Cuma / 25 Eylül 2020

Kıdem tazminatı işçinin iş güvencesidir unutma!

Mehrali Yücedağ yazdı...

205,664BeğenenlerBeğen
8,586TakipçilerTakip Et

Kıdem tazminatı İşçi Sınıfımızın 1936’dan bu güne ekonomik-demokratik bir kazanımı ve iş güvencesidir. İşçilerin kıdem tazminat hakkı 40 yıldır da gasp edilmeye çalışılır. Kıdem tazminatı gasbı kimi zaman fona devredilme, kimi zaman Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) ya da İstihdam Kalkanı Paketi adı altında gündeme gelir. Gelen tepkilerle rafa kaldırılır ama gündemden çıkmaz.

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), emeklilikte oluşacak gelir kaybını telafi edecek, çalışma dönemindeki yaşam standartlarını korumayı sağlayacak ek emeklilik gelirinin oluşmasını ve hane halkı tasarruflarının artırılmasını amaçlayan bir sistem olarak kurgulanmış. Şimdilik, TES sonraya bırakılarak rafa kaldırıldı.

Ama bir kez daha emeklilik sistemimiz ve kıdem tazminatının fona devri gündemimize girmiş oldu.

TES için ek emeklilik geliri denilmişti, değil mi? Evet. İşçilerin ek emeklilik gelirine ihtiyaç mı var? Mevcut emeklilik sistemine göre evet. Bireysel Emeklilik Sistemine (BES) ne oldu? Tartışmaya gerek yok.

Bildiğimiz gibi, önce 2000 yılında, son olarak da 2008 yılında yapılan değişiklik sonrası 4A emekli maaşının hesaplanması 2000 yılı öncesi dönem, Ocak 2000 ile Ekim 2008 arası dönem ve Ekim 2008 sonrası dönem olarak üçe ayrılmıştı.

Durumu en iyi yaşayanlar anlatır. Komşunuz Ahmet Amca ile Mehmet Amca konuşmalarına şahit olmuşsunuzdur. Mustafa Abi onları dinlemiş, Samet kulak misafiri olmuştur.

Ahmet Amca, 2000 öncesi çalışmışlığı çok olduğu için, 2000 sonrası primi fazla olan Mehmet Amcadan daha fazla emekli maaşı aldığını söylüyor. Mustafa Abi emeklilikte yaşa takılmış, yedi yıl beklemiş, 2018 yılında emekli olmuş ve diyor ki benim maaşım sizinkinin yarısı kadar değil.

Samet’in sigortası 2015’de başlamış. Dayanamıyor lafa giriyor amcalar, abiler biz ne yapalım öyleyse diyor.

2008 yılı sonrası SGK girişi olan işçilerin emeklilik maaşları bugünkü değeriyle yani Samet’in maaşı tahminen 900-1.000 TL civarında olacak. Alın bir hesap makinası elinize, sizde hesaplayın. Ve Samet bu kadar çok gelir kaybıyla, hane halkı tasarrufunu bu ücretlerle nasıl sağlayacak, siz karar verin.

Tamamlayıcı emeklilik sistemi ile emeklilik maaşlarının her geçen düştüğünü bir kez daha hatırlamış olduk.

Gelelim kıdem tazminatının fona devredilmesine. Fonun kimler için nasıl kullanılacağına hiç girmeyelim.

Kıdem tazminatının fona devredilmesi, “İşçi kendi isteği ile işinden ayrılsa dahi kıdem tazminatını alacak.” tartışmasıyla ile birlikte gündeme gelir. Ama işçiler neden kıdem tazminatlarını alamıyor? Tartışmaya konu edilmez. Oysa yasada, ‘işçi kendi isteği ile çıkmış veya işveren işçiyi işten çıkartmış olsa da kıdem tazminatını hak eder’ gibi tek bir madde ile tüm işçiler kıdem tazminatını alır.

Mevcut iktidarın ve geçmiş iktidarların hiçbir zaman böyle bir gündemi olmadı.

Ayrıca şunu belirtelim. Kıdem ve ihbar tazminatları için işçilerin açmış oldukları davaların sonuçlanması yılları buluyor. Madem tüm işçilerin kıdem tazminatı alması bu kadar çok isteniyor, ilk önce dava süreçleri hızlandırılsın. Böyle bir şeyde yok.

Bildiğimiz gibi mevcut kıdem tazminatı sistemi her hizmet yılına karşılık 30 günlük ücret üzerinden ödeniyor. TES’e göre 30 günlük kıdem tazminatının 19 günü mevcut sistemdeki gibi devam ederken, 11 günü ise Kıdem Tazminatı Fonu’nda birikecekti.

Samet’i yeniden hatırlayalım. 2015 yılında sigortası başlayan Samet 25 yaşında idi.

Samet, TES ile fonda biriken parasını 35 yıl sonra 60 yaşında alacaktı.

Ama mevcut durumda dahi işten atılan bir işçi kıdem, ihbar tazminatını dava yoluyla 3-4 yıl uzasa da alabiliyor.

Demek ki tamamlayıcı emeklilik sistemi tüm işçilerin kıdem tazminatı alması ile ilgili bir durum değilmiş.

Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek isteniyor. AKP Hükûmeti, kıdem tazminatını fona dönüştürerek Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin bir parçası yapma hazırlığını erteledi. Ama vazgeçmedi. Ve bu hafta Meclis’e gelecek olan İstihdam Paketi Kalkanı ile 25 yaş altı ile 50 yaş üstü çalışanlar için düzenleme olması gündemlerinde. 25 yaş altı ile 50 yaş üstüne esnek, kısmi zamanlı çalışma getirilecek. “Belirli süreli iş sözleşmesinin kararlaştırılan sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona ermesi hali, kıdem tazminatı ödenmesini gerektiren haller arasında sayılmıyor. Bu nedenle de kıdem tazminatı ödenmiyor. İşte tam da bu noktada asıl amaç ortaya çıkmış oluyor. Doğrudan işçilerin kıdem tazminatı almadan, esnek çalıştırılmasının önü açılıyor.

Pandemi sürecinde ve daha önceki dönemlerde ki artan işsizliği patronlar için fırsata çevirme düşüncesi asıl amaç olarak ortaya çıkıyor. Şu anda Türkiye’de işsizlerin çok büyük oranı 25 yaş altı ve 50 yaş üstündekiler arasında yığılmış durumdadır. Böylelikle bu aralıktaki işçiler ile diğer işçiler üzerinde baskı kurma aracı olarak kullanılacaktır.
Yıllarca iş bulamayan işsizler ile işini kaybetmek istemeyen işçiler karşı karşıya getirilecek. Bu durum özellikle sendikal örgütlenmelerde ve işsizlerin iş arayışlarında kendini daha net gösterecektir.

Sendikacılar, kıdem tazminatını kırmızı çizgi olarak görür.

Çünkü kıdem tazminatı işçiler için bir iş güvencesidir. Sendikacılar bu söylemle kıdem tazminatının fona defnedilmesine karşı çıkarlar ancak bu söyleme uygun davranıyorlar mı tartışmasına girmeyeceğim.

Ancak şu bir gerçektir ki kıdem tazminatı fona devredildiği ya da ortadan kaldırıldığı taktirde işçi örgütlenmeleri de, sendikacılıkta mevcut yasalara göre fiilen ortadan kalmış olur.

Bildiğimiz gibi patronlar, sendikal örgütlülük karşısında işçi çıkartmaya gider ama çoğu kez işçilerin kıdem tazminatının varlığı onları engeller. Onlarda farklı baskı yöntemleri denerler. Kıdem tazminatı fona devredilince veya ortadan kaldırıldığında parababaları işe giriş çıkışları kolayca yapacaklardır. Ve sendikaların çoğunluk sağlamalarına olanak vermeyeceklerdir. Ayrıca içeriği tam belli olmayan son tasarıyla, kıdem tazminatı alamayacak ve çalışma süresi belli olan işçilerin yoğun çalıştığı işyerlerinde örgütlenme oldukça zorlaşacaktır.

Kıdem tazminatı sadece işçiler için 13. maaş değildir. Paraya ile ölçülemez.
Kıdem tazminatı iş güvencesidir. İş güvencesi ortadan kalkınca işsizlik, örgütsüzlük ve ucuz işgücü ortaya çıkacak.

Mehrali Yücedağ

Serbest Kürsü

Devrim kurumundan karşı devrimci odak olmaya Diyanet!

Mithat Çelik yazdı...

Merkez Bankası faizi yükselttiği halde niçin sonuç alamıyor?

Mahfi Eğilmez yazdı..

Türkiye solu neden işçilerle bağ kuramıyor?

Mehrali Yücedağ yazdı...

Ne olacak şimdi?

Mehrali Yücedağ yazdı...

Gündem

Berat Albayrak, Barış Terkoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, OdaTV Sorumlu Haber Müdürü Barış Terkoğlu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

İfadeye çağırılan Cübbeli Ahmet emniyete gitti

Kamuoyunda "Cübbeli Ahmet Hoca" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün, bazı derneklerin silahlandığı iddiasına ilişkin ifade verdi.

Gözaltı haberleri sonrası Tanrıkulu’ndan tepki : ” Saraya düğün hediyesi”

Bu sabah yapılan gözaltılar Saray’a düğün hediyesidir

Sırrı Süreyya Önder gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2014'te düzenlenen Kobani eylemlere ilişkin soruşturma kapsamında 7 ilde 82 kişi için gözaltı kararı verdi.

RTÜK’ten Fox TV’nin dizisine o inceleme

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), FOX TV'de yayınlanan "Kimsesizler" adlı diziyle alakalı inceleme başlatıldığını duyurdu.