HALKWEBYazarlarMerkezileşmenin Gerçek Maliyeti

Merkezileşmenin Gerçek Maliyeti

Freni olmayan araç hızlıdır. Ama güvenli değildir. Denge zayıfladığında bunun faturası gecikmez. İlk tepkiyi ekonomi verir.

0:00 0:00

Çocukluğumun ilk siyasi hatırası kuyruklardır.
Benzin kuyruğu. Yağ kuyruğu. Tüp kuyruğu.

Kuyruk yalnızca ekonomik bir sorun değildir. Devletin zayıfladığının göstergesidir. Kurumların çalışmadığının işaretidir.

Ekonomi zayıfladığında siyaset sertleşir.
Siyaset sertleştiğinde denge mekanizmaları baskı altına girer.
Kurumlar güçlü değilse kriz derinleşir.

Türkiye’nin meselesi hiçbir zaman lider çıkaramamak olmadı. Bu topraklar güçlü liderler gördü. Mesele, gücün nasıl dağıtıldığı ve nasıl denetlendiğiydi.

1961 Anayasası yasama, yürütme ve yargı arasında daha belirgin bir kuvvetler ayrılığı tesis etti. Denetim mekanizmaları kurumsallaştırıldı, yürütmenin alanı sınırlı tutuldu.

1982 Anayasası yürütmeyi güçlendiren bir çerçeve oluşturdu. Devlet otoritesi merkezileşti, karşı denge kapasitesi görece daraldı.

2017 anayasa değişikliğiyle parlamenter sistem sona erdi. Yürütme yetkisi tek başlı hale geldi. Karar alma ve üst düzey atama süreçleri doğrudan yürütmenin kontrolüne bağlandı. Yetki yoğunlaştı, denge kapasitesi azaldı.

Güçlü yürütme istikrar sağlar denildi. Hızlı karar alınır denildi.
Hız ile denge aynı şey değildir.

Freni olmayan araç hızlıdır. Ama güvenli değildir.

Denge zayıfladığında bunun faturası gecikmez. İlk tepkiyi ekonomi verir.

Merkez Bankası başkanının sık değişmesi yalnızca bir atama meselesi değildir. Bu doğrudan güven meselesidir. Güven zedelendiğinde yatırım beklemeye geçer. Yatırım yavaşladığında üretim daralır. Üretim daraldığında fiyatlar yükselir.

Ekonomi tartışmaz. Tepki verir.

Kurumlar güçlü ve bağımsızken fiyatlar daha kontrol altındaydı. Güven sarsılınca Türkiye’ye güven azaldı. Devlet daha yüksek faiz ödedi. O fark doğrudan vatandaşın cebinden çıktı.

Merkezileşmenin maliyeti sadece ekonomik değildir. Siyasal kültür daralır. Parti içi demokrasi zayıflar. Yasama etkisizleşir. Denetim mekanizmaları işlev kaybeder. Denetlenmeyen güç hata yaptığında düzeltme imkanı azalır.

Belirsizlik arttığında toplum güçlü lider ister. Bu anlaşılabilir. Ama gücü sınırlamak yerine kişiye teslim etmek kırılganlığı artırır.

Ben kuyrukları gördüm.
Krizleri gördüm.
Maaşların eridiğini görüyorum.

Liderler değişti.
Anayasalar değişti.
Sistem değişti.

Ama merkezileşme alışkanlığı değişmedi.

Sorun isimler değil.
Sorun sınırdır.

Denetlenmeyen güç er ya da geç krize dönüşür.
Ve o kriz herkesi eşit vurmaz.

En çok da güce en uzak olanı vurur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI