HALKWEBYazarlarKarar Sandıkta Verilmez

Karar Sandıkta Verilmez

Seçim günü gelince herkes bir ciddileşiyor. Sanki o kabine girince oturup uzun uzun düşünecek.

0:00 0:00

Seçmen oy vermez. Çoktan verdiği kararı onaylar.

Seçim günü gelince herkes bir ciddileşiyor. Sanki o kabine girince oturup uzun uzun düşünecek.

Açık konuşalım.

Çoğu insan ne yapacağını zaten biliyor. Sandığa fikrini bulmaya gitmiyor. Fikri cebinde gidiyor.

Sonra da kendine bir açıklama yapıyor. Ekonomi diyor, güvenlik diyor, gelecek diyor.

Peki aynı hayatı yaşayan insanlar neden farklı oy veriyor

Çünkü mesele o değil.

İnsan önce bir yere yakın hissediyor. Sonra o hissi savunacak cümleleri buluyor.

Günlük hayatta da böyle. Aynı haberi izliyorsun. Sen doğru diyorsun, yanındaki hiç alakası yok diyor. Haber aynı, bakış farklı.

Siyaset de böyle yürüyor. Bir taraf tehlike var diyor, diğeri değişim lazım diyor. Bu sözler dönüp dolaşıp tekrar ediliyor. Kısalıyor. Sertleşiyor. Bir yerden sonra tek cümleye düşüyor. İnsan da o cümleyi alıp kendi fikri gibi taşıyor.

Medya bunu büyütüyor. Aynı cümleleri tekrar tekrar duyuyorsun. Bir süre sonra kulağa normal geliyor. Çünkü alışıyorsun. Alıştığın şey de doğru gibi geliyor.

İşin garip tarafı şu. Kimse bunun farkında değil. Herkes ben kendi kararımı verdim diyor. Tabii. Herkes çok mantıklı.

Sonra ne oluyor. İnsan karşı tarafı dinlemeyi bırakıyor. Aynı şeyleri tekrar ediyor. Tartışma bitiyor, savunma başlıyor. Sonra iş kimliğe dönüyor. Artık fikir yok, taraf var.

Kararsız dediğimiz insanlar var bir de. Onlar aslında boş değil. Sadece kimseye tam güvenmiyorlar. Son anda küçük bir karar veriyorlar. Ve o küçük karar koca sonucu değiştiriyor.

Bazen hayat araya giriyor. Geçim zorlaşıyor. İnsan durup bakıyor. Ama çoğu yine bildiğine dönüyor. Çünkü insan doğruyu değil, alıştığını seviyor.

Buraya kadar tablo.

Peki ne yapacağız

Seçmeni sandıkta değil, daha önce kazanacaksın.

İnsana önce duygu vereceksin. Güvende hissettirirsen dinler. Umut verirsen kapıyı açar. Sadece veri anlatırsan geçer gider.

Meseleyi basit anlatacaksın. Uzun uzun değil. Net. Akılda kalacak kadar kısa.

Aynı şeyi tekrar edeceksin. Bir kere söylemek yetmez. İnsan duyduğuna alışır, alıştığını sahiplenir.

Güven vereceksin. İnsan söze değil, söyleyene bakar. Tutarlı olacaksın.

Karşı tarafı aşağılamayacaksın. İnsan kendine saldıranı dinlemez.

Kararsıza konuşacaksın. Zaten karar vermiş olanı çevirmek zordur. Ama mesafeli olan hala açıktır.

Gündelik hayata değeceksin. İnsan kendi hayatını duymak ister. Cebini, işini, geleceğini.

Ve zamanında yapacaksın. Seçim haftasında değil, çok önce.

Çünkü insan kararını bir anda vermez.

Sonunda sandık gelir.

Herkes gider, oyunu verir.

Ve herkes yine o gün karar vermiş gibi davranır.

Oysa gerçek çok basit.

Kimse o gün karar vermiyor.

Herkes sadece çoktan verdiği kararı onaylıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI