Kaftancıoğlu: Bu cezalandırma davasıdır

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu’nun altı yıl önce yaptığı bazı sosyal medya paylaşımları ve hakkında üretilen sahte içerik nedeniyle yargılandığı davaya bugün devam ediliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu’nun altı yıl önce yaptığı bazı sosyal medya paylaşımları ve hakkında üretilen sahte içerik nedeniyle yargılandığı davaya bugün devam ediliyor.

İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Çağlayan’da görülecek davada, Kaftancıoğlu’ya “Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama”, ”kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret”, ”Cumhurbaşkanına hakaret”, ”halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” ve ”terör örgütü propagandası yapmak” suçlamaları yöneltiliyor.

Kaftancıoğlu hakkında 17 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Kaftancıoğlu önceki duruşmasında savunmasını hazırlamak için ek süre talep etmişti.

CHP’liler İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanarak, Canan Kaftancıoğlu’nu yalnız bırakmadı. CHP Kartal İlçe Başkanlığı ‘Biz de onu savunacağız’ dövizleri açtı.

Duruşma öncesi CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale milletvekili Muharrem Erkek basın açıklaması yaptı. Muharrem Erkek şunları söyledi:

“Bu dava bir intikam davasıdır; bu dava İstanbul’a ve İstanbul’u savunan il başkanımıza karşı açılmış bir davadır. Asla yalnız yürümeyecek! Bu davaya bakan 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ni de ilgiyle izliyoruz. Her nedense tüm önemli siyasi davalar bu mahkemede görülüyor. Barış akademisyenleri, avukatlar, gazeteciler…”

Canan Kaftancıoğlu’nun savunması başladı. Twitter’da “Canan Kaftancıoğlu Davası” adlı hesaptan yapılan paylaşımlara göre Kaftancıoğlu’nun savunması şöyle:

“Çocukluğumun anayurdunun bana öğrettiklerine, çamurlu köy yollarında koştururken kulağıma fısıldadıklarına, insanlığın o kadim hayaline eşitlik, özgürlük ve kardeşlik hayaline daima bağlı kaldım.

Zamana ve zemine göre gelişen ancak değişmeyen, inandığım ve savunduğum tüm değerler, hayatımın şekillendiği tüm zamanlarda yol haritam, pusulam oldu.

Umarım ve dilerim ki; düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde, toplumsal olarak canımızı acıtan, hiçbir ayrım yapmadan, her biri tarifsiz acıyı barındıran güncel olay ve olgular karşısında hiçbir suç kastı ve niyeti taşımadan gösterdiğim toplumsal, siyasal ve insansal sosyal medya paylaşımlarım nedeniyle, bütün dünyanın gözü önünde açık bir hak ihlaline uğramadan bu salondan çıkabilirim.

Umarım, bir siyasetçinin fikir ve ifade özgürlüğüne asgari saygıyı duymayıp kamu gücü ve olanakları ile linç kampanyası başlatanlar karşısında ‘Olsun İstanbul’da hâkimler var!’ demem mümkün olur.

Bu umudum ve dileğim şahsımdan ziyade hukukun üstünlüğüne inanan ancak üstünlerin hukuku altında ezilmeyi reddeden yine hukuk sınırları içinde mücadele edecek olan milyonlar adınadır.

İnsan Hakları Mücadelesi vermiş örneğin işkencenin ne hukukta ne de tıpta çok da dillendirilemediği bir dönemde mahkemelere ve hekimlere yol gösterici olması amacıyla bu konuda tez hazırlamış bir hekimim.

Bu mücadelemde tüm canlıların en temel hakkı olan yaşam hakkını sonuna kadar savunmuş; fikir ve ifade özgürlüğü, aile içi şiddet, çocuk istismarı gibi acı gerçeklikler ise daima ilgilendiğim ve savunduğum konular olmuştur.

Savunduğum bu değerler ve ilkelerle birlikte; 2011-12 yılları arasında CHP İl Bşk Yrd, 12-14 il başkan vekili, 16-18 PM üyesi, 2018 Ocak ayından beri de İstanbul il Başkanı olarak aktif siyasetin içinde bulunuyorum.

İl başkanı seçildiğim ilk günden itibaren yalan ve iftiralarla beslenen ailemi de içine alan korkunç hatta kolay katlanılmayacak, bir karalama kampanyasına maruz kaldım.

Bilinçli ve kasıtlı yapılan o saldırılar ve tehditlerle bugünün taşları döşenmeye başlanmıştı aslında. Neyse ki hayat, o taşlara takılmadan yürümeyi de öğretiyor insana.

İl başkanı seçildiğimin hemen ertesi günü şahsımı hedef göstererek talimat niteliğinde hakkımda “Bedelini ödeyeceksiniz” ithamında bulunanların şu an bizi getirdiği noktadayız.

Çok ilginçtir ki; 13 Ocak’ta il başkanı seçiliyorum. 15 Ocak’ta jet hızıyla başlatılıyor. Aynı gün ne tesadüf ki Cumhurbaşkanı şikayetçi oluyor ve hızlıca soruşturma dosyasına dahil ediliyor.

24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen önce 22 Mayıs 2018’de soruşturma izni veriliyor 23 Haziran seçimlerine giderken iddianame oluşturuluyor ve 5 gün içinde kabul ediliyor.

Mazbatadan bir gün sonra 28 Haziran’da da ilk duruşmamız vardı. Bu gün 18 Temmuz yine bir aradayız.

Sürecin işleyiş hızı, şekli, daha da önemlisi tarihleri alt alta sıraladığımızda söz konusu yargısal sürecin siyasi niteliğini göstermesi bakımından önemli.

Gelelim 7 yıl öncesine. O yıllarda yine aktif siyasetin içindeyken yazdıklarım suç kabul edilmeyerek bugün ‘suç’ olarak değerlendiriliyor olması ve il başkanı seçildikten sonar alçakça saldırıların başlaması oldukça manidar.

İşte bu nedenlerle bu dava bir cezalandırma davasıdır. İstanbul’u yeniden halka vermek üzere yola çıkmış bir il başkanını cezalandırma davası.

Bu dava, muktedire göre şekillenen yargı sisteminin, suçu ve suçluyu iktidar karşıtı olup olmamaya göre tanımlayan bir hukuki anlayışın sonucudur. Bu anlayış emin olun bizler kadar sizleri de mağdur etmektedir.”

Kaftancıoğlu’ya dava öncesi aralarında Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk, oyuncular Füsun Demirel, Levent Üzümcü, İlyas Salman, gözaltında öldürülen gazeteci Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, gözaltında kaybedilen ve daha sonra cenazesi bulunan Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak, Gezi olaylarında yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan, eski milletvekili ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Onursal Başkanı Akın Birdal ve Gezi eylemleri sırasında yaşamını yitiren Ali İsmail Kormaz’ın annesi Emel Korkmaz’ın da bulunduğu çok sayıda kişiden destek geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Elazığ’da: ‘Sizden ricam; olumsuz propagandalara kulak asmayın’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, incelemelerde bulunmak üzere İstanbul'dan Elazığ'a geldi.

Bakan Dönmez’den milletin ufkunu açan deprem açıklaması: Her şeyi devletten beklemek doğru olmaz

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Elazığ'da meydana gelen depremle ilgili bağlandığı HaberTürk canlı yayınında, "Her şeyi devletten beklemek çok da doğru olmaz. Vatandaşlarımız da hassasiyet göstererek tedbir almalı" dedi.

Ekrem İmamoğlu: İki büyük deprem toplanma alanını hizmete açacağız

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Deprem Seferberlik Planı'nı başlakttıklarını dile getirerek, "Çok yakın zamanda da 2 tane büyük deprem toplanma alanı ve eğitim parkını hizmete açacağız" dedi.

AFAD’dan son açıklama: 20 can kaybı, 1015 yaralı

AFAD'dan sabah saat 07.30 sıralarında yapılan açıklamada depremde 20 vatandaşın hayatını kaybettiği belirtildi.

Devlet Planlama Teşkilatı’nın projesini reddettiği Prof. Naci Görür, Elazığ depremini Ekim ayında böyle tespit etmiş!

Deprem uzmanı Naci Görür'ün 6 Ekim 2019'da CNN Elazığ ve çevresini vuran depremi nokta atışıyla işaret ettiği ortaya çıktı.
209,914BeğenenlerBeğen
4,679TakipçilerTakip Et