Mehrali Yücedağ yazdı… İşsiz Kaldım

Mehrali Yücedağ yazdı...

201,488BeğenenlerBeğen
8,752TakipçilerTakip Et

Demekki neymiş, ücretsiz izin uygulaması işten çıkartmanın provasıymış.

AKP İktidarının Ücretsiz İzin Uygulamasıyla hakkını arayan, sendikalaşmak isteyen, patronun az işçiyle çok iş yapma isteği ile yada patronun canı öyle istediği için işçiler bir yıldan fazladır ücretsiz izine gönderiliyordu.

İşsizlik Fonunda ki işçilerin biriken parasıyla işçilere dayatılan “Ücretsiz İzin Uygulaması” 1 Temmuz itibariyle bitti.

Hemen ardından başta ücretsiz izine gönderdikleri işçiler olmak üzere işten çıkartmalar başladı.

Oysa pandemi sürecinin faturasını ekonomik anlamda en fazla ücretsiz izine gönderilen işçiler ödemişti.

Ücretsiz izin uygulamasıyla işçiler neler kaybetti?

En başta ücretsiz izin uygulamasıyla işçilerin örgütlenme ve hak arama mücadelesinin ve sendikalaşmasının önüne geçilmiş oldu. İşçiler yalnızlaştırıldı. Patronların haklı nedenlerle işçileri ücretsiz izine gönderdiği algısı yaratıldı. Patron kazanmıyor, batsa daha mı iyi, herkes fedakarlık yapacak gibi söylemlerle işçiler kendilerinden çok patronlarını düşünür hale getirildi.

Ücretsiz izindeyken kıdemleri işlemedi, sigortalar yapılmadı.

Bu arada ücretsiz izine gönderilen işçilerin yerine daha ucuz ve hatta sigortasız işçi çalıştırıldı.

Ücretsiz izine gönderilen işçiler savunmasız bırakıldı, dava açamadılar, başka bir işe giremediler. Aylarca işlerine geri dönmeyi beklediler. Ama olmadı yasağın kalmasıyla birlikte fiili olarak işlerinden uzaklaştırılan işçiler, resmi olarakta işlerine son verilmeye başlandı.

İşten çıkartılma yasağının kaldırıldığı 1 Temmuzdan itibaren işten çıkartılmalar hızlandı.

Hiç durmamıştı da zaten. Yasak var denildiği süreçte Kod 29 ile on binlerce işçi haksız, hukuksuz bir biçimde işten atılmıştı.

Şuana kadar kaç işçi işten atıldı bilmiyoruz. Tıpkı kaç işçinin ücretsiz izine gönderildiğini öğrenemediğimiz gibi şimdi de neden işten atıldıklarını öğrenemeyeceğiz.

Ve hiç bir zaman, aylarca ücretsiz izinde kalan işçilerden kaçının evini geçindirmek için tüm halklarından vazgeçip başka bir işe girdiğini de bilmeyeceğiz.

Öğreneceklerimiz sendikal mücadelenin olduğu işyerlerinde olacak. Ve belki sendikalı, toplu iş sözleşmeli işyerlerinde de işçiler atılacak ama sendikaları hiç dile getirmeyecek.

Öğrendiklerimizden iki örnek verelim.

Hani şu pandemi sürecinde ücretleri % 30 ile %50 arasında düşürülen işçiler hatırlıyor musunuz? Evet evet THY çalışanlarından söz ediyorum. Ücretleri düşürülmüş ama aynı zamanda aralarında ücretsiz izine gönderilenlerde vardı.

İşten çıkartma yasağının kaldırıldığı ilk gününde, THY’de bir grup işçinin iş akdine son verildiği açıklandı.

THY’daki Hava-İş Sendikasında ses yok. Ve sesleri çıkmayacakta. Kamuoyu işten atılmaları sosyal medyada öğrendi.

Pegasus Havaalanı çalışanları sendikalaştığı için yasağın kalkmasıyla birlikte işlerine son veriliyor. İşten atmalar olsa da çalışanlar sendikaya üye olmaya devam ediyor. Burada da çalışanlar, “bakmayın bizim kravatlı olduğumuza asgari ücretle çalışıyoruz” diyordu. Üstelik çok sayıda çalışan, pandemi sürecinde ücretsiz izine gönderilmişti. Haklarını arıyorlardı.

İşten atılmalarla birlikte Pegasus Çalışanları sendikaları Nakliyat-İş ile mücadeleyi başlattı. Mücadele büyüyecekte.

İşçiler işten atılıyor. Yazılı yada görsel basın yazmayacak, duymayacağız.

Ve biz, işçilerin bireysel sosyal medya hesaplarında ‘işsiz kaldım’ paylaşımlarından işten atıldıklarını öğreneceğiz. Sonra, sonrası yok. Çünkü, hep vardı ama özellikle, Covid-19 Pandemi sürecinde, Ücretsiz İzin Uygulaması ile işçilere örgütsüzlük dayatıldı.

spot_img

Gündem