HALKWEBYazarlarJ/Anti-Emperyalistler Üzerine Bir Not

J/Anti-Emperyalistler Üzerine Bir Not

Dün mazlumların, mağdurların haklarını savunduklarını iddia edenler; bugün dört bir yandan emperyalist ordularla kuşatılmış, ekonomisi ambargolarla çökertilmis, halkı açlığa mahkûm edilmiş Venezuela’nın liderini “diktatör” ilan edecek kadar savrulmuş durumdalar.

0:00 0:00

Dün “Ne Amerika ne Rusya, tam bağımsız Türkiye!” sloganları atan, anti-emperyalist kimlikleriyle övünenlerin önemli bir kısmı bugün geçmişlerini unutmuş görünüyor. Aynı kişiler şimdi, j/anti-emperyalistliğe soyunmuş durumda.

Dün ulusların kendi kaderini tayin hakkını savunanlar; bugün emperyalistlerin bağımsız bir ülkenin devlet başkanını kaçırmasını eleştirmeyi bırakın, bu suçu işleyen emperyalistleri savunacak noktaya gelmişler.

Dün mazlumların, mağdurların haklarını savunduklarını iddia edenler; bugün dört bir yandan emperyalist ordularla kuşatılmış, ekonomisi ambargolarla çökertilmis, halkı açlığa mahkûm edilmiş Venezuela’nın liderini “diktatör” ilan edecek kadar savrulmuş durumdalar.

Dün Che Guevara’nın, Allende’nin, Fidel Castro’nun, Chavez’in fotoğraflarını evlerinin duvarlarından indirmeyenler; dillerinden Güney Amerika devrimcilerinin mücadelesini düşürmeyenler…

Bugün ise o devrimcilerin anılarını, eserlerini, yoldaşlarını yok etmek; topraklarına, madenlerine, petrollerine çökmek için her yolu deneyen emperyalistlerin safında duruyorlar.
Bu nasıl bir paradokstur? Anlamakta gerçekten zorlanıyoruz.

Peki, Venezuela’da emperyalistlerin şakşakçılığını yapan bu j/anti-emperyalistleri biz nereden tanıyoruz?

Biz bunları “Yetmez ama evet”çiliklerinden tanıyoruz.
Biz bunları seçimleri boykot ederek ülkenin bugünkü rejimine dolaylı destek vermelerinden tanıyoruz.
Biz bunları CIA’dan beslenen, emperyalistler tarafından fonlanan Taraf gazetesiyle kurdukları ortaklıklardan tanıyoruz.
Biz bunları Soros vakıflarının kurduğu sözde sivil toplum örgütlerinden aldıkları fonlardan tanıyoruz.
Biz bunları, “Vatanı bir kadın memesine satarız” diyenlerle kurdukları yoldaşlıklardan tanıyoruz.
Evet, evet…
Vatanı bir kadın memesine satmayı göze alanlar, vatanını korumak isteyenlerin mücadelesine mi saygı duyacaktı?

Bunlar; vatanı satmayı meşru görürken, bırakın Maduro’ya yapılanları kınamayı, onunla birlikte tutsak edilen eşinin gözüne atılan yumruğu bile kınayamadılar.
Biz bunları, o morarmış gözlere vurulan elleri öpmelerinden tanıyoruz.
Ve o mor gözlerle bakıyoruz onlara.
Biliyoruz ki o morluklar yalnızca düşmanın eseri değildir; j/anti-emperyalistlerin de payı vardır.

Şunu iyi bilin:
Maduro’nun ellerindeki zincirler bir halkın onuruna vurulmuştur.
Ama bir kadının gözüne indirilen o yumruk, tüm insanlığa vurulmuştur.
Sizler her dönemin, her devrin dönenlerisiniz.
Dün anti-emperyalist, bugün j/anti-emperyalist, yarın oryantalist…
Aklıma meşhur Bursa türküsü geliyor:

Bursalı mısın kadifeli gelin
Çaydan mı geçtin?
Yanakların al al olmuş
Konyak mı içtin?
İçtiğimiz konyak
Mezemiz kaymak
Sen kimin yârisin yavrum
Her yanın oynak…

Sizin de parayı görünce her yanınız oynuyor.
Son Söz
Atalarımız ne demiş:
“Kork korkmazdan, utan utanmazdan.”
Ben sizlerden utanıyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI