuçları ile ilgili olarak birilerini öngörüsüzlükle suçlamamız gerekirse, bunlar Erdoğan ve Davutoğlu’ndan başkası olamaz.

Soylu’nun sözlerinin gideceği adres de orası olmalı!

Bitmiyor, şu sözünü de bir kenara not edelim:

“Dün bize gitme diyenler, yarın hizmetlerim için teşekkür edebilir!”

Bu, Erdoğan değilse, başka kim olabilir?

Onun için diyorum ki istifa olayının ardından, Soylu ile Erdoğan yönetimi arasında “hiç bir şey olmadıysa bile, bir şeyler mutlaka oldu”!

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Ensar Vakfı’na ‘Değerler Eğitimi Faaliyetleri Protokolü’ şoku! Dava sonuçlandı…

Antalya 4’üncü İdare Mahkemesi, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Ensar Vakfı Antalya Şube Başkanlığı arasında imzalanan 'Değerler Eğitimi Faaliyetleri Protokolü’nün hukuka aykırı olduğuna karar verdi.

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Egemen Bağış’ salvosu: Bu sahtekar, rüşvetçi adam…

Kılıçdaroğlu, TBMM'nin Yılmaz Özdil hakkında suç duyurusunda bulunmasına ve “Her Cuma bir ayet sallıyorum, bakara makara” diyerek Kuran ayetleri ile dalga geçen Egemen Bağış'ın son paylaşımına tepki gösterdi.

Musavvat Dervişoğlu’yla Resul Tosun birbirine girdi: Yav sen ne kadar boş bir adamsın be

Habertürk TV’de Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu Türkiye’nin Nabzı programında tartışma çıktı... Habertürk'te Didem Arslan Yılmaz'ın sunduğu Türkiye'nin Nabzı programında AKP'nin çoklu baro teklifi tartışıldı.

‘AKP, anket yaptırıp erken seçimi tartıştı’ iddiası

Anketlerde, toplumun eğilim olarak böylesine felaketlerde var olan otoriteye yöneldiği ve AKP’nin oy oranının yükseldiği ortaya çıktı. Bunun üzerine, AKP kurmayları, bir erken seçimi aralarında tartışmaya başladılar.

CHP’li İlhan Kesici noktayı koydu: Bana ‘Yallah AKP’ye demek ayıptır

CHP'li İlhan Kesici, İBB'nin satın aldığı Fatih portresine yönelik yaptığı eleştiri sonrası sessizliğini Tele 1'e bozdu.
206,998BeğenenlerBeğen
7,858TakipçilerTakip Et