Siyasetin en temel sorunlarından biri, kadınların hâlâ ayrı bir başlık altında, ayrı bir yapı içerisinde ve çoğu zaman erkek egemen siyaset anlayışının sınırları içerisinde değerlendirilmesidir.
Artık kadın kotası tartışmasını aşmanın, kadın kolları anlayışını sorgulamanın ve gerçek anlamda eşit temsiliyeti hayata geçirmenin zamanı gelmiştir.
Parti programlarında kadın kotası yerine cinsiyet ayrımı gözetmeksizin eşit temsil hakkı esas alınmalıdır.
Çünkü mesele kadına bir “kontenjan” vermek değildir.
Mesele, kadını siyasetin doğal ve eşit öznesi olarak kabul etmektir.
Hacı Bektaş Veli’nin insan merkezli öğretisinde ifade edilen anlayıştan hareketle:
“Eş değil, eşitiz.”
İşte siyasetin de bugün ihtiyacı olan anlayış tam olarak budur.
Kadın kolları adı altında kadınları siyasetin ana gövdesinden ayrı bir yapılanmaya hapsetmek, iyi niyetli bir örgütlenme modeli olarak görülse bile, zaman içerisinde kadınların siyasetin karar mekanizmalarındaki konumunu ikincilleştirme riski taşımaktadır.
Kadın neden ayrı bir kolun içerisinde siyaset yapmak zorunda olsun?
Neden parti yönetiminde, karar organlarında, adaylık süreçlerinde ve siyasi iradenin oluşturulduğu her alanda erkeklerle eşit biçimde yer almasın?
Kadın kolları değil, eşit temsiliyet!
Artık hedefimiz kadınları siyasete “dâhil etmek” değil, siyaseti kadınlarla ve erkeklerle birlikte, eşit yurttaşlık temelinde yeniden kurmak olmalıdır.
Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu konuda öncü olması gerekir.
CHP, yalnızca söylemde değil, kendi örgütlenme ve temsil anlayışında da eşitliği hayata geçirmelidir. Parti programından kadın kotası anlayışının kaldırılması ve yerine eşit temsil ilkesinin konulması, Türkiye siyaseti açısından önemli bir demokratik dönüşüm olacaktır.
Bu, yalnızca kadınların meselesi değildir.
Bu, demokrasinin meselesidir.
Çünkü bir toplumun yarısını oluşturan kadınların karar mekanizmalarında eksik temsil edildiği bir siyasal düzen, ne kadar demokratik olduğunu iddia ederse etsin, gerçek anlamda eşitlikçi değildir.
Artık kadınlara siyasette “yer açmak” değil, kadınlarla birlikte eşit bir siyaset kurmak zorundayız.
Kadın kollarına sıkıştırılmış kadın siyaseti değil…
Erkek egemen yapılara eklemlenmiş kadın temsili değil…
Eşit yurttaşlık, eşit söz, eşit yetki ve eşit temsil!
CHP, Türkiye’de bu dönüşümün öncüsü olabilir.
Hatta olmak zorundadır.
Çünkü gerçek yenilenme, sadece kadroları değiştirmekle değil; siyasetin zihniyetini değiştirmekle mümkündür.
Kadın kolları değil…
Eşit temsiliyet!
Kadına ayrı bir kol değil, siyasetin tamamında eşit söz ve eşit yetki.
Eş değil, eşitiz.
Ve gerçek demokrasi ancak eşitlikle mümkündür.
Veysel Demirpençe yazdı

