Milli Gazete’den yaylım ateş: Nice mücahitler yamuldu…

Bahaddin Elçi, "Particilik ve fitnemiz" başlıklı makalesinde "Elli yıllık Millî Görüş camiasında nice mücahitler vehn hastalığıyla sarhoş olup yamuldular, bozuldular" dedi. Zeki Ceyhan ise "Depreşen arzular" başlıklı yazısında açıkça AKP'yi hedef aldı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’le temasa geçmesinin ardından başlayan kriz giderek derinleşiyor.

Temel Karamollaoğlu’na karşı cephe alan Asiltürk taraftarları, Saadet Partisi’nin Millet İttifakı’ndan ayrılıp Cumhur İttifakı’nda yer almasını amaçlıyor. Asiltürk üst üste yaptığı hamlelerle Karamollaoğlu’nu köşeye sıkıştırmaya çalışırken, partiye yakın yayın organı Milli Gazete’nin yazarları da tavır belirlemeye çalışıyor.

Milli Gazete’ nin önemli kalemlerinden Bahaddin Elçi, “Yenilikçiler Hareketi”yle birlikte kurulan AKP, daha sonra Numan Kurtulmuş’un “ayrılıkçı” tavrıyla oluşturduğu Has Parti’yi isim vermeden işaret ettiği yazısında, “Milli Görüşçülerin fitnesi”ni analiz etti.

ÇIKAR VE MAKAM HIRSLARI

Demokrasiyi kötüleyen, laiklik için “Sapkınlık” diyen Elçi, yazısında şu görüşleri savundu: İslamî siyasette halk bölünmez, düşmanlaştırılmaz, sömürülmez. Demokrasilerde “olmazsa olmaz” partilerle halk bölünür, çıkar ve makam hırsları beslenir. Sevgi, kardeşlik, merhamet ve adalet duyguları zayıflar, kaybolur. Bu ayrışmalar “beka tehlikesi”ne götürebilir. Halkın birlik ve beraberliği çökertilir. Ve toplum iç savaş veya dış düşman istilasına maruz kalabilir.

“SAADET”TE İSTİKAMET

Ne yazık ki dünyada en yasak şey belki de İslamî siyasettir. Küresel zulüm düzeni buna geçit vermiyor. Dindar Müslümanları; “din başka; siyaset/dünya başka”; “din ayrı devlet/siyaset ayrı” aldatma ve sapkınlığıyla İslamî siyasetten uzak tutmayı başardılarsa da, merhum Erbakan Hocamız bu anlayışı değiştirdi. İslamî siyaseti benimsedi. Bu nedenle de dört partisi kapatıldı. “Post-modern” darbeyle durduruldu. Bölünmeler tuzağına düşüldü. “Saadet”te istikamet ve vahdet korunduğunda ilahi yardım beklenir.

SARHOŞ OLUP YAMULDULAR

Ne var ki elli yıllık Millî Görüş camiasında nice mücahitler vehn hastalığıyla sarhoş olup yamuldular, bozuldular. Düzene itirazı terk ettiler. Uyumu tercih ettiler. Yoldan, yuvadan ayrılarak tefrika ateşine düştüler. Kime yaradı, ne kazandılar? Hırs, haset ve riyaset sevdası oldukça “Millî Görüş” tefrikaya gebe kalmaya devam eder. Bu da Millî Görüşçülerin fitnesi…

DEPREŞEN ARZULAR!

Milli Gazete’nin bir diğer ünlü kalemi Zeki Ceyhan ise “Depreşen arzular” başlıklı yazısında açıkça AKP’yi hedef aldı. Ceyhan, “AKP’li yöneticilerin ve onların yandaşlarının yıllardır son bulmayan bir arzuları var!” diyerek şunları yazdı:

Bu arzu yakın komşumuz Suriye ile ilgili! Elini kolunu sallayarak Şam’a gitmek gibi! Emeviye Camiinde Cuma namazı kılmak gibi! Oralarda kardeşleri (!) ile kucaklaşmak gibi! Bütün bunları başarabilmek için önlerindeki engel olarak gördükleri Esad’dan kurtulmak gibi! Yıllardır bunu dillendiriyorlar. Ama ne Şam’a gidilebildi, ne Emeviye Camii’nde Cuma namazı eda edilebildi, ne oradaki insanlarla kucaklaşma sağlanabildi. Ne de Esad’dan kurtulmaları mümkün oldu! Bu hayaller gerçeklere dönüşmedi ama milyonlarca Suriyeli yerinden yurdundan oldu!

Son Haberler