Mustafa Kemal Erdemol Bolivya’daki Amerikancı darbenin perde arkasını yazdı

Mustafa Kemal Erdemol yazdı...

Ülkenin ilk yerli Devlet Başkanı Morales, görevden ayrılma kararını televizyondan duyurdu.

ABD, 19. yüzyıldan beri arka bahçesi olarak kabul edilen Güney Amerika’da, kaynaklarının sömürülmesine karşı çıkan bağımsız devletleri etkisizleştirme politikasına son hızla devam ediyor. Kıtada daha önce başka ülkelere yönelik defalarca oynanan oyun bu kez Bolivya’da sahnelendi. Yüzde 47.8 ile kazandığı son seçimlerin ardından başlayan gösteriler sonucu, ABD destekli baskılara da direnemeyen Devlet Başkanı Evo Morales görevinden istifa etti. Ülkesinde sınırlı da olsa bir toprak reformu yapmaya çalışan Morales birçok gerekçenin yanı sıra özellikle bu yüzden 2008’den bu yana Bolivyalı toprak egemenleri ile onlara destek veren ABD ve Batı ülkelerinin hedefi durumundaydı.

Stratejisi ülkelere göre değişen ABD’nin seçimlerle iktidara gelmiş sol hükümetleri devirmede de farklı taktiklere başvurduğunun bir diğer kanıtı oldu Bolivya. Solcu hükümeti devirmek için uygulanan taktik şu; hafta başından beri süren protesto gösterilerine polislerin de katılması sağlandı. Polislerin maskeli olduklarını belirtelim. Ardından, önceleri tarafsız görünen silahlı kuvvetler de seçim sonuçlarının Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) tarafından geçersiz sayılmasından sonra muhalif saflara geçti. Bunların ardından ABD’yle çalışan firmaların işçileri protesto gösterilerine katıldı. Çeşitli nedenlerle hükümetten hoşnut olmayan sivil halkın bir kesimi de muhalefetle birlikte davrandı. Sonuçta Morales seçimlerin yenileneceğini açıklamasına ve “herkesten tüm gerginliği azaltmalarını istiyorum” demesine rağmen darbe sonucu istifaya zorlandı.

Ancak unutulmamalı ki ülkenin kırsal kesimlerinde Morales hâlâ büyük bir desteğe sahip. Muhalefetin ısrarla önce iptalini ardından yenilenmesini istediği son seçimlerdeki başarısı buralardan gelen oylar sayesinde mümkün oldu. Morales yönetimi binlerce kişiyi yoksulluktan kurtardı. Yerli geleneklere dayandırdığı Toprak Anayasası milyonlarca insanın hava ve su kirliliğinden etkilenmediği bir çevrecilik başarısı olarak kabul ediliyor. Morales Bolivya’nın hidrokarbon kaynaklarına göz dikmiş olan dış güçlere destansı bir direniş göstermiş ve girdiği tüm seçimleri kazanmıştı.

ANTİEMPERYALİST ASKERİ OKUL
Santa Cruz, emperyalist kurumlara bağlı tarım ticaretinin yapıldığı ülkenin en sağcı kenti. Burada, geçen yıllarda tarımsal ticarete yönelik uzlaştırıcı bir politika izleyen Morales’e karşı oluşturulmuş bir muhalefet var. Bu muhalefet son derece gerici Crucenista Gençlik Birliği, ırkçı ve homofobik söylemleriye ülkede ayrımcılığı körükleyen evangelist kiliselerden oluşuyor. Tam bir ABD piyonu olan OAS de ülkedeki bu sağcı-gerici muhalefete uzun zamandır destek veriyor.

Morales yönetiminin 2016’da gericiliğin merkezi durumundaki Santa Cruz’da Juan Jose Torres Anti-Emperyalist Komando Okulu’nu kurması çok anlamlı. 100 öğrenciyle eğitime başlayan okul, orduda görev alacak askeri öğrencilere emperyalizmin kıta üzerindeki niyetlerini anlatıyor, onunla nasıl savaşılacağı konusunda ders veriliyordu. Morales’in de yaşananlardan ötürü bir sorumluluğu elbette var. Popülist hükümeti emekçilerin talepleri konusunda yavaş davrandı. Bu nedenle La Paz ve Cochabamba’daki işçi meclisleri gösteriler sürerken “ne Morales ne de Mesa (sağcı eski devlet başkanı) ile birlikte olmayacaklarını açıklamışlardı.

Mustafa Kemal Erdemol

Not: Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan bu analiz Halkweb okurları için orjinaline sadık kalınarak alıntılanmıştır

Son Haberler