Kemal Kılıçdaroğlu…
28 Mayıs 2023.
İhanetler sonucu Cumhurbaşkanlığı yarışında kaybettirildi.
5 ay sonra.
5 Kasım 2023.
38. Olağan Kurultayda yaptığı konuşmada , “Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım.” dedi ve tam ihanetten bahsettiği gün yeni bir ihanetle karşı karşıya kalarak Genel Başkanlık koltuğundan da edildi.
6 ay sonra.
27 Mayıs 2024 .
Uzun bir sessizlik sonrası, KRT’de çıktığı özel yayında kendisine sorulan soru üzerine “ihanetin bedelini” ödeteceğini ima ederek “Hançerlerini soğutmasınlar.” dedi.
3 ay sonra
17 Ağustos 2024.
Hacı. Bektaş-ı Veli Anma Töreninde yaptığı konuşmada , “ilk defa” “ARINMA” kavramını kullandı . Ve ihanetlerden , işbirlikçilerden , incitenlerden ve menfaatperestlerden ARINACAĞIZ dedi .
5 ay sonra.
08 Şubat 2025.
Yine KRT’de Gökhan kayış ile yaptığı özel yayında güçlü bir şekilde “Şaibe” vurgusu yaparak “Arınma” konusunu önemle yineledi . Ve hatta sadece CHP için değil , Devlet için de ARINMA konusuna sert cümlelerle değindi.
10 ay sonra.
22 Kasım 2025.
Kişisel X hesabı üzerinden yaptığı videolu paylaşımda da oldukça. sinirli bir şekilde “ARINMA” çağrısı yaptı. “CHP derhal arınmalı” dedi .
***
Bu sıralamaya baktığımızda Kemal Kılıçdaroğlu, aklından geçenleri yeri ve zamanı geldiğinde belirli periyotlarla kamuoyu ile paylaştı diyebiliriz.
Önce hançerlendiği vurgusunu , sonra ihanetin bedelini ödeteceğini , daha sonra da ihanetin bedelini ödeteceği yol ve yöntemi , yani “Arınma” yolunu izleyeceğini kamuoyu ile paylaştı .
Kemal Kılıçdroğlu’nun tüm bu açıklamaları , arada X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımları , zaman zaman verdiği kısa röportajları ve basın açıklamalarını bir süzgeçten geçiren siyasetçiler , gazeteciler , yazarlar, akademisyenler Kemal Kılıçdaroğlu siyasetinin hangi politik düzlemde ilerleyeceğine dair çıkarımlar yaptılar.
***
Yine özellikle , kamuoyunda “Mutlak Butlan Davası“ olarak bilinen dava ile ilgili bir çok teori üretildi. Sonuçla ilgili ihtimal belirtenler , kesin hüküm verenler oldu.
Fakat Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığa geri döneceğini düşünenlerden defacto bir çoğunluğun süreçle ilgili öngörüsü;
1). Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığa döneceği
2). Kemal Kılıçdaroğlu’nun “ARINMA” siyaseti izleyip ihanet edenlerden partiyi arındıracağı üzerineydi .
Sırlama bu şekildeydi.
Fakat çoğunluk yanıldı , paradigma değişti ve sıralama tam tersine döndü .
Yani ;
1)……önce ARINMA
2)……sonra Kılıçdaroğlu’nun Genel başkanlık koltuğuna oturması şeklinde ilerliyor
Bunu somut bir şekilde önümüzde görebiliyoruz .
Hatta daha da açmak gerekirse, başlayan ‘Arınma’ dönemi de iki aşamalı olarak yürütülüyor, yürütülecek.
1). Ekrem Bey ve Belediyeler:
Ekrem Bey , diğer belediye başkanları , bürokratlar …. şu anda CHP’den de devletten de arındırılıyor .
2). Özgür Bey ve CHP Merkez Yönetimi.
CHP’nin Genel Merkez Yönetiminde arınma dönemi henüz başlamadı . Görünen o ki yakın zamanda , CHP yönetiminde de arınma başlayacak. Şimdiye kadar “dokunulmayan” Genel Başkandan, yardımcılarına, milletvekillerinden il başkanlarına, ilçe başkanlarından delegelere varana kadar herkese dokunulacak . Yani arınmada ikinci dönem başlayacak.
İki aşamayı birlikte yürütmenin yaratacağı infial hesap edilmiş olmalı ki, arınma dönemi aşama aşama gerçekleştiriliyor.
Özetle CHP’de arınma başladı ve hatta Ekrem bey üzerinden dönen yargılamalar ile yolu yarıladı. Hem de Kemal Kılıçdaroğlu’nun istediği netlikte.
Hem devlette hem de CHP’de.
İkinci bölüm olan , CHP Genel Merkezinde arınma döneminin başlaması ise eli kulağında. Özgür Özel’in milletvekillerine dönüp “Ben 30 yıl yersem siz de içeri girersiniz.” açıklamaları buna bir işaret . -Kendisi dahil- CHP’li milletvekillerinin fezlekelerinin Meclis koridorlarında ve komisyon masalarında gezmesi de yine arınmanın CHP’de yakın zamanda başlayacağına dair bir delil.
Kısaca anlatmak gerekirse Türkiye siyasetinde ve CHP siyasetinde ;
Önce arınma gercekleşecek, sonra Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlık koltuğuna oturacaktır.
***
Burada Kemal Kılıçdaroğlu’nun pozisyonu ile ilgili hayati bir değerlendirmeyi de mutlaka yapmalıyız.
Kemal Kılıçdaroğlu bu süreçte “iyi ki mutlak butlan veya başka bir yöntemle tekrar Genel Başkan olmadı” diyebilirim.
Çünkü ; Kemal Kılıçdaroğlu bu dönemde Genel Başkan olsaydı burada da yine iki farklı alternatif arasında sıkışıp günah keçisi ilan edilecekti.
Nedir o?
Birinci Alternatif :
Kemal Kılıçdaroğlu Genel baskanlık koltuğuna geri dönseydi doğal bir zaruret ile karşı karşıya kalacaktı. Mecburen CHP’den arındırılmasını istediği , yolsuzluklarla anılan insanları savunmak zorunda kalacaktı. Partinin Genel Başkanı olduğu için Kılıçdaroğlu’na “partilileri savun” denilerek hırsızlık,yolsuzluk ve şaibelere bulaşanları savunması yönünde baskı kurulacaktı. Yani Kemal Kılıçdaroğlu arınmak istediklerinden, arınmak yerine, onları savunmaya zorlanacaktı.
İkinci Aternatif:
Kemal Kılıçdaroğlu yolsuzluğa ve hırsızlığa bulaşan isimleri partiden temizlemeye kalkınca da, ona “AKP yargısı ile hareket ediyor , kendi partililerini savunmuyor, arkasında durmuyor” suçlaması yapılacaktı.
Dolayısıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu süreçte üzerine düşeni en iyi şekilde yaptığını görüyoruz. Sessiz ve sakince izlemek.
Son olarak “ bu süreçte” Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık koltuğuna oturmamasının önemli bir kazanımı da oldu.
Ne istihbarat, ne polis, ne jandarma, ne adli, ne mülki ne de başka bir gücü elinde olmayan Kılıçdaroğlu’nun bu arınmayı sadece partinin genel başkanı olarak yapma ihtimali de yok denecek kadar az olurdu.
Arınma sürecinin bu şekilde ilerlemesi aynı zamanda Kemal Kılıçdaroğlu’nun yıpranmaması açısından da oldukça iyi.
Burada Kemal Kılıçdaroğlu’nun sevenleri için verebileceğim tek tavsiye ise : Sabır ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun suskunluğundaki mesajları duymaya çalışmak. Kemal Kılıçdaroğlu’nun sustuklarını duymak yutkunduklarını görmek için kritik bir dönem.
Son dönemde medyadan , spor camiasından , sanat dünyasından, siyasi arenadan bir çok isim tutuklanıp , cezaevine konuluyor . Bu bölüme devletin kendi içindeki arınma demek doğru olacaktır . Bunun üzerine de uzun uzadıya konuşmak mümkün. Fakat bu başka bir makalenin konusu.
Bu tabloya baktığımızda Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem CHP’de hem de devlet için kararlılıkla üzerinde durduğu “Arınma” çağrısı hayata geçmiş görünüyor.
Tüm bu yaşananlara bakınca hem Türkiye siyasetinin hem de Kılıçdaroğlu genel başkanlığındaki CHP siyasetinin yeni yol haritası ve parolası netleşmiştir: ARINMA .
