Rabia Naz olayı neden kapatılmak isteniyor? Soruşturmada Ensar Vakfı detayı

Rabia Naz davasının hakimlerinin, Ensar davasına takipsizlik veren heyet olduğu ortaya çıktı.

Rabia Naz olayı neden kapatılmak isteniyor? Soruşturmada Ensar Vakfı detayı
Birgün yazarı ve muhabiri Erk Acarer bugünkü yazısında, Giresun’un Eynesil ilçesinde şüpheli bir biçimde ölen ve ölümünün iktidar tarafından kapatılmaya çalışıldığı Rabia Naz’la ilgili ilginç notlar paylaştı.

Erk, “Ensar Vakfı’ndaki toplu çocuk tecavüzüne takipsizlik veren ‘savcılık makamının’, Rabia Naz Vatan soruşturmasını yürütüyor olması tesadüf değil” dedi.

İşte Erk Acarer’in Birgün’deki yazısı

29 Mayıs 2015’te, Cumhuriyet’te yayımlanan Can Dündar imzalı ‘MİT Tırları’na ilişkin haberin ardından devlet, gerçeği bağlamından kopardı, olayı telaşla manipüle etti, esas tartışmayı bir kenara itti ve o güne dek pek karşılaşılmamış bir suç yarattı: “Devlet sırlarını ifşa etmek!” Haddini bil, kurcalama ayarıydı.

Siz kimsiniz?

‘Yaratılan suç’, gelenek oldu ve bugünkü noktada ayağa düştü; 13 yaşındaki bir kız çocuğunun ölümüne ilişkin soruşturmaya kadar geldi. Karanlık adım adım geniş bir alana sıçradı. “Her ne olursa olsun bizden hesap soramazsınız!” iddiası bu. Peki, siz kimsiniz? Birbirlerine sadece ekonomik çıkarlarından, toplumu boğan siyasi ortaklıklarından değil, günahlarından da bağlı bir güruh!

Ensar Vakfı’ndaki toplu çocuk tecavüzüne takipsizlik veren ‘savcılık makamının’, Rabia Naz Vatan soruşturmasını yürütüyor olması tesadüf değil elbette. Her türlü cürümü işleyenin masum, ona karşı çıkanın suçlu sayıldığı bir adalet ucubesi inşa edildi. Bu; toplum vicdanını yaralamakla kalmıyor, çok büyük bir öfke selini de biriktiriyor.

Rabia Naz Vatan vakasında 2 gündür yaşanan büyük kâbusun sonuç kısmından başlayalım. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu şu açıklamayı yaptı: “Rabia Naz üzerinden tüm kurumlar felç edilmeye çalışılıyor. Bugüne kadar babanın iddialarını kanıtlayacak en ufak bir bulguya rastlamadık.”

Her şey gözümüzün önünde olurken, böyle bir cümle kurabilmek ancak Soylu’ya yakışırdı. Öncelikle bazı davaların siyaset üstü olduğunu, Rabia Naz dosyasının da buna emsal teşkil ettiğini anımsatmak lazım. Hem anne hem de baba, olaydan önce AKP teşkilatında aktif olarak görev yapıyordu, bunun da altının çizilmesi ayrıca önemli.

İçişleri Bakanı, “Bulguya rastlamadık” derken, konuya ilişkin ilk anda sorulabilecekleri de unutuyor. Soralım… İfade değiştiren görgü tanığı Mürsel Küçükal ile görüşmek isteyen baba ve gazetecileri gözaltına alıp onlara baskı yaparak mı bulgulara ulaşmayı planlıyordunuz?

Yoksa başta Giresun, Eynesil eski Belediye Başkanı Coşkun Somuncuoğlu’nun oğlu ve yeğenini olmak üzere ‘olağan şüphelilere’ soruşturma izin vermeyerek mi? Ya da akrabalık ilişkileri nedeniyle AKP Genel Başkan Yardımcısı, Ekonomi İşleri Başkanı İstanbul Milletvekili Nurettin Canikli’nin olaya müdahil olmasını görmezden gelerek mi?

Acısını bir kenara bırakıp kızının akıbetinin peşinde koşan bir babanın suçlanması ile dünya kriminal tarihinde çözülen bir vaka var mı? Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın üzerinin kapatılmasına yönelik çabaları, yeni bir boyuta taşıdı. Yeterince görülmedi! 11.11.2019 tarihinde yaptığı basın açıklamasında, baba Şaban Vatan’ın onurunu ayaklar altına aldı.

“Şaban Vatan, kendisinden kan örneği alınmasına rıza göstermemiştir. Bu nedenle DNA karşılaştırması ile ilgili kesin bir kanaate ulaşılmamıştır…” Dahası, savcılık yine aynı açıklamada alenen gerçeğin dışına çıktı: “Başsavcılığımızın Rabia Naz Vatan’ın görüntülerinin babasına seyrettirildiği iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır…” Ancak Şaban Vatan sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Bana bu görüntüleri zorla seyrettirdiler” demedi. “Bir baba sayenizde bunları izliyor” ifadelerini kullandı.

Sırası gelmişken, Soylu’ya bu davada kendisinden şikâyetçi olunduğunu da anımsatmak gerekiyor. Şaban Vatan’ın, 15.08.2019 tarihli şikâyet dosyasında özetle şu ifadeler yer alıyor: “Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Eski Eynesil Belediye Başkanı Coşkun Somuncuoğlu ile makamında 2 uzun telefon görüşmesi yaptı. Oysa defalarca kendisi ile görüşmek istememe rağmen beni geri çevirdi. Sadece Gül’den değil Soylu’dan da ‘Taraf oldukları’ ve ‘Görevlerini yapmadıkları’ gerekçesiyle şikâyetçiyim.”

Ne denirdi: Çivisi çıktı…
Başka: Zıvanadan çıktınız!

Rabia Naz, zıvanadan çıkanların, çivisini çıkardıkları bir ülkedir. Bu kız çocuğu hepimizindir, bizim öykümüzdür.

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Jeoloji profesörü yandaşın maliyet sorusuna cevap verince stüdyo buz kesti

Habertürk'te depremlerle ilgili uyarılarda bulunan Jeoloji Profesörü Prof. Dr. Cem Yaltırak'ın, "Bu projelerin maliyeti ne kadar?" şeklinde yöneltilen soruya verdiği cevap stüdyoda sessizliğe neden oldu.

Depremzede çocuk Süleyman Soylu’ya böyle tokat attı

Elazığ'da 31 yurttaşın hayatını kaybettiği depremin ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bölgede depremzedeleri ziyaret etti. 

Yılmaz Özdil yandaşa peşkeş çekip milleten 10 TL bağış isteyen Kızılay’ı es geçmedi

Yılmaz Özdil, Elazığ depreminde yıkılan ilçeler arasında yer alan Sivrice'yi köşesine taşıdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Elazığ’da: ‘Sizden ricam; olumsuz propagandalara kulak asmayın’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, incelemelerde bulunmak üzere İstanbul'dan Elazığ'a geldi.

Bakan Dönmez’den milletin ufkunu açan deprem açıklaması: Her şeyi devletten beklemek doğru olmaz

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Elazığ'da meydana gelen depremle ilgili bağlandığı HaberTürk canlı yayınında, "Her şeyi devletten beklemek çok da doğru olmaz. Vatandaşlarımız da hassasiyet göstererek tedbir almalı" dedi.
209,914BeğenenlerBeğen
4,679TakipçilerTakip Et