Her şey çocuklukta başlar.
Bir çocuk tahtaya kalkar. Adı söylenince sınıf güler.
Çünkü adı alışılmadık.
Belki etnik olarak farklı, belki kimsenin duymadığı bir isim.
O an çocuk şunu öğrenir
Ben onlardan farklıyım
Bazıları bir ortama girer ve olduğu gibi davranır
Rahat konuşur, hata yapmaktan çekinmez
Bazıları daha ilk andan temkinlidir
Daha az konuşur, kelimelerini seçer
Çünkü bilir
Onun hatası sadece hata değildir
Kimliğine yazılır
Tek başına değerlendirilmez
Yaptığı değil, kimliği konuşulur
Bu bir tercih değildir
Zamanla öğrenilmiş bir hayatta kalma biçimidir
Bu fark görünmez
Ama gerçektir
Ve sınıfta kalmaz
Toplantıda sözün kesilir
Aynı cümleyi kurarsın, senden gelince duyulmaz
Şivenle konuştuğunda gülünür
İnancın üzerinden yorum yapılır
Bir süre sonra insan şunu öğrenir
Daha az konuşmak
Daha az görünmek
Daha az olmak
Sıla dediğimiz şey
Kendini tutmadan “var” olabilmektir
Gurbet
İnsanın kendinden eksilmek zorunda kalmasıdır
Bir insan sürekli kendini ayarlıyorsa
Orada gerçekten “yoktur”
Ve çoğu zaman üstü tek bir cümleyle kapatılır
“Abartıyorsun”
Oysa ortada abartı yok
Bu, ötekileştirmedir
İsme gülmek
Şiveyle dalga geçmek
Kimlik üzerinden yorum yapmak
İnancı yargılamak
Dışlananı yalnız bırakmak
Bunlar ayrı ayrı değil
Aynı düzenin parçalarıdır
Şimdi asıl soru şu
Hiç güldün mü
Hiç sustun mu
Hiç “boş ver” deyip geçtin mi
Çünkü bu düzen böyle işliyor
Kimse kendini kötü hissetmiyor
Ama birileri her gün biraz daha eksiliyor
Bu sadece insanlar arası değil
Kurumsal bir meseledir
Kimin konuştuğu
Kimin duyulduğu
Kimin göründüğü
Bunlar tesadüf değildir
Oysa biz tek tip bir toplum değiliz
Farklıyız
Ve bu bir sorun değil
Sorun, farklı olana tahammül edememek
Aidiyet böyle kurulmaz
Aidiyet
İnsanın kendini tutmadan konuşabildiği yerde oluşur
Hata yaptığında kimliğine indirgenmediği yerde
Kim olduğuna bakılmadan aynı saygıyı gördüğü yerde
Peki ne yapmak gerekir
İyi niyet yetmez
Standart gerekir
Aynı söz, kimden gelirse gelsin aynı ciddiyetle dinlenecek
Aynı hata, kim yaparsa yapsın aynı şekilde değerlendirilecek
Kimse kimliğiyle temsil edilmeyecek
Hiç kimse farklılığı üzerinden eksiltilmeyecek
Eşit yurttaşlık bir temenni değil
Bir ölçüdür
Dini inançta özgürlük bunun temelidir
İnsan inancı yüzünden yargılanmaz
İnançsızlığı yüzünden de dışlanmaz
Ötekileştirmemek bir nezaket değil
Bir ilke meselesidir
Kimliği değil insanı görmek
Tolere etmek değil
Kabul etmek
Çünkü aidiyet
İyi hissettirilerek değil
Eşit görülerek kurulur
Ve bir yerde insanlar kendileri olamıyorsa
Orası kimseye sıla değildir
Herkes için gurbettir
