Perşembe / 20 Mayıs 2021

Ne olacak bu doların hali?

Halkweb Haber Merkezi

201,585BeğenenlerBeğen
8,700TakipçilerTakip Et

Döviz tevdiat hesabı yurtiçi ve yurtdışında yerlesik kişilerin (yani yerli ve yabancının), ticari bankalarda açmış oldukları yabancı para cinsinden mevduata verilen isimdir.
2018 yılından bu yana daha yüksek tonda dolarizasyon denilen vatandaşın dolar alması, almaktan vazgeçmemesi ve alımlarını artırarak devam ettirmesi sürecindeyiz.
Çok kritik bir dolarizasyon sürecinde miyiz? Bunu döviz tevdiat hesabının banka mevduatları içindeki payına bakarak başlayalım.

2016 yılında bankalardaki toplam mevduatın % 42’si

2017’de % 44,8’i

2018’de % 49,5’i

2019’da % 51,5’i

2020’de % 55,7’si döviz cinsinden oluşmuş.

Giderek yükselen bir trend var.

Son 2 yılda döviz tevdiat hesabında 75 milyar dolarlık artış yaşanmış.

Üst üste 11 hafta boyunca, kur 8,50’den 7,50’ye doğru inerken vatandaş döviz almaya devam etmiş, işletmeler ise döviz satmışlar.

Şöyle 20-30 yıllık ortalamalara baksak döviz hesaplarının toplam mevduat içindeki payının % 35’ler civarı olduğunu görüyoruz. Yani vatandaş bir miktar dövizi döviz alıp satmanın serbest olduğu dönemden beri hep tutmuş. Ama son 2 yıldaki hızlı artışın sebebi nedir?

Kırılma 2018’de. Trump’ın Türkiye ekonomisini çökertirim tehditleri vatandaşı kendini koruma güdüsüyle dolara itti. Kur dalgalandı vs. 2019 yılında ise vatandaş döviz tutmaktan vazgeçmezken dolar 2019 yılında enflasyon kadar yükseldi, euro’nun getirisi enflasyon altında ezildi.

Sonra salgın geldi, dünyanın dengesi bozuldu. Mecburen para ve maliye politikalarıyla her ülke sistemi ayakta tutmaya çalıştı. Bunun Türkiye için yan etkisi yüksek enflasyondu. Enflasyondan korunmak için döviz tutmak sade vatandaşın bildiği en kolay yol.

6 Kasım’dan bu yana ise dışarıdan Türkiye algısında bir değişim var. Atamalar, politika değişikliği, Merkez Bankası’nın faiz artırımları reform beklentileriyle birleşince TL değer kazandı. Yabancı yatırım kurumları TL lehine, kurun 7 seviyesine doğru düşeceği beklentisini paylaştıkları raporları peş peşe sıraladılar. Bu düşünceye göre işlem yaptılar ve şu an için haklı çıkan taraftalar. Fakat yerli yatırımcı çok farklı bir tutum sergilemiş.

Bu fark niye var, yabancının görüp yerlinin görmediği ne var?

Basit bir cevabı var bu sorunun. Yerli tasarruf sahibi enflasyonun yüksek kalacağını düşünüyor, içerde/dışarda normale dönüşün uzun süreceğini düşünüyor ve yine kendini koruma güdüsüyle döviz tutuyor. Tasarrufunun alım gücünü koruması derdinde.

Peki yılın sonunda kim haklı çıkacak, işlerin iyiye gideceğine inanan yabancı mı, bu işler o kadar kolay olmaz diyen yerli mi?

Bunun cevabını 4 işlem matematikle sonraki yazıda konuşalım.

 

Serbest Kürsü

Gündem