Pervin Buldan Kıvılcımlı anmasına (mı) gelmiş?

Tacettin Çolak yazdı; Pervin Buldan Kıvılcımlı anmasına (mı) gelmiş?

Nasıl gelmiş?

Yanında korumalarla.

(Kimden korunacaksa?!?!)

Neyle gelmiş?

Kırmızı plakalı, zırhlı Audi ile.

Niye gelmiş?

Türkiye solunu kafalamak için.

Gerçi şimdiye kadar bizim dışımızda sahte solun ezici çoğunluğunu tabi kıldılar kendilerine.

Amerikancılıkta, dincilikte, şovenizmde o kadar yol aldılar ki, tabandan gelen tepkileri biraz olsun nötralize etmek istedikleri için bu atağı yaptıkları belli.

Hanımefendi; “2009’dan bu yana böyle toplu bir anma yapılmamış olmasını öğrendiğimden beri de büyük bir utanç yaşadığımı özellikle ifade etmek istiyorum.” demiş.

Vah vah vah!!!

Bunu diyen, korumalarının dışında kimseyi getirmiyor mezara.
Madem bu kadar “utanç yaşıyorsun” niye on binleri indirmedin mezara peki?
Bunlar da burjuva siyaseti yaptıklarından, “Kırşehir’e deniz getireceğim” diyenlerle aynı kafadan.

Yalan, dolan…

Yedeklediği sekiz on Sevr’ci gurubun toplam kitlesi bir HKP kitlesinin yarısı bile etmiyordu be.

Peki HKP lideri nasıl gelmiş Topkapı’ya?

Toplu taşıma ile.

Yanında kiminle gelmiş?

Can yoldaşı eşi ve diğer yoldaşlarıyla.

Dahası, her biri Direniş boylarından gelen Uzel, Pegasus, Neo-Trend Direnişçileri ve farklı işkollarından yüzlerce işçi ve emekçi ile…

İşçi Sınıfının gerçek Devrimci Sendikası Nakliyat-İş Genel Başkanı ve diğer önderleriyle…

Devrimci gençlikle…

Bu arada “2009’dan beri kitlesel Kıvılcımlı anması yapmama utancı” size ait.
Halkın Kurtuluş Partisi 12 Eylül Faşizminden sonra dahi kesintisiz bir şekilde kitlesel

Kıvılcımlı Anması yapmıştır.

Her defasında da İşçilerle, emekçilerle gelmiştir Topkapı’ya.

Sizler, arada bir gaza gelir, toplanırsınız.

Bir atımlık barutunuzla vicdan rahatlatırsınız, işte o kadar.

Hikmet Kıvılcımlı’yı anmak, O’nun yanına; kırmızı plakalı, zırhlı Audilerle gelen Amerikancıların harcı değildir.

O’nu anmak yanına işçi ve emekçilerle gelen gerçek proletarya sosyalistlerinin hakkıdır.

Ayrıca ömrü boyunca; “modern çağda tek insan ya Allah’tır ya şeytan” diyen, 22,5 yıllık zindan yaşamının dışında geçirdiği tüm zamanını Örgütlü mücadele içinde geçiren Kıvılcımlı’nın ÖRGÜTLÜ teorik-pratik mücadelesini yürütmeye yüreği yetmeyip, Kıvılcımlı Bezirganlığına soyunanların da Usta’yı anma hakkı yoktur.

Bu mücadele kaçkını korkakların katalizörlüğünde bir araya gelenler, samimiyetten yoksun ve siyaseten sağladıkları iğreti “birlikler” bozulmasın diye yan yana geliyorlar.

O da temsilen…

Şunu da söyleyelim:

Kıvılcımlı yaşasaydı;

Faşizme ve Ortaçağcı İrtica kadar,

Kuvayımilliyeye düşman olan, Kahrolsun AB ve ABD Emperyalizmi diyemeyen, Saidi Nursi Anmaları yapan, Serv Antlaşması uygulansın diyen, Amerika’dan para ve binlerce TIR dolusu silah ve cephane alan, Amerika’nın Ortadoğu’da kara gücü olalım diyen, NATO’ya temsilci veren, Anayasa’nın değiştirilemeyen dört maddesini kaldırmak isteyen, Sivas Katliamını destekleyenlerle beraber olan ve onlara Belediye Başkanlığı ve Parti yöneticilikleri veren, Laikliği yok sayan sizlere karşı da mücadele ederdi.

Her şey bir yana Kıvılcımlı, senin bu milletvekili ayrıcalığına/konforuna da karşı çıkardı.
Konuyla ilgili Uyarmak İçin Uyanmalı, Uyanmak İçin Uyarmalı (TİP’e Teklifler) kitabında ayrıntıları var.

TİP’in 15 milletvekili maaşı ile 30 tane “işçi köylü gönüllüsü” istihdamını öneren, üçüncü Mevki seyahat kuralını getiren, harcamalarda tutumluluğu ve günlük yazılı hesap verme ilkesini getiren, parti ve devlet yöneticilerinin maaşlarının asgari gecim endeksinin üzerinde olamayacağı kuralını benimseyen Kıvılcımlı ile sizin Burvuja siyasetinizin uyuşması ne mümkün Buldan Hanım?

Yani Kıvılcımlı Teori ve Pratiği sizinle akla kara, gece ile gündüz kadar farklıdır.
Bırakın siyaset canbazlığını…

Son Haberler