Çarşamba / 28 Ekim 2020

Mısır’dan Arap devletlerine ‘Türkiye’ye karşı birleşelim’ çağrısı!

205,013BeğenenlerBeğen
8,576TakipçilerTakip Et

Mısır geçen hafta Arap devletlerini daha sıkı bir işbirliğiyle Türkiye’ye karşı yekvücut ve daha katı bir Arap siyaseti geliştirmeye çağırdı.

Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükrü Arap Birliği’nin 9 Eylül’deki toplantısında yaptığı konuşmada birçok Arap ülkesinin muzdarip olduğu aleni Türk müdahalelerinin Arap ulusal güvenliğine yönelik büyüyen en önemli tehlike olduğunu söyledi. Şükrü, Türkiye’nin on binlerce terörist ve paralı askerin Suriye’ye geçişini kolaylaştırdığını, Libya’ya binlerce savaşçı gönderdiğini, gayrimeşru anlaşmalarla Irak ve Libya’daki Arap halklarının kaynaklarını sömürdüğünü belirtti.

Arap Birliği 10 Eylül’de yayımlanan sonuç bildirgesinde Arap ülkelerinde, yani Suriye, Libya ve Irak’taki Türk müdahalelerini kınayarak, Ankara’yı “Arap ülkelerinin iç işlerine karışmama, güveni ortadan kaldıran ve bölgenin güvenliğiyle istikrarını tehdit eden provokatif eylemlerine” son vermeye çağırdı. Katar, Libya, Somali ve Cibuti ise ortak bildiri için yapılan oylamaya katılmadı. Kararı aynı gün kınayan Türk Dışişleri Bakanlığı şu açıklamayı yaptı: “Bu kararların esasen ciddiye alınacak bir tarafı bulunmamaktadır. Zira ülkemizin Arap ülkelerinin toprak bütünlükleri ve siyasi birlikleri ile bölgenin istikrarına büyük önem verdiği ve bu kararların alınmasının arkasında bulunan yönetimlerin aksine, bunların korunması için çaba gösterdiği herkesçe malumdur.”

Kahire Arap Araştırmaları ve Çalışmaları Enstitüsü’nün eski başkanlarından Ahmed Yusuf Ahmed’e göre Türkiye’ye karşı yekvücut bir Arap siyaseti geliştirme çağrısı olumlu olsa da Ankara’nın bölgedeki müdahaleciliğine yönelik Arap tutumlarının birbirinden farklı olması bu siyasetin hayata geçirilmesini zorlaştırıyor. Al-Monitor’a değerlendirmelerini telefonla aktaran Ahmed, Mısır’ın Türk müdahalesini kınayan ve kırmızı çizgiler belirleyen tutumunun aksine Kuzey Afrika ülkeleri de dahil bazı Arap devletlerinin Türk müdahalesine kayıtsız kaldıklarına, Katar ve Somali gibi bazı ülkelerin ise Türkiye’ye karşı herhangi bir adım atılmasına karşı olduklarına dikkat çekti.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El Sisi 10 Haziran’da Libya’daki Trablus hükümetinin ve Türk müttefiklerinin ülkenin petrol zengini bölgelerine açılan ve Halife Hafter güçleri ile müttefiklerinin kontrolünde bulunan Sirte’ye yönelik herhangi bir saldırısına karşı Mısır ordusunun hazırda beklediğini açıklamıştı. Türk müdahalelerinin Mısır, Suriye, Irak ve Libya’nın doğusundaki hükümete doğrudan zarar verdiğine dikkat çeken Ahmed, Arap devletlerinin Türkiye’ye karşı yekvücut bir pozisyon belirlemek için ilk önce Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile anlaşmasının iyi bir başlangıç olabileceğini belirtti.

Zarar gören Arap ülkelerinin Türkiye’ye karşı kapsamlı bir diplomasi geliştirmeleri gerektiğini belirten Ahmed, Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ticaret hacmini mercek altına alma zamanının geldiğini söyledi. Ahmed’e göre Arap ülkeleri eşgüdümlü bir şekilde ticareti azaltarak ya da ekonomik yaptırımlarla Türkiye’ye büyük bir darbe vurabilirler. Katar Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Rashid El Athba’nın 11 Eylül’de Antalya’da düzenlenen bir toplantıda verdiği bilgiye göre Arap ülkeleri ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi 50 milyar dolara ulaşmış durumda.

El Ahram Siyasi ve Stratejik Çalışmalar Merkezi’nin eski başkanlarından Abdülmunim Said de Ahmed ile aynı fikirde. Al-Monitor’un sorularını telefonla yanıtlayan Said’e göre yekvücut bir pozisyon geliştirilebilmesi için Türk müdahalelerinin Arap ülkelerinin ulusal güvenliğine tehdit teşkil ettiği konusunda uzlaşı gerekli. Said bu uzlaşının, ortak bir strateji geliştirmeye yönelik diyaloğa zemin hazırlayacağını belirtti.

Türkiye’nin hâlihazırda Libya, Suriye ve Irak’ta askeri birlikleri bulunuyor. Ankara, Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz El Serrac’ı desteklemek için Libya’ya konuşlandırdığı birliklerin amacının istikrar olduğunu savunuyor. Suriye’deki Türk birlikleri ülkenin kuzeyi ile Türkiye-Suriye sınırına yakın bazı kasaba ve bölgeleri kontrol altında tutuyor ve İdlib’deki Suriyeli muhalif grupları destekliyor. Kuzey Irak’ta ise Kürt militanlara karşı başlatılan Pençe-Kartal operasyonları kapsamında Türk özel kuvvetleri bulunuyor.

Said’e göre “kimse büyük çaplı bir askeri çatışmaya girmek istemiyor. Ancak Türkiye ve İran aleni bir şekilde askeri güç kullanıyor ve Türkiye, Arap ülkelerinde kendi menfaatlerini ilerletmek için dini kullanarak silahlı gruplar kuruyor.” Kahire Üniversitesi’nde siyaset bilimi dersleri veren Tarık Fehmi de Türkiye ile iyi ilişkiler sahip Katar, Cezayir, Sudan ve Tripoli hükümeti gibi Arap aktörlere dikkat çekerek Arap ülkelerinin ancak bölgedeki Türk politikalarına karşı müşterek bir tutum geliştirebilirlerse ortak bir strateji oluşturabileceklerini belirtti.

Al-Monitor’un sorularını telefonla yanıtlayan Fehmi, Arap ülkelerinin bölgeye bütüncül yaklaşmaları ve bilhassa Suriye, Irak ve Libya’daki Türk müdahalelerine karşı güvenlik boyutuna odaklanmaları gerektiğini söyledi. Ekonomik ve siyasi ilişkilerin güvenlik boyutundan bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Fehmi, ekonomi politikalarının siyasi menfaatleri desteklemek için kullanılabileceğini söyledi. Arap devletlerinin Türkiye’deki tüm siyasi güçlerle iletişim hâlinde olmaları gerektiğini de vurgulayan Fehmi, Arap Birliği’nin bu kanalların açılmasında etkili olabileceğine dikkat çekti.

Son Haberler

AP’de Türkiye için kritik oturum: Üyelik müzakerelerinin durdurulması isteniyor

Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz başkanlığında düzenlenen ve Türkiye'nin AB ile müzakerelerinin geleceğinin tartışıldığı oturumda iki büyük grup müzakerelerin durdurulmasını talep etti. Devam eden...

İran’dan ABD’ye tehdit

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları uzatma kararını değerlendirdi. Hamaney, "ABD'nin İran'a yaptırımları 10 yıl için uzatması nükleer anlaşmanın ihlali olabilir. Tahran kesinlikle misillemede bulunacaktır" dedi.

Merkel’den Türkiye için ‘kaygılıyız’ açıklaması: Alarm veriyor

Alman Federal Meclisi'ndeki bütçe görüşmelerine 'Türkiye' damgasını vurdu. Başbakan Merkel, Türkiye'deki gelişmelerin kaygı verici olduğunu, bazı değerlerin alarm verdiğini söyledi. Merkel, Türkiye ile görüşmelerin kesilmesinden yana olmadığını da belirterek, olumsuzlukları dile getirmeye devam edeceklerini söyledi.

Eski İtalya Başbakanı Berlusconi’den Türkiye uyarısı

Eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, Avrupa Birliği’nin (AB), Türkiye ile ilişkilerini kesmesi halinde, bu ülkede bulunan 2 milyon 400 bin sığınmacının Avrupa’ya gönderilebileceğini söyledi. İtalyan devlet kanalı RAİ 1’de dün gece yayınlanan “Porta a Porta” adlı programa konuk olan Forza Italia (Haydi İtalya) partisi lideri Silvio Berlusconi, sığınmacı krizine de değindi.

Trump: CNN’den nefret ediyorum

ABD medyası, müstakbel başkan Donald Trump'ın medya temsilcileriyle pazartesi günü yaptığı toplantıda yayın kuruluşlarına ağır suçlamalar yönelttiğini yazdı. Buna göre Trump toplantıda "CNN'den nefret ediyorum" dedi.

Gündem

Akşener’den Erdoğan’a ‘keyif çayı’ tepkisi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İYİ Parti Grup Toplantısı'nda konuştu.

Komünist belediye işçilere ne kadar zam yaptı?

Tunceli Belediyesi ile Genel-İş Sendikası arasında toplu iş sözleşmesi imzalandı. 161 işçiyi kapsayan sözleşmede yevmiyelere yapılan ortalama zam yüzde 30,19 oldu.

”Parti içinde Ümit Özdağ’a yönelik şikayet dilekçesi toplama kampanyası başlatıldı”

İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk, "81 il başkanına denildi ki 'şikayetçi olun'. Böyle bir usul yok. Operasyonu yapan bu partinin en üst mekanizmalarında görev yapan insanlar, İYİ Parti içerisinde" dedi.

Dünya mirası Kariye Camii alçıpanla kapadılar!

İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Bizans döneminden kalma, Kariye fresklerinin üzeri beyaz perdeyle kapatıldı.

Erdoğan’dan 29 Ekim mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na ilişkin bir videolu mesajı sosyal medya hesabından paylaştı. Erdoğan, "Cumhuriyetimizin kurucu iradesi nasıl bu vatanı yedi düvelin planlarını bozarak işgalden kurtarmışsa, biz de hedeflerimize aynı şekilde ulaşmakta kararlıyız." dedi.