Bir süredir aynı iddia dolaşıyor. Küba kansere çare buldu deniyor. Bu tür cümleler hızlı yayılır. Çünkü kanser korku ve belirsizlik içerir. İnsanlar kesin bir çözüm duymak ister.
Ama gerçek şu. Kanser tek bir hastalık değildir. Yüzlerce farklı hastalığın ortak adıdır. Aynı organdaki iki kanser bile birbirinden tamamen farklı davranabilir. Bu yüzden tek bir ilaçla bütün kanserleri ortadan kaldırmak mümkün değildir.
Küba’da geliştirilen CIMAvax-EGF adlı aşı bir “çare” değildir. Koruyucu bir aşı da değildir. İleri evre küçük hücre dışı akciğer kanserinde, kemoterapiden sonra bazı hastalarda kullanılan bir destek tedavisidir. Amaç, tümörün büyümesini destekleyen bir maddeye karşı bağışıklık yanıtı oluşturmak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaktır. Bazı hastalarda yaşam süresini uzatabildiğine dair veriler vardır. Ancak kanseri tamamen ortadan kaldırdığına dair bir kanıt yoktur ve dünya genelinde temel standart tedavi değildir.
Bugün kanser tedavisi tek bir yöntemle ilerlemez. Bağışıklık sistemini güçlendiren ilaçlar vardır. Tümörün genetik yapısına göre seçilen hedefe yönelik tedaviler vardır. Bazı kan kanserlerinde hücresel tedaviler önemli başarı sağlamıştır. Cerrahi ve radyoterapi ise hala birçok kanserde en etkili ve bazen tamamen iyileştirici yöntemlerdir. Meme ve prostat kanserinde hormon tedavileri hayat kurtarıcıdır.
Zaman zaman ivermectin ya da fenbendazole gibi ilaçların kanseri iyileştirdiği iddiaları ortaya çıkar. Laboratuvarda bazı hücreler üzerinde etkiler görülmüş olabilir. Ancak bu, insanlarda kanseri tedavi ettiği anlamına gelmez. Bir ilacın gerçekten işe yaradığını söyleyebilmek için insan üzerinde yapılmış, büyük ve kontrollü çalışmalar gerekir. Bu ilaçlar kanser tedavisi için onaylı değildir.
Bugün için net olan şudur. Kansere tek bir çare yoktur. Ama bu umutsuzluk demek değildir. Birçok kanserde yaşam süresi belirgin şekilde uzamıştır. Bazıları kronik hastalık gibi yönetilebilir hale gelmiştir. Erken yakalanan pek çok kanser tamamen tedavi edilebilmektedir.
Kanserde çoğu zaman kaderi belirleyen mucize bir ilaç değil, hastalığın ne zaman fark edildiğidir. Erken yakalanan kanserlerin önemli bir kısmı tedavi edilebilir. Geç kalındığında seçenekler azalır. Bu yüzden düzenli kontrolleri aksatmamak, vücudun verdiği sinyalleri ciddiye almak ve doğru merkezde değerlendirilmek hayati önem taşır.
Gerçek umut, söylentilerde değil; zamanında tanıda ve bilimle planlanan tedavidedir.
