Oray Eğin’den Gezi için tartışma yaratacak sözler

" Türkiye’nin en tehlikeli terör örgütü, Gezi’yi kendi mağduriyet propagandasına malzeme etti."

Habertürk yazarı Orağ Eğin Gezi Parkı eylemlerinin 4. yıldönümünde “Gezi Kuşağı nasıl yok oldu” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Şöyle dedi:

1- Üzerinden dört sene geçmesine rağmen 2013 yazının nostaljiden daha öte bir etkisi olması gerekirdi toplum üzerinde. Hani gençler kendilerine artık “Çapulcu” diyecekti, bu söz bile dolaşımdan hemen kalktı.

2- Artık iyice anlaşılıyor ki Gezi’nin de etkilendiği gençlik isyanları modaydı. Occupy hareketinde olduğu gibi bir süre medya ilgileniyor, ama bir sonraki büyük hikâye gelince geri plana itiliyor. Gezi de park dağılınca unutuldu gitti, direnişçiler medya rüzgârı olmadan motivasyon bulamadı.

3- Gezi’nin bir sürece, bir başarıya dönüşmesi uzun vadeli kazanımlar ve stratejilerle olabilecekti. “Kazandık, sonuçta oraya kışla yapılmadı” diye avunanlar Taksim Meydanı’nın şimdiki halinden memnunsa tartışacağımız bir şey kalmamıştır onlarla. Ama “Park bahane, asıl sıkıntımız başkaydı” diyenlerin herhangi bir talebinin gerçekleşmediği ortada.

4- Gezi Kuşağı’nın talebi neydi? Somut hiçbir talebi, bir manifestosu, üzerinde mutabakata varılmış bir istek listesi yoktu. Vaclav Havel anılarında sosyal hareketlerin bir büyük talebinin yanı sıra birkaç tane de kolay elde edilebilecek amacının olması gerektiğini yazar. “Geziciler ne istiyordu?” sorusunun “Kışla olmasın” dışında yanıtı hâlâ yok.

5- Lidersiz hareket bir fanteziymiş işte, tutmuyor. Başarıya ulaşan sosyal hareketler bir liderin etrafında toplanıp çeşitli mutabakatların sonunda bu aşamaya geliyor; tarihin akışı değişmiyor. Occupy hareketinin rüzgârı ABD’de Bernie Sanders’ı yarattı, Yunanistan’da Aleksis Çipras’ı, Kanada’da Trudeau’yu, İspanya’da Podemos’u yarattı. Gezi etkili ve başarılı bir hareketse Türk siyasetindeki karşılığı kim? Gezi’den sonra gidilen ilk seçimde muhalefet partileri Ekmel Bey diye birini dayattı ve hiç sorgulamadan, hiç direnmeden “tıpış tıpış” gidip oy verdi adlarını bile bilmedikleri bu adaya bir kitle. Gezi’de yıldızı parlayan Melda Onur gibi siyasetçiler tasfiye edildi, Şafak Pavey kenara itildi.

6- Memet Ali Alabora, Mustafa Altıoklar gibi gençlik enerjisinden umutlanan ve Türkiye’de bir şeylerin değişebileceğine inanan insanların yurtdışına yerleşmesi psikolojik bir yenilginin sonucu. Pes ettiler, ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar bu malzemeyle bir yere varılmayacağını anlayıp içlerine kapandılar. Bir diğer simgesel yenilgi de mizah. Gerçekten çok yaratıcı duvar yazıları, sloganlar üretildi, mizah dergileri en son 90’larda yaşadıkları dinamizme ulaştı. Penguen muhteşem bir Gezi özel sayısı hazırladı. Ve aynı Penguen geçenlerde kapandığını açıkladı.

7- Batı’da Erdoğan’a yönelik olumlu havanın sönme başlangıcı Gezi oldu. Ancak o çatlaktan sızarak bu anti-Erdoğan hissiyatını kendi lehine döndüren FETÖ oldu. Türkiye’nin en tehlikeli terör örgütü, Gezi’yi kendi mağduriyet propagandasına malzeme etti.

Son Haberler