Cumartesi / 8 Ağustos 2020

METSAMORTALİTE; Nükleer tehdidin altında ölüm – yaşam mücadelesi!

Mersin NKP üyesi / Çevre Mühendisi Cihan ERSOY yazdı:

206,480BeğenenlerBeğen
8,611TakipçilerTakip Et

Cihan ERSOY

Nükleer gücün elektrik enerjisi üretmek için kullanılmasını anlamsız ve tehlikeli bulan gelişmiş(!) ülkeler, artık birer birer Nükleer Güç Santrallerini kapatıyor. Bu tür tesisleri kapatmak öyle kepenk indirip ortalığı toparlamak ile olmuyor.

Yapması bir dert, işletmesi bir dert, devreden çıkarılması başka bir dert olan ‘Nükleer Güç Santralleri’, kamuoyu baskısına dayanamayan hükümetlerce kendi sınırları içinde faaliyete son veriyor.

Dünyada ‘Nükleer Güç Santrali’ kurmak, bu santrallere yakıt sağlamak, radyasyona dayanıklı ekipman ve makineler üretmek bir lobi meselesidir. Ve biz bundan sonra bu grubu NÜKLEER LOBİ olarak adlandıracağız. Artık uluslardan azade olmuş bu kapitalist grup, dünyanın başka coğrafyalarında yeni masalar kurup bilek güreşleri yapmaya devam ediyor.

En yeni örneklerden biri de METSAMOR Nükleer Güç Santrali!

1976 yılında kurulmuş dünyanın en eski santrallerinden biri. İki adet uranyum yakıt çubuklu reaktörden oluşan bu Nükleer Güç Santrali, 1988 yılında merkez üssü Spitak olan 6.8 şiddetinde depremden sonra kapatılmış daha sonra enerji açığı gerekçesi ile 400 MWh’lik tek reaktör ile faaliyetine devam etmiştir.

2017 yılına gelindiğinde AB ile yapılan genişletilmiş ortaklık anlaşması maddelerinden biri de bu santralin kapatılması şartı. Ama dönemin hükümeti bir taraftan da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile masaya oturarak revizyon yapmak şartı ile tesisin kapasitesini 440 MWh e çıkararak enerji üretimine devam etmesi için anlaşma yapmıştır. (*)

Revizyon düşüncesi dillerde dolaşınca doğal olarak Nükleer Lobinin rüyalarına sağanak şeklinde dolar yağışları görüldü. Bunu görmek için müneccim olmaya gerek yok elbette.

Nükleer Lobinin ördüğü ağlar mıdır? Yoksa Ermenistan hükümetinin işin içinden çıkamaması mıdır? O kısmı okurun takdirine bırakıp Ermenistan’ın enerji ihtiyacının % 7-10(**) luk bir kısmını karşılayan bu tesisin revizyonu için verilen teklif 270 Milyon Dolar! Dönemin Ermenistan hükümeti bu teklifi çok pahalı olması gerekçesi ile geri çevirmiş. Ama öte yandan 2003 yılında Rusya’dan borçlanma ile aldığı 100 Milyon Dolar değerinde yakıt çubuklarının da ödemesi gelmiş. Bu miktarın 60 milyon doları Ermeni hükumeti tarafından ödenmiş kalan kısıma karşılık olarak Hrazdan nehri üzerinde faaliyet gösteren 560 MWh enerji üreten Hidroelektrik santralini vermiş. Gün sonunda ROSATOM hem barajı ele geçirmiş, hem de METSAMOR NGS’nin kasasına oturmuş!

Ermeni halkı asla geri ödeyemeyeceği bir borç sarmalı içine böylece sokulmuş. (*)

Yazımın başında da belirttigim üzere dünyanın en eski ‘Nükleer Güç Santrallerinden’ (NGS) biri ve reaktörün gövdesinde mikro çatlaklar var doğal olarak. Üstelik yüksek dereceli depremler üretebilen bir fay hattına da çok yakın bir coğrafyada.

Bu tesis 1 Temmuz 2020 tarihinde kapatılması gerekirken tekrar revizyona alındı. Revizyon süresi Eylül ayı başlarında bitecek. Revizyonun kapsamının tam olarak neler olacağı bilinmemekle birlikte üzerinde çatlaklar olduğu iddia edilen reaktör sökülecek ve zemini depreme dayanıklı(?) hale getirilecek!

Kurulduğu günden bugüne bir çoğumuzun haberi bile olmadan 150’ye yakın (ki bunlardan 5 tanesi yapısal ve ağır olan) kaza atlatan tesisin revizyon işlemleri sırasında herhangi bir iş kazası yaşanmayacağına hiç kimse garanti veremez. Fakat Nükleer Lobi, o kadar pervasız ki; bölge ülkelerini etkileyebilecek olan muhtemel bir felaket senaryosu için hiçbir uyarıda bulunmuyor bile.

Halbuki yapması gereken; bölge ülkelerini uyarmak, etkilenecek olan coğrafyada bulunan insanların acil tahliye planlarını yapmak, bu insanların kolayca ulaşabileceği yerlere yeterli sayıda iyot tabletleri temin etmek, sorun uluslararası boyutta olduğu için anlık verileri şeffaf bir şekilde paylaşmak.

Nükleer Lobi bir uzman doktor edasıyla ölmüş bir hastayı elektroşokla hayata döndürme gayreti içinde.

Bir de dönüp kendi bahçemize bakalım
Ne hükumet ne de yerel yönetimler etki alanı 1. Bölgede olan (bölge tanımı için Rus OSPORB nükleer santral yönetmeliğine bakabilirsiniz) yerlerde hiçbir önlem almamış durumda. Muhtemel bir kaza anında kimin ne yapacağını bilen yok. Ne Aras Nehri’nde ne de sınır hattında radyasyon ölçümü yapılıyor.

Nükleer Lobinin dizginlenemez kâr hırsı uğruna başta Ermenistan, Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan ve İran’da olmak üzere yakın coğrafyada bulunan insanlar ve canlılar büyük bir risk altında. Kapatılmasına karar verilen bir Nükleer Güç Santrali, Mortalite getirmeye devam ediyor hâlâ.

1 Temmuz itibarı ile ROSATOM tesisi kapatarak revizyona soktu. Kapatılması gereken tesis Eylül ayı başında tekrar faaliyete geçecek. Bunun iki anlamı var: Rusya, Ermeni halkını geri ödeyemeyeceği bir borcun altına sokacak, diğeri ise Azeri yetkililerin de yaptığı gibi bölgede bir tehdit unsuru olmaya devam edecek.

Yapılması gereken uluslararası kamuoyu oluşturup ROSATOM‘un bu pervasızlığına dur demek. Ama revizyon işlemleri sırasında oluşabilecek kazalara hazır olmak için Ermenistan sınırına sürekli radyasyon ölçümü yapan istasyonlar kurmak, Aras Nehri üzerinde radyasyon ölçümleri yapmak, tedbir için halka iyot tabletleri dağıtmak olacak.

Muhtemel bir kazanın sonuçlarını anlatmaya gerek yok çünkü ROSATOM’un işleticisi olduğu ‘ÇERNOBİL Nükleer Güç Santrali’ hala önümüzde örnek olarak duruyor.

Bu kısma kadar tesisin revizyon esnasında oluşturduğu riske dikkat çekmeye çalıştım. Ama sorun bu sürecin bitmesi ile çözülmüyor aksine artıyor. 0 Karbon emisyonu var diye yere göğe konulmayan Nükleer Güç Santralleri, iddiaların aksine hiç de temiz bir enerji çevrim yöntemi değil.

Yapısı gereği çalışması sırasında üretilen radyoaktif atık ve artıkların nasıl bertaraf edileceği bilinmiyor. Yakıt çubuklarının üretimi, madencilik aşamasından başlayarak tam bir facia. Biraz araştırmaya başlanınca buhar üretmek için atomu parçalama fikri gittikçe daha da mantıksız bir hale dönüyor. Ayrıca üretilen güç ile açığa çıkan toplam enerji oranlanırsa enerjinin % 60’ının boşa gittiği görülebilir. En büyük tehlikelerden biri de çalışma sırasında boşa giden bu enerjinin tesisin işleyişine zarar vermemesi için uygulanan soğutma işlemi sırasında oluşuyor. Bu tesis, soğutma için gerekli olan suyu Aras Nehri’nden ve yeraltı su kaynaklarından sağlıyor. Soğutma işleminden sonra bu suyu tekrar Aras Nehri’ne boşaltıyor. Bu nedenle Türkiye açısından büyük bir risk oluşturuyor. Teyit edilmemiş bilgilere göre bölgede küçükbaş hayvan besiciligi yapan meralarda otlayan hayvanlarda genetik anomaliler oluşmuş durumda.

Metsamor NGS, 400 MWh’lik kurulu gücünün bahsettiğim atık ısıyı soğutma yöntemi ile ortadan kaldırmak için yaklaşık olarak günde 2 milyon ton su kullanmak zorunda. Mevsimsel değişikliklere göre bu suyu yeraltı kaynakları ve Aras Nehri’nden temin ediyor. Kimi zaman yeraltı suyu daha az kullanılabiliyor. Nehirden kullanılacak olan su, içindeki mikroskopik canlıların soğutma sistemi borularına zarar vermemesi için SODYUMHİPOKLORİT ile dezanfekte ediliyor. Soğutma işlemi bitince de tekrar Aras Nehri’ne deşarj ediliyor. Deşarj edilen su içinde son derece tehlikeli, canlıların genetik materyallerine katılabilecek klorlu bileşikler oluşuyor ki çok küçük miktarları bile mutajenik kanserojen etki göstermesine yeterli.

Aras Nehri’nden tarımsal sulama suyu kullanan ya da nehir kıyısında meralarda büyük ya da küçük baş hayvan otlatan çiftçiler ise bu klorlu bileşikleri farkında olmadan gıda zincirine girmesine neden oluyor.

Görüldüğü üzere tesis herhangi bir kaza anından azade, çalışırken bile tehlike saçıyor.

Üstelik tüm Ermenistan’ın Enerji ihtiyacının en fazla % 10(**)’unu karşılayan bu tesis barındırdığı risk göz önünde bulundurulursa çalışmaması çok daha hayırlı olacaktır. Ki Ermenistan’ın enerji üretim ve tüketim dengesine bakıldığında ihraç ettiği enerji bu kayıbı gidermeye yeterli.

Buradan kârlı çıkan tek grup Nükleer Lobidir. Bu santralin bölge halklarına yararından çok zararı vardır. Bir an önce AB’ye verilen taahhütler çerçevesinde kapatılması, kapatılması için kamuoyu oluşturulması gerekmektedir.

Kaynaklar:

*ROSATOMU tanıma dersleri II ( Pınar DEMİRCAN/ Yeşil Gazete)
** ARMENIA: Country data and Statistics ( https://www.worlddata.info/asia/armenia/index.php)

Not: Yazı ilk olarak Gazetelink’te yayınlanmış olup Halkweb okurları için alıntılanmıştır. 

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Muharrem İnce açık açık konuştu: Yüzde 31 ile bıraktım, harekete geçiyorum

Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıp yeni parti kuracağı iddia edilen Muharrem İnce, suskunluğunu bozdu ve çarpıcı açıklamalarda bulundu

CHP’nin İnce’ye vereceği ‘yeni parti’ cevabı hazır

Muharrem İnce ve ekibinin ‘CHP 24 Haziran 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde 60 bin sandığa gözlemci koymadı’ iddiasıyla yönetimi eleştireceği kulislerde dolaşıyor.

Deniz Baykal’dan Muharrem İnce ve CHP’lilere çağrı

Deniz Baykal, Muharrem İnce'nin CHP'den ayrılmaması için genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu ziyaret edeceğini açıkladı.

Deniz Zeyrek’ten CHP’ye uyarı: İnce ve Kılıçdaroğlu bu istatistiklere bakmalı

Yargıtay Başsavcılığı'nın siyasi partilerle ilgili rakamlarını inceleyen Sözcü yazarı Deniz Zeyrek, ortaya çıkan tabloya hem Kılıçdaroğlu'nun hem de İnce'nin dikkat etmesi gerektiğini yazdı.

Muharrem İnce’den flaş yeni parti açıklaması

CHP'den ayrılacağı ve yeni parti kuracağı ileri sürülen Muharrem İnce çarpıcı bir açıklama yaptı
206,480BeğenenlerBeğen
8,611TakipçilerTakip Et