Küba Büyükelçisi’nden Castro ile Erdoğan’ı karşılaştıran yazara yanıt: Cehaletinizi gösteriyor

Küba Büyükelçisi, Mustafa Akyol'un Küba Devrimi'nin tarihsel lideri Fidel Castro ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı karşılaştıran yazısına yanıt vererek, "Yazdıklarınızın cehalet düzeyini gösterdiğini ifade etmeme izin verin" dedi.

Hürriyet Daily News’te “Why the Turkish left hates Erdoğan but loves Castro” (“Neden Türkiye solu Erdoğan’dan nefret eder ama Castro’yu sever”) başlıklı bir yazı kaleme alan Mustafa Akyol, Erdoğan ile Fidel’i birbirine benzetti.

Yazıda, Fidel’in “diktatör” olduğunu öne süren Akyol, Erdoğan eleştiriliyorsa, aynı eleştirilerin Fİdel’e de yapılması gerektiğini iddia etti. Yazıda Fidel’in “devrimci”, “ilerici” ya da “anti-emperyalist” olmasının birönemi olmadığı öne sürüldü.

Yandaş yazarın yazdıklarına, Küba Büyükelçisi  Alberto Gonzalez Casals yanıt verdi. “Fidel Castro’yu tanımıyorsunuz, Küba’nın tarihi hakkında hiçbir fikriniz yok” diyen Casals, Akyol’un yazdıklarının cehaletini gösterdiğini söyledi.

Casals’ın Akyol’a yanıtı:

“Yazdıklarınızın cehalet düzeyini gösterdiğini ifade etmeme izin verin. Fidel Castro’yu tanımıyorsunuz, Küba’nın tarihi hakkında hiçbir fikriniz yok ve saçma ve yaralayıcı sözleriniz, Küba karşıtı basının aşağı ve kötü bir kuklası gibi hareket ettiğinizi gösteriyor.

Yazınız saygısızca; yalnızca liderimizi kaybetmenin acısını yaşamakta olan Küba halkına karşı değil, Türk halkının kendisine karşı da. Biliyorsunuz şu günlerde milyonlarca Türk, Fidel Castro’ya olan saygısını ifade etti. Yalnızca, nefret ettiğiniz ve tiksindiğiniz açık olan soldan değil, büyük ülkenizin bütün kurumlarından, bütün siyasi, toplumsal, dini kesimlerinden insanlar saygılarını dile getirdiler.

Sözlerinizin yol açtığı yara, onları Kübalılar için son derece zor bir anda yayınlamış olmanızla birlikte ikiye katlanmış durumda. Dünyadaki milyarlarca insanın duygularına ortak olmanızı istemiyoruz, çünkü görüldüğü kadarıyla ‘farklıyı oynayarak’ dikkat çekmekten zevk alanlardan olduğunuz anlaşılıyor; istediğimiz şey saygı göstermeniz. Yazınız, zıt görüşler arasında bile var olması gereken en temel onur ve saygı kurallarını dikkate almamıştır.

Havana’dan Santiago de Cuba’ya kadar tüm Küba’dan gelen görüntüler, liderimiz için ağlayan bütün Küba halkının görüntüleri fikrinizi değiştirmeniz için yeterli değil mi? Yoksa yalnızca Miami televizyonunu mu izlemeyi tercih ediyorsunuz?

Sizin kendi liderlerinize bile saygınız yok. Latin Amerika’da Mustafa Kemal Atatürk’ün imajını yücelten kişinin Fidel Castro olduğunu muhtemelen bilmiyorsunuz. Bütün Türklerin kahramanı olan Atatürk’ün anısına Küba’da adım atılmasını Fidel Castro sağladı. Küba’daki Atatürk büstünü Fidel Castro dikti, çünkü onun fikirlerine inanıyordu ve onun fikirlerinden ders almıştı.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir şey demek istiyorsanız cesur olun ve dolambaçsız konuşun. Zehrinizi salmak için numaralara başvurmanız ve liderimizin kişiliğini kullanmanız kabul edilemez.”

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son dakika… Türkiye’de 9’u Çinli 12 kişi koronavirüs şüphesiyle hastaneye kaldırıldı

Aksaray'da 9'u Çinli işçi 3'ü Türk 12 kişi cornovavirüs şüphesiyle tedbir amaçlı müşahade altına salınrı.

Burhan Kuzu’nun “Ecevit deprem paralarıyla maaşları ödedi” sözlerine MHP’li Enginyurt’tan tokat gibi cevap

Eski AKP Milletvekili Burhan Kuzu’nun 17 Ağustos depremi mesajına o dönemin hükümet ortaklarından MHP’nin Ordu milletvekili Cemal Enginyurt’tan tepki geldi.

“Deprem Allah’tan yapacak bir şey yok” diyen vatandaştan deprem vergilerini soran yurttaşa: Vatan haini

Elazığ'da 39 yurttaşın hayatını kaybettiği depremin acıları sarılmaya çalışılırken medya da mikrofonlarını vatandaşa çevirdi. 

İstanbul’da Kanal ile Boğaz arasında mahsur kalacak 8 milyon insan ne olacak?

Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, İstanbul’da beklenen büyük depreme ilişkin, “Kanal İstanbul bunun bir örneğidir. Güvenlik ve deprem odaklı çalışan bir zihniyet enerjisini ve parasını buraya vermez. Oluşacak ek riskler dahi sorun azaltmayıp, artıracaktır. Mesela depremde en hassas olan köprü ve viyadükler meselesi. Kanal ile Boğaz arasında mahsur kalacak 8 milyon insan ne olacak?” diye sordu.

Depremdeki ölümler göz göre göre gelmiş: Yardım sözü verdiler, hiçbir şey yapmadılar

Elazığ'da bir depremzede, 2010 depremi sonrası binaların çoğunda hasar oluştuğunu belirtirken, 'Sıvalarla buradaki çatlakları kapattılar. Karakol, belediye ve bakanlıktan geldiler. Yardım yapacağız diye söz verdiler. Ancak alakası kalmadı. Kimse yardım yapmadı. İnsanlar mecbur burada oturmak zorunda kaldı' dedi.
209,917BeğenenlerBeğen
4,674TakipçilerTakip Et