HALKWEBYazarlarMuhalefete ne oldu?

Muhalefete ne oldu?

Toplumsal muhalefet, rant uğruna, koltuk uğruna ihanete uğradı. Kemal Bey’i hançerleyenler, toplumsal muhalif tabana ve halka da ihanet ettiler.

0:00 0:00

Bugün yolsuzluk iddiaları ve belediye operasyonlarıyla yüz yüze kalmış, toplumdan kopmuş bir muhalefet var. Peki ne oldu da bu hale gelindi? Anlatayım, gelin sizi biraz geriye götüreyim. Hayır, Cumhurbaşkanlığı seçiminden değil, biraz daha öncesine…

Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce, toplumsal muhalefeti farklılıklarına rağmen yan yana getiren bir lider vardı. Ülkede halk, ekonomik kriz ve liyakatsız yöneticilerden bıkmıştı. Ancak toplum, cumhuriyetin erken yıllarından beri etnik ve ideolojik ayrılıklarla bölünmüştü. Ekonomik kriz gibi ciddi bir sorun varken bile toplum, farklılıklarını aşıp yan yana gelemiyor, birlik olamıyordu.

Geçmişte devlet memurluğu yapmış, toplumun en fazla acı çekmiş Alevi bir ailenin ferdi olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde muhalif kesimler yan yana geldi. Kılıçdaroğlu’nun sevgi dolu ve birleştirici dili sayesinde, CHP ile taban tabana zıt olan Saadet Partisi gibi sağ partiler bile bir araya geldi. Yetmedi, sol partilerle de diyaloglar sağlandı. Geniş tabanlı muhalefeti buluşturmak için adımlar atıldı.

Bir anda toplum, farklılıklarını unutmuştu. Muhalif halk, iktidara karşı tek bir vücut haline gelmişti. AKP ilk kez yenilmeye bu kadar yakındı.

Aday arama süreci başladı. Her ne kadar liderlik etse de, Kemal Bey’in Alevi olduğu gerekçesiyle “olamaz” deniyordu. Ancak ondan başka toplumu birleştiren kimse çıkmamıştı. Üstelik devlet memurluğu geçmişi vardı; memurluk yıllarında rüşvete bulaşmamış, haram yememişti. Aday o olmalı gibiydi.

Sonra güç hırsı ve parti içi koltuk sevdasına düşen bazı isimler, “baba” diye hitap ettikleri, meydanlarda “dede”, “pir” diye lakaplar taktıkları adama büyük bir oyun tezgahladı. Kemal Bey’in sözleriyle devam edeyim: “Sırtımda hançerlerle seçime girdim.”

Ne mi oldu?

Aday arama sürecinde “Siz olmalısınız, anketlerde siz öndesiniz” diye Kemal Bey’e telkinde bulunanlar, masalardan kalktı. Ağza alınmayacak laflar edildi. Sonra masalardan kaldırdıklarını birileri geri oturttu. Dahası, anketlerde “Siz birincisiniz, siz olun” diyenler, seçimde sadece fotoğraf verip sahaya inmedi, halka dokunamadı. Ancak gençliğin ve toplumun çalışmasıyla toplumsal muhalif blok, yüzde 48 oy alarak birleşti.

Peki seçimde ne oldu?

Kemal Bey’e gaz veren ekip, gizlice internet üzerinden toplantılar yapıp “Kemal başkan kaybetmeli, sahada elinizden geleni yapın ve koltuklarınızı korumalıyız” diye kararlar almaya başladı. Derler ki, rant kapısı olan koltuklar korunmalıydı. Toplumun geniş kesimlerinin yaşadığı acılar umurlarında bile değildi. Bu uğurda “baba” dedikleri adamı hançerlediler.

Şöyle düşünün: “Baba” dedikleri, arkasından ağladıkları adama ihanet edenler, kendi yol arkadaşlarına ve oy aldıkları topluma ihanet etmez mi? Elbette eder. Bir kere eden, bir daha edecektir. Bu ihanetin devamında, birbirlerine ihanet edenler itirafçı oldu ve bu durum, oy aldıkları halka “yolsuzluk operasyonları” olarak yansıdı. İhanet eden, yine etmişti. Bu sefer dürüstlüğünden emin olunan liderden ve ona sadık olanlardan kurtulmak için oyunlar, planlar yapıldı.

Toplumsal muhalefet, rant uğruna, koltuk uğruna ihanete uğradı. Kemal Bey’i hançerleyenler, toplumsal muhalif tabana ve halka da ihanet ettiler. Eskiden “diktatör” dedikleri adamın kurmaylarıyla arka kapı diplomasisi yapıp, temiz eski devlet memurunun gelmesini istemiyorlardı. Çünkü gelirse düzenleri bozulacak, uykuları kaçacaktı.

Olay böyle işte canlar. Pir Sultan’ın Sivas valisine dediği gibi: “Bizim itlerimiz bile haram yemez.” Ancak itten bile beter olanlar, babalarını hançerleyip ihanet etmekle kalmadılar ,toplumuda hançerlediler,sadece haram değil, bu ülkenin yarınlarını, umutlarını da yediler.

YAZARIN DİĞER YAZILARI