Pazartesi / 21 Eylül 2020

Pandemi neyi ortaya çıkarttı?

Mehrali Yücedağ yazdı...

205,727BeğenenlerBeğen
8,580TakipçilerTakip Et

Pandemi süreci en çok işçileri etkiledi. İşsiz kaldı, ücretiz izine gönderildi, ücretini geç aldı, işyükü arttı. Riskli ortamda çalışmak zorunda bırakıldı. Çalışırken koronavirüse yakalandı, öldü.
Bunların hiçbirini ben söylemiyorum. Benim keşfettiğim, benim ortaya çıkardığım yada ilk kez benim yazdığım bir durum değildir.

Gazeteciler doğrudan söylemezsede satır aralarında söylüyor. Yazar, çizer, ekonimistler söylüyor. Kendine sol ve sosyalistler söylüyor. Belki, inanmayacaksınız, sarı sendikacılar söylüyor. (Bu, durumun çok daha vahim olduğunu gösterir. Çünkü normalde bu topa girmezler)

Bir durum tespiti yaptılar ama hiçbirşey yapmadılar.

Ve yine inanmayacaksınız belki, işçiler söylüyor. Evet işçiler söylüyor. Söylerken kendi dışındaki işçilerden bahseder gibi söylüyorlar.

İşçilere birkaç sorum olacak.
Bu anlamda ilk sorum pandemi dolayısıyla sorun yaşamış yada yaşamamış sendika üyesi işçilere. Pandemi surecinde sendikanızı aradınız mı yada
sendikanız sizi aradı mı?
Sendika üyesi olmayan işçiler ki sendika üyesi işçilerin sayısının 10 katıdır. Evet sendika üyesi olmayan işçiler siz pandemi sürecinde yaşadığınız sorunları nasıl çözdünüz?

Pandemi sürecinde halkın sağlığını riske atacak eylemler yapılmasını kimse beklemiyordu. Ama yinede sosyal mesafe korunarak hak arama mücadelesi olabilir miydi? Evet.

Yapan sendika oldu mu? Evet. ‘İşçilerin sağlığı patronların,kapitalistlerin kârından önemlidir, değerlidir’ sloganıyla Nakliyat-İş Sendikası sosyal mesafeyi koruyarak eylemler yaptı. Şanlıurfa, Muğla, Kastamonu,Karabük direnişlerine, Samsun-Çorum Ambarı Grevine devam etti. Real İşçileriyle Metro Market önünde eylem yaptı. Milasta Çınartaş Direnişini başlattı. Yine Real, Uyum/Makro, Uzel Makina Direnişini Sosyal medya da olsa canlı tuttu.

Diğer sendikalar ne yaptı?

Tüm bunlara karşı Mart ayı itibariyle bir çok sendika kapısına kilit vurdu. Kepenkleri indirdi. Evde kaldılar. Ara ara gazetelere kendilerini haber yaptırdılar. Ve bu süreçte parababalarıyla olan ilişkilerini açıkça ortaya koydular.

İşçi konfederasyonları yöneticilerinin sendikal faaliyetlerin askıya alınmasını telep etmesine hiç girmeyelim. Ki halâ işçilere yapmış oldukları bu ihanetin arkasında durarak doğru olduğunu savunuyorlar. Hal böyleyken Pandemiden dolayı hayatını kaybeden işçilerin iş kazası kapsamından çıkartılmasına, herzaman yaptıkları gibi, yazılı basın açıklaması ile tepki verme ikiyüzlülüğünü gösterdiler.

Elbette bunu İşçi Sınıfımız değerlendirecektir.

Yukarıda işçilere sorduğum üç soruya cevabı işçiler verecektir.

Ben tek biŕ şey söyleyeceğim. İşçilerin aklına sendikalar gelmedi. Nedenini hepimiz biliyoruz sendikalar pasifize edilmiş ve kuruluş amacından uzaklaştırılmış durumda. Normal zamanlarda işçilerin haklarını savunmayan sendikalar, dünyayı etkisi altına alan pandemi sürecinde sendikalar hiçbirsey yapmaz düşüncesi hakim oldu. Bu nedenle de sendikalı,sendikasız işçiler sorunlarını kendi içinde, tek başına sosyal mesafe koyarak çözmeye çalıştı.

Sendikalı,sendikasız işçilerin davranış biçimi genel olarak aynı oldu.

Yani kaderlerine razı oldular bir anlamda.

Oysa bunca hak gasbında olması gereken yada doğalında beklenen, hafta sonları sokağa çıkma yasağının bir gün öncesinde marketlere alış veriş kuyruğuna girer gibi işçilerin sendikalara akın etmesiydi. Olmadı. Olamazdı.

Pandemi sürecinde, bilinmez bir durum değil ama üç şey daha net ortaya çıktı.

1- İşçiler olmazsa hayat devam etmiyor. Hayatın devamını sağlayan işçilerdir.

2- Sendikacılar sınıf mücadelesinde çoktan vazgeçmişti. Bilinen bir durumdu. İşçilerinde sendikalardan hiçbir umudunun kalmadığı ve sendikalardan hiçbir şey beklemediği açıkça görüldü. Sarı sendikacıların işçilere ihaneti işçileri sendikalarda uzaklaştırmış durumdadır.

Gelinen durumu şöyle anlatabiliriz. İşçiler sendika üyeliğini bir prosedür olarak hatta sendikaları işyerine bağlı bir kurum olarak görüyor. Sendikaya üye olunur, kısmi ücret artışı olur. Ancak hak gasplarına karşı mücadele sendikalardan bağımsız olarak algılanıyor. Ama karıştırmamak gerekiyor. Sarı sendikacılık sendikacılık değildir.

Sendikalar işçilerin parababalarına karşı hak arama, mücadele etme araçlarından biridir. Tepki sendikalara değil sarı sendikacılığa, sarı sendikacılara olmalıdır

3- Sarı sendikacılıkla sınıf sendikacılığının farkı bir kez daha ortaya çıktı. Sınıf sendikacılığı işçilere, şartlar ne olursa olsun umudun, mutlaka bir mücadele yolunun ve en önemlisi sendikaların işçiler için var olduğunu gösterdi.

Farkın farkedilmesi dileğiyle…

Mehrali Yücedağ

Serbest Kürsü

Türkiye solu neden işçilerle bağ kuramıyor?

Mehrali Yücedağ yazdı...

Ne olacak şimdi?

Mehrali Yücedağ yazdı...

İşçilerin sağlığı patronların karından önemlidir

Mehrali Yücedağ yazdı...

Dağ fare doğurdu, siyaset literatüründe bunun adı hizipçiliktir

Atilla Aşut yazdı...

Gündem