HALKWEBYazarlarÖzel'in Bahçeli karşısındaki tavrı ne anlama geliyor?

Özel’in Bahçeli karşısındaki tavrı ne anlama geliyor?

Özgür Özel’in bu yaklaşımı, “gerilim azaltma” ya da “siyasi nezaket” olarak sunulsa da, sahadaki gerçeklik bambaşkadır.

0:00 0:00

Özgür Özel’in, Devlet Bahçeli karşısındaki yumuşak tutumu, Türkiye siyasetinde giderek daha fazla tartışma yaratan bir zafiyet alanına dönüşüyor. Siyaset, nezaketle yürütülen bir diplomasi oyunu değil; aksine ilke, duruş ve netlik gerektiren bir mücadele alanıdır. Bu mücadelede gösterilen aşırı temkin, çoğu zaman erdem değil, edilgenlik olarak okunur.

Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir partinin liderinin, ideolojik olarak taban tabana zıt bir çizgide duran Milliyetçi Hareket Partisi liderine karşı bu denli yumuşak bir dil kullanması, seçmen nezdinde ciddi bir soru işareti yaratmaktadır. Çünkü seçmen, muhalefetten sadece var olmasını değil, aynı zamanda güçlü bir karşı duruş sergilemesini bekler.

Özgür Özel’in bu yaklaşımı, “gerilim azaltma” ya da “siyasi nezaket” olarak sunulsa da, sahadaki gerçeklik bambaşkadır. Türkiye’de siyaset, serttir; rekabet keskindir ve mesajlar net olmak zorundadır. Bu ortamda belirsiz ve yumuşak bir tutum, karşı tarafı yumuşatmaz; aksine sizi silikleştirir. Siyasette boşluk kaldırmaz; bir taraf geri çekildiğinde diğer taraf alanı doldurur.

Devlet Bahçeli gibi yıllardır sert ve net söylemleriyle bilinen bir siyasi figür karşısında, bu kadar düşük tonlu bir muhalefet dili benimsemek, stratejik bir hata olarak değerlendirilebilir. Çünkü Bahçeli’nin siyaseti uzlaşmadan çok güç gösterisine dayanır. Bu denklemde yumuşaklık, diyalog değil, tek taraflı bir geri adım gibi görünür.

Daha da önemlisi, bu tutum CHP tabanında bir kırılma yaratma riski taşır. Seçmen, kendisini temsil eden liderin kararlı ve mücadeleci olmasını ister. Eğer lider, karşısındaki güçlü figürlere karşı gerektiği sertliği göstermezse, bu durum zamanla güven kaybına dönüşür.

Sonuç olarak, Özgür Özel’in Devlet Bahçeli’ye yönelik yumuşak yaklaşımı, kısa vadede “gerilim düşürme” olarak yorumlansa bile, uzun vadede siyasi ağırlık kaybına neden olabilecek bir strateji izlenimi vermektedir. Siyaset, bazen köprü kurmayı gerektirir; ancak o köprülerin sağlam olması için önce güçlü bir zemin gerekir. O zemin ise ancak net duruş ve kararlılıkla inşa edilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI