Salı / 29 Eylül 2020

İşçilerin sağlığı patronların karından önemlidir

Mehrali Yücedağ yazdı...

205,589BeğenenlerBeğen
8,579TakipçilerTakip Et

Her sistemde üretimi işçiler yapar.

Bakmanız gereken üretim biçimidir ve işçilerin çalışma koşullarıdır. Üretim yapılırken işçilerin çalışma koşulları insan odaklı olmazsa işçilere ölüm reva görülür.

Bu anlamda kapitalist sistemde çalışma koşullarının, işçi sağlığının, insanın hiçbir değeri yoktur. Aynı zamanda doğayı katleder, doğada yaşayan canlılara yaşama hakkı tanımazlar.
Kapitalistler için varsa yoksa daha fazla sömürü daha fazla kârdır. Daha fazla kar daha fazla sömürü için işçiler güvencesiz koşullarda, kölece şartlarda ucuza çalıştırılır. Parababaları için kâr her şeyin üstündedir.

Bu durumu en açık ve en acı biçimiyle pandemi sürecinde görüyor, yaşıyoruz. İşçilerin, emekçilerin sağlığı pandemi ile birlikte daha çok konuşulur oldu. Ancak mücadele konuşulmuyor. Sadece işçilerin sağlığının önemsenmeden çalıştırıldığı konuşuluyor. Ki işçilerin sağlığı pandemi öncesinde de hiçe sayılıyordu. İşçiler madende, fabrikada, yolda, kargoda, inşaata yada kot taşlarken ölüyordu. 15-16 saat yoğun çalışma koşulları altında ucuza çalışırken streste, yorgunlukta ölüyordu. Sakat kalıyor, vücudunun bir parçasını parababalarına bırakıyordu. Niçin? Parababaları daha çok kâr etsinler diye.

İşçiler koronavirüste ölürken, koronavirüs belasıyla uğraşırken Covid-19 iş kazası ve meslek hastalığı olmaktan çıkartıldı. Niye? Patronlar işçileri bu süreçte daha pervasızca çalıştırsınlar diye.

Sağlık emekçileri, market, iletişim, bilişim, eczane, banka, elektrik, tesisat, dogalgaz çalışanları, depocular, postacılar, kargocular, kurye, güvenlikçiler, otobüsçü, taksici minibüscü, şoförler, nakliyeciler sokağa çıkma yasağı olduğu günlerde dahi çalıştılar. Ve yasağa rağmen, özel izinle işe gitmek zorunda bırakılan işçiler oldu.

Pandemi süreci bir kez daha hatırlattı ki işçiler hayatın devamını sağlıyor. Ama işçiler hayatın devamını sağlarken hayatından oluyor.

Vestel’de 7 işçinin Covid-19 sebebiyle hayatını kaybettiği, fabrikada vaka sayısının 1000 olduğu ifade ediliyor. Vestel ‘Dost Teknoloji ile Türkiye Vestelleniyor’ diyerek üretime devam ediyor. Kazanıyor.

Vestel kazandıkça işçiler ölüyor. Neden? İki tane daha fazla buzdolabı üretmek için mi?
Dardanel fabrikasında çalışan 40’ın üzerinde işçinin Covid-19 testi pozitif çıktı. Çanakkale İl Hıfzıssıhha Kurulu anında devreye girdi. Dardanel patronları işçileri, kapalı devre çalışma sistemi adı altında 14 gün süreyle fabrikada tutma kararı aldı. Evlerinde karantinada olan ayrıca yıllık izinde olan işçiler de olmak üzere fabrikanın tüm işçileri öğrenci yurtlarına yerleştirdi. Covid-19 teşhisi konulan işçiler gündüzleri üretim için servislerle fabrikaya taşıyor ve çalıştırıyor. Neden? Dardanel patronu iki kutu daha fazla dardanel piyasaya sürsün yada “Türkiye’nin Balık Uzmanı” sloganına devam etsin diye mi?
Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MUSİAD) izole üretim üsleri olası bir salgına depreme karşı üretimi devam ettirmek için bölgeler oluşturacak. Oralarda çalışacak olan işçiler ve aileri toplumda izole edilecek.

Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) üyesi patronların, fiziki mesafe kuralları kontrol etme iddiasıyla işçilerin boynuna ‘MESS-SAFE’ isimli cihazı takmak istiyor. Neden? İşçilerin sağlığını düşündükleri için mi?

Hepsinin tek amacı var, daha fazla kâr.

DİSK’in örneğinden yola çıkalım. Mesela, örneğin, farz edelim buzdolabı üretmek işçilerin sağlığını bozmaz. İşçilerin hayatı ürettikleri ürünlerle kıyaslanamaz. Şunu netçe ortaya koymamız gerekiyor. Üretim yapıldığı için işçiler ölmüyor. Üretim yapılırken önlem alınmadığı için işçiler ölüyor. Önlemler de patronların kârını azalttığı için alınmıyor. Adını doğru koyalım, eveleyip gevelemeye gerek yok. İşçiler parababalarının daha fazla kâr hırsı için ölüyor.

Buzdolabı kapitalist sistem de ihtiyaç olduğu kadar komünist sitemde ihtiyaçtır ve kullanılacaktır. Yani hangi sistemi savunursanız savunun bugün buzdolabı, yarın başka bir şey üretilmeye devam edecektir. Önemli olan kapitalist sistemde işçilerin sağlığını koruyacak, insanca yaşayabilecek bir ücret insan onuruna yaraşır çalışma koşulları yaratma mücadelesi vermektir.

İşçilerin sağlığı patronların kârından önemlidir. Elbette bunu işverenler için sadece işçileri fedakarlık yapmaya çağıran, sendikal faaliyetler askıya alınmasını önerenler algılayamaz.
Tek Gıda İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, sarı sendikacılara tercüman oldu. Web sitelerinde var. “ Kimse zorla çalıştırılmıyor, kimse zorla işyerinde tutulmuyor, işletmelerimiz elinden gelen bütün tedbirleri almış durumdalar, yüzlerce, binlerce, onbinlerce insanın çalıştığı iş kolunda münferiden bu tür olaylar olacaktır ve her birey kendi çevresinde ilişkilerinde sosyal mesafe dediğimiz koruma tedbirleri de dahil her tür tedbirlerleri, işyeri dışında ve içinde kendimizi koruyarak ve düşünerek almazsak iş yerinde ortaya çıkan virüs vakalarının sorumlusu işletmelerimiz ve işverenlerimiz olamaz.” Tekrar yazıyorum bu sözler bir patrona ait değil bir sendika genel başkanına aittir.

Bu tür sendikacılar işçilerin sağlığını düşünebilir mi? İşçilerin sağlığını korumak için mücadele eder mi? Bu sorulara cevabı Tek-Gıda İş Sendikası, sendikal mücadelenin yüz akıdır diyen yada bu tür sendikaları işçilere mücadeleci sendika olarak yutturmaya çalışan sözde solcular cevap versin.

İşçilerin sağlığını koruyacak birçok önlemi alt alta sıralayabiliriz. Dezenfaktan, günlük testler, çalışma alanında ki sosyal mesafe, maske, en az 14 gün işyerinin kapatılması ve buna karşılık işçiler ücretli izin gönderilmesi gibi önlemler. Dedim ya çok sayıda önlem sıralanabilir. Ama tek bir önlem diğer tüm önlemleri hayata geçirir. Ve işçileri hayatta tutar. O da işçilerin örgütlülüğüdür. Yaşanılan kanunsuzlukları, hukuksuzlukları, işçilere kölelik eylemler dayatılmasını dur diyecek ve işçilerin sağlığını koruyacak tek güç işçi sınıfının örgütlü gücüdür.

İşçilerin sağlığı, patronların kârından önemlidir.

Bu gerçeği sadece Nakliyat-İş Sendikası mı görüyor? Ki pandemi sürecinde
‘İşçilerin sağlığı, patronların kârından önemlidir’ diyerek eylemler yapıyor, mücadele ediyor.

Anlamak ve anlatmak için mücadeleden başka yol yoktur.

Birazda sınıf bilinci…

Mehrali Yücedağ

Serbest Kürsü

Devrim kurumundan karşı devrimci odak olmaya Diyanet!

Mithat Çelik yazdı...

Merkez Bankası faizi yükselttiği halde niçin sonuç alamıyor?

Mahfi Eğilmez yazdı..

Türkiye solu neden işçilerle bağ kuramıyor?

Mehrali Yücedağ yazdı...

Ne olacak şimdi?

Mehrali Yücedağ yazdı...

Gündem

Aleyna Çakır soruşturmasında kritik gelişme!

Ankara’da evinde ölü bulunan Aleyna çıkarın evinin önündeki kamera kayıtlarına ilişkin iki farklı polis raporu hazırlandı. İlk rapora göre olay gecesi binanın önünde iki kişi bulunurken son rapora göre ise evin önünde sadece Ümitcan Uygun’un olduğu belirtildi.

Kayıp işçi, başından vurulmuş halde ölü bulundu

Zonguldak'ta ailesinin kayıp ihbarında bulunduğu temizlik görevlisi Mehmet Y.'nin (54), başından tek kurşunla vurulmuş cansız bedeni bulundu.

Albayrak Yeni Ekonomi Programı’nın hedeflerini açıkladı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Yeni Ekonomi Programı'nı (YEP) açıkladı. Albayrak, 2023'teki işsizlik hedefini yüzde 10,9 olarak belirlediklerini söyledi. Yeni Ekonomi Programı'nda büyüme hedefleri, 2021 için yüzde 5,8, 2022 ve 2023 için yüzde 5 oldu.

Ahmet Hakan’dan Kim Kardashian’a: Sen kimsin?

"Adı 'Kim' olan birine 'Sen kimsin' demenin dayanılmaz tadını tatmak az şey değildir hani"

Dolar ve euro’dan rekor

Dün 7.83'ü aşarak rekor kıran dolar/TL bugün de 7.85'i geçerek rekor kırarken, euro da 9.16 ile tarihi zirvesini yeniledi.