Ötekileştirdiklerimiz

Gamze Pamuk Ateşli yazdı...

Her yıl Ekim ayının ilk Pazartesi günü Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerce Dünya Çocuk Günü kutlanır. Bu yıl Ekim ayının ilk haftası yaşanan iki acı olay ülkemizde yaşayan çocukları ne kadar koruyabildiğimizi sorgulamama neden oldu.

4 Ekim günü bir çocuğun kendini mezarlık kapısına asarak intihar ettiği haberi kamuoyunda yer etmesi ile birlikte kendime sordum, oyun oynaması gereken yaştaki bir çocuk neden hayatından vazgeçer..? Bir çocuğun intiharı, insanın kanını donduracak derecede üzücüydü. 9 yaşında bir çocuk ne yaşar da kendini mezarlık kapısına asar…9 yaşında! Yaşanan acı olaydan sonra öğrendik ki 9 yaşındaki Vail El Suud eğitim gördüğü okulda arkadaşları ve toplum tarafından Suriyeli olduğu için ayrımcılığa maruz kalıyor olması bu acı olayın yaşanmasına sebep olmuş…

Bir diğer olaysa Mersin’de Ürdünlü bir çocuğa annesinin yanında öldüresiye tokat atan kişinin haberiydi. Toplumsal refleks oluşana kadar çocuğa fiziksel şiddet uygulayan şahıs adli sürece tabi olmamışken, kamuoyu vicdanın rahatsız olması sonucunda şahıs gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Yaşanan olay öyle çirkin ki; çocuğa yönelik şiddeti mi kınayalım, çocuğu ötekileştiren kişileri mi kınayalım yoksa cezasızlığı mı kınayalım bilemedim ama şunu adım gibi biliyorum, atılan bu tokadı çocuk da annesi de unutmayacak!

Yaşanan bu acı olaylar ve niceleri; toplumun bir süre duyarlılık gösterip üzüldüğü ve kamuoyu oluşturduğu ama sonrasında ayrımcılığa şahit olduğunda da sessiz kalmaya devam ettiği olaylar…Bir çocuğun ölümü ya da temel haklarının ihlal edilmesi aslında ülkemizde insan haklarının somut bir karnesi ve ülkemiz bu karneye göre çocuk hakları alanında sınıfta kalmaya maalesef devam ediyor.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine taraf olan ülkemiz, çocukların hayatta kalması için azami çabayı göstermeyi taahhüt etmiştir. Yaşam hakkının korunmasının yanı sıra çocuklara yönelik ayrımcılığın önlenmesi de devletin temel yükümlülükleri arasındadır.

“ Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler. Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının, yasal vasilerinin veya ailesinin öteki üyelerinin durumları, faaliyetleri, açıklanan düşünceleri veya inançları nedeniyle her türlü ayırıma veya cezaya tâbi tutulmasına karşı etkili biçimde korunması için gerekli tüm uygun önlemi alırlar.”

Vail El Suud ve nicelerinin ayrımcılığa maruz kalması, çocuklarımızın ölümü çocuklarımızı koruyamadığımızı, Türkiye’deki çocuk koruma sisteminin de yeterli olmadığını gösteriyor. Ülkemizde Suriyeli olduğu için ya da başka bir etnik kökene sahip olduğu için ayrımcılık yaşayan çocukların, yahut ayrımcılığa maruz kalma potansiyeli olan çocuklarımıza yönelik hak temelli ve bütüncül bir politika derhal belirlenmesi ve eksikliklerimizle acilen yüzleşerek harekete geçmemiz gerekiyor.

Dünya Çocuk Günü vesilesi ile bir kez daha sorumluluklarımızı hatırlayalım;

1 ) Hiç bir çocuğa ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal inanç nedeniyle ayrımcılık yapılamaz.

2 ) Her çocuk korunma ve bakım hakkına sahiptir.

3 ) Her çocuk doğduğu andan başlayarak isme ve yurttaşlığa hak kazanır.

4 ) Her çocuk, sosyal güvenlikten yararlanmalıdır. Sağlıklı büyümek çocukların hakkıdır. ​

5 ) Özel gereksinimi olan çocuklar için özel bakım ve eğitim uygulanmalıdır. Ailesi olmayan ve yoksul çocuklar devletin sorumluluğu ve gözetimindedir.

6 ) Temel eğitim parasız ve zorunlu bir haktır.

7 ) Çocuklara dinlenme ve oyun oynama olanakları sağlanmalıdır.

8 ) Çocuk her tür kötülük ve sömürüden korunmalıdır.

Devletlerin kabul ettiği ve yüklendiği çocuk haklarına rağmen çocukların sağlıklı yaşaması için tedavi giderlerinin kamu kaynaklarından karşılanmasında sınırlamalar devam etmekte, temel eğitim zorunlu olmasına rağmen okula gidemeyen, okul ihtiyaçlarının karşılanması konusunda zorluklar yaşayan ve istediği, kişisel özelliklerine ve tercihine uygun okullarda okuyamayan çocuklar bulunmaktadır.

Çocuklara yönelik fiziksel ve cinsel istismar, çocuk kaçırmalar, çocuk emeğinin ucuz iş gücü olarak kullanılması halen devam etmektedir.

Evet, insanlık çocuklara her şeyin iyisini sunmakla yükümlüdür, sadece kağıt üzerinde değil, Çocuklara ayrım gözetmeksizin başta yaşam hakkı olmak üzere gelişim, korunma ve katılım hakları sağlamalıdır.

Çocukların barış içinde yaşadığı özgür bir Dünya ümidi ile Dünya Çocuk Günü kutlu olmaktan çok, tüm çocuklarımızın geleceği adına hepimize ders olsun!

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

En çok okunan haberler

Hüsnü Mahalli: Bu işte bir gariplik var, hem de çok büyük bir gariplik…

Korkusuz yazarı Hüsnü Mahalli, Barış Pınar Harekatı'nı değerlendirdi. Mahalli, "Ankara nasıl bir oyunun içine çekildiğini görmüyorsa bu işte bir gariplik var." dedi.

Büyük boykot başladı: Diyanet kapatılsın!

Diyanet’in kızlarda 9, erkeklerde 12 yaşında evlilik yapabilecekleri yönünde fetvayı yayınlamasının ardından “Diyanet kapatılsın” kampanyası başladı.

Suriye Ordusu’nun sürpriz hamlesinin ardından Erdoğan’ın danışmanından gerilimi arttıran açıklamalar… Arap medyası: İki ordu çatışabilir

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA, ”Suriye ordusu, ülkenin kuzeyinde devam eden Türk saldırganlığına karşı koymaya gidiyor. Suriye ordusu birlikleri, Suriye topraklarında tam kontrolü sağlamak üzere Menbic, Ayn İsa ve Kamışlı’ya doğru yola çıktık” diyerek Suriye ordusunun hareket ettiğini açıkladı.

Erdoğan’dan, MHP teklifine ilişkin açıklama: Bu konu kapanmıştır

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, “Uyuşturucuya ilişkin suçlara kesinlikle indirim yapılmayacak. Bu konu kapanmıştır” ifadelerini kullandı.

Tansiyonu yükseltecek gelişme: Suriye Ordusu SDF ile anlaştı iki gün içinde Kobani’ye girecek

SDF ile yapılan anlaşma sonucunda Suriye Ordusunun Kobani’ye giriş yapacağı iddia edildi

Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden Garbis Altınoğlu, yaşamını yitirdi

1978 Maraş Katliamı'nda direnişin simgelerinden biri olan Garbis Altınoğlu, yaşamını yitirdi

Fransız rejisi A Milli Takım’ın asker selamını görmedi

A Milli Futbol Takımı, 2020 Avrupa Şampiyonası (EURO 2020) Elemeleri H Grubu'nda Fransa ile deplasmanda 1-1 berabere kaldı ve liderliğini sürdürdü.

Saymaz, kendi ülkesi için para karşılığı savaşan ÖSO’cuları savunan yandaşa haddini bildirdi: Mehmetçik hakkında bu kadar konuşmadın

Suriye Milli Ordusu adlı silahlı grup Habertürk ekranlarında gazeteci İsmail Saymaz'la Sabah yazarı Merve Şebnem Oruç arasında polemiğe neden oldu. 

Trump açıkladı: İşte ABD’nin Türkiye’ye uygulayacağı yaptırımlar!

ABD Başkanı Donald Trump, "Yakında Türkiye'ye yönelik yaptırımlara izin veren bir Başkanlık Kararnamesi'ni çıkaracağım" dedi.

Trump: Bırakın Esad, Kürtleri korusun ve kendi toprakları için Türkiye’yle savaşsın

ABD Başkanı Donald Trump, "IŞİD halifeliğinin yüzde yüzünü yendikten sonra askerlerimizin çoğunluğunu Suriye'den çıkardım. Bırakın Suriye ile Esad Kürtleri korusun ve kendi toprakları için Türkiye ile savaşsın" açıklamasında bulundu.

ABD basınından flaş iddia! ‘Yaptırımlar bugün başlayabilir’

Bloomberg'in konuya yakın kaynaklardan aktardığına göre ABD, Türkiye'ye Suriye'nin kuzeyine gerçekleştirdiği 'Barış Pınarı Harekatı' sebebiyle bugünden itibaren yaptırım uygulamaya başlayabilir.