Mustafa Koçak ve adil yargılanma hakkı

201,488BeğenenlerBeğen
8,790TakipçilerTakip Et

Mustafa Koçak ismini ilk duyduğumda bir gazeteci olarak Avukat Selçuk Kozağaçlı ile röportaj yapmaya çalışıyordum. Görüştüğüm avukat onun durumundan bahsetmiş ve Mustafa ile röportaj yapmamı rica etmişti. Aradan uzunca bir zaman geçti ve Mustafa’nın verdiği yanıtlara cezaevi yönetimi el koydu. Bu sebeple onun yaşadığı haksızlığın ayrıntılarını yine onun sesinden topluma ulaştıramadım. Gazeteciliğin ve avukatlığın öldürüldüğü bir toplumda bireylerin ‘adil yargılanma’ hakları ellerinden alınmıştır. 

28 yaşındaki Mustafa Koçak’ın neyle suçlandığı ve itirafçılar eliyle kaç tane insanın daha hayatının karartıldığı oldukça önemli konular. Ancak Mustafa’nın sağlık durumu giderek kötüye gidiyor ve 28 kiloya kadar düştüğünü bildiğim için Mustafa’nın yaşamına daha fazla odaklanmamız gerektiğine inanıyorum. 

İtirafçı beyanlarıyla müebbet hapis cezası alan bir insanın ölüm orucunu bırakmasına yönelik bir çağrıdan bahsetmiyorum. Adil yargılanmayı talep eden bir yurttaşın, bu talebinin derhal karşılanması gerektiğine dikkat çekmeye çalışıyorum. Bir insanın yaşamını tek bir kalemde yok edenlerin, anne ve babasının meydanlardaki çığlığını bastırmaya çalışanların, Mustafa’nın eylemini tenkit etmeye hakları ve hadleri yoktur. Mustafa eyleminden ötürü yaşamını kaybederse bunun tek sorumlusu ‘hukuku helvadan bir put’ haline getiren iktidar sahipleridir. 

Karanlığın içinden içimize korku ve ümitsizlik salarak ilerleyen erdemsiz demagogların, adil yargılanma hakkı gibi temel insani hakkı için direnen bu genç insan için mide bulandırıcı ezberlerini şimdiden duyar gibiyim. Sözde yaşamı kutsadıklarını iddia eden bu iktidara meftun ideologlar, halkın kalbindeki adalet duygusuna acımasızca hançerlerini saplayan erdem yoksunu kişilerdir. 18. yüzyılda yaşamıyor olabiliriz ancak ‘adil yargılanma hakkı’ Mustafa Koçak’ın şahsında güncel bir sorun olarak karşımızda duruyor. Halkın avukatı Maximilien Robespierre’in insanlığa açtığı o erdemli yolu yeniden takip etmemiz gerekiyor. Halkın adaletinin şimşekler halinde iktidar sahiplerinin üzerine yağacağı günün elbet bir gün geleceğini çok iyi biliyoruz. Ölüm cezası karşısında bu devrimci Jakoben öksüz çocuğun tavrının bugünün temel haklarını elde etmemizdeki katkısını unutmuyoruz. Bir yıllık bir iktidar dönemini terörle, adaletsizlikle ve yalanla özdeşleştirdikleri tüm o çirkin iftiraların ideolojik bir ahlaksızlık biçimi olduğunun farkındayız. Tarih bilimi Peter Mcpee ve Eric Hazan’ın ortaya koyduğu verilerle Robespierre’i adil bir biçimde yargılamış ve üzerine atılan tüm o adice yalanların silinip atılmasında yardımcı olmuştur. 

Her insan kendisine yöneltilen suçlama karşısında, kendisini savunma hakkına sahiptir. Bu hak hiçbir koşul ve şart altında elinden alınamaz. Üzerinden yüz yıllar geçse bile gerçeğin üzeri örtülemez. Oscar Wilde, kendisini savunamasa bile kraliyet ailesi yüz yıllar sonra Wilde’den özür dilemiştir. Maximilien Robespierre, artık birkaç sapkın burjuva ideoloğunun uydurmaları dışında suçlu bir terörist ve acımasız bir katil değildir. 

Mustafa Koçak, ölmek zorunda değil. Adil yargılanma hakkı için ölümden korkmayan ve topluma seslenen bu genç adamın erdemli sesine kulak verin!

Not: Bu yazı kaleme alındıktan saatler sonra Mustafa Koçak, yaşama gözlerini yumdu. Onun ‘adil yargılanma hakkı’ için verdiği mücadele kuşaklar boyu unutulmayacak. Bundan sonra başka insanlar haksızlığa ve adaletsizliğe uğramasın diye mücadele etmeye devam etmek zorundayız.

Yazarın Diğer Yazıları