Cumartesi / 4 Temmuz 2020

Maltepe Gülsuyu’nda kadına yönelik şiddet protestosu

"Bu tacize, tecavüze göz yuman sistemin devletin kadınlar olarak karşısındayız"

207,036BeğenenlerBeğen
7,860TakipçilerTakip Et

Boşanmak üzere olan Dilek Çakır’ın kızları 3 yaşındaki Elif Mina ve 2 yaşındaki Miray Hira’nın babaları tarafından öldürülmesinin ardından Maltepe Gülsuyu’nda kadınlar şiddete karşı sokağa çıktı.

Basın açıklamasında ilk sözü alan Gülsuyu Gülensu Kadın Dayanışma Evi Başkan Yardımcısı Gülten Dokuyan “Artık ölmek istemiyoruz. Çocuklarımızın eğitim gördüğü okullarda kendisine öğretmen diyen kişilerin şiddetinden ve tacizinden kurtulmak istiyoruz. Artık her gün ölüm korkusuyla yaşamak istemiyoruz. Sevgisin arkasına sığınıp canımızı yakıp her türlü şiddeti uygulayan erkek şiddetine de yeter diyoruz. Ve tüm bu tacize, tecavüze göz yuman sistemin devletin kadınlar olarak karşısındayız.” dedi.

Kadınlar Gülsuyu Gülensu Kadın Dayanışma Evi yöneticisi Ebru Ünal tarafından okunan basın açıklamasının ardından sloganlarla dağıldı. Eylemin basın açıklaması şöyle:

“Türkiye’de hemen hemen her gün birden fazla kadın ‘aile içinde veya çevresinde şiddet görüyor, onlarcası da katlediliyor. Şiddet kadınlarla da sınırlı kalmıyor. Küçük yaştaki savunmasız çocuklar da bu şiddetin kurbanı oluyor. 10 yaşındaki Yiğitcan, 7 yaşındaki Elasu, 3 yaşındaki Hacer Hira. En son Maltepe Fındıklı mahallesinde boşanmak üzere olan Dilek Çakır’ın kızları 3 yaşındaki Elif Mina ve 2 yaşındaki Miray Hira… Şiddet mağduru Dilek de tıpkı diğer anneler gibi çocuklarını koruyamadığını söyleyerek diğer anne ve çocukların benzer acıları yaşamaması için yetkililer tarafından biran önce gerekli ve önleyici adımların atılmasını istiyor.

Buna karşın hükümet son 15 yıldır kadınları koruyan ve gerçek hak eşitliğini sağlayan hiçbir uygulamayı hayata geçirmedi. Hatta iktidar uyguladığı muhafazakar politika ve uygulamalarla erkek şiddetini adeta meşru hale getirdi. ‘Kadın ve Erkek eşit değildir’ dendi, Kadınların üzerindeki kıyafetler tahrik edici bulundu, taciz ve tecavüzlerin sebepleri bu şekilde açıklandı. Kadınların kaç çocuk yapacağından, hamile gezip gezmemelerine, hangi doğum yönteminin uygulanacağından doğumu ne şekilde yapacağına kadar her türlü özel alana müdahale eden bir anlayış üstüne birde çocuk istismarını kollayan, çocuklarla evliliğin önünü açan açıklamalarda bulunuldu. İktidarın uyguladığı politikaların aksine ‘Kutsal Aile birliğinin’ çocuk ve kadınların mezarı haline geldiği ve artık kadından ‘intikam’ almak için ‘savcı izni ile’ gördüğü çocuklarını öldüren babaların yarattığı bir dehşet ortamı içindeyiz. İki çocuğunu devlete yaptığı her türlü müraacata rağmen erkek şiddetine karşı koruyamayan Dilek’in çocuklarını kaybettikten sonra taziyeye giden Devlet yetkililerinin ‘üzgünlük belirten’ taziye açıklamalarının ötesine geçerek şiddeti yaratan ortama bir son vermesi ve kayıplar yaşanmadan şiddet mağdurlarının devlet gözetiminde korunup kollanmasını istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki Dilek ne ilk ne de son erkek şiddeti mağduru kız kardeşimiz. Yine mahallemizin çok yakınında Dilek’in yaşadıklarına benzer şeyler yaşayan erkek şiddeti mağduru bir kız kardeşimiz var. Sevgül… Sevgül’ün yaşadığı şiddet silahlı tehdide varmışken savunma talebiyle açtığı davada şiddet uygulayanın tutuklanması yönündeki talebi bildik gerekçelerle reddedilmiş olup Sevgül elinde silahla gezen ve kendisiyle çocuklarını hergün ölümle tehdit eden imam nikahlı kocasının ne zaman kapısına gelip kendisine ve çocuğuna zarar vereceğinin korkusuyla yaşıyor.

Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslar arası sözleşmeler ve Birleşmiş Milletler kararlarıyla kadına yönelik her türlü şiddeti önlemek üzere yasa yapma, ve bu yasaların uygulanmasını sağlama ve denetleme, kadınların yaşam hakkını koruma, caydırıcı önlemler alma zorunluluğu var. Bu yasaların hakkınca uygulanması ve yaşanan kadın katliamına bir son verilmesi için kadına yönelik şiddet davalarında uygulanan ‘haksız tahrik ve iyi hal’ uygulamalarına, aile birliğinin korunması adı altında kadınları ikinci planda bırakan, kendilerine şiddet uygulayan erkeklerle bir arada yaşamayı zorlayan uzlaştırma girişimlerine bir an önce son verilmelidir. Olağanüstü hal gerekçe gösterilerek kapatılan kadın dayanışma merkezleri biran önce açılmalı, yerel yönetimlerin kadın sığınma evi açma yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri denetlenmeli, şiddete maruz kalan kadınların bu merkezlerde uygun koşullarda ve gizlilikleri korunarak kalmaları sağlanmalıdır. Yine sığınma evindeki kadınların beraberindeki çocuklarının eğitimlerinin gizlilik esasları çerçevesinde devamı için gerekli politikalar hayata geçirilmelidir. Kadınlarla ilgili yasalar yapılırken bu konuda ciddi bir birikim ve deneyimi olan kadın örgütleriyle işbirliğine gidilmelidir.

Bu anlamda biz Gülsuyu Gülensu Kadın Dayanışma Evinden kadınlar olarak kız kardeşlerimizin erkek şiddeti ile öldürülmesine razı değiliz ve bundan sonra yaşam hakkımızı ve çocuklarımızı elimizden alan bu erkek zihniyetin değişmesini istiyoruz.

Artık Yeter!!!

Bu gidişata dur demek için biz kadınlar sesimizi çoğaltmalıyız. Bunun için de daha çok mücadele etmemiz gerektiğini düşünüyor ve buradan tüm kadınları erkek şiddetine karşı birlikte ve omuz omuza mücadele etmeye, dayanışma ağlarımızı birlikte örmeye çağırıyoruz. ”

Destekleyen STK’lar
Kadına Yönelik Şiddete Son!

Kadın ve Çocuk Cinayetlerine Son!

Erkek Adalet Değil Gerçek Adalet!

Yaşasın Kadın Dayanışması!

Gülsuyu Gülensu Kadın Dayanışma Evi

Erdoğan: Sembolik de olsa bayan vekillerimizden hiç olmazsa iki tane alalım

Kartal Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nin açılış töreninde konuşan partili AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Evet şöyle sembolik de olsa bayan milletvekillerimizden hiç olmazsa iki tanesini alalım” ifadelerini kullandı.

Erken seçim tartışmaları gölgesinde anket sonuçları: Salgın ve yeni partiler AKP’yi eritti

Salgın döneminde AKP'nin oy oranı gerilerken CHP ise oyunu arttırdı.

Sakarya’da facia ‘geliyorum’ demiş, işçiler: Isınma vardı 4 gündür uyarıyorduk

Sakarya’daki havai fişek fabrikasında meydana gelen patlama sonrası yaralanan işçileri CHP heyeti ziyaret etti. İşçiler fabrikadaki mallarda ısınma olduğunu ve bu konuda 4 gündür uyarı yapmalarına rağmen önlem alınmadığını söyleyerek, “Isınma olmaması gereken bir şey, uyardık ama dinlemediler” dediler.

AKP’li başkandan Binali Yıldırım faturası: ‘Seçim harcamalarını belediyeye ödetti’

Tekrarlanan seçimde Binali Yıldırım'a destek vermek amacıyla İstanbul'a giden Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın ve beraberindekilerin masraflarının faturasının Çorum Belediyesi’ne kesildiğini ileri sürüldü.

İsmail Saymaz son anketi açıkladı: Metropoll’den Erdoğan’ı kızdıracak haber

Gazeteci İsmail Saymaz’ın açıkladığı Metropoll Araştırma Şirketi’nin Haziran ayında gerçekleştirdiği kamuoyu araştırması sonuçlarına göre AKP’nin oyunun gerilediği görüldü.
207,036BeğenenlerBeğen
7,860TakipçilerTakip Et