İşçi masada kaldı, memur can çekişiyor: Yüzde 15 isterken yüzde 8’e imza

Barış Düdü yazdı...

Türk-İş kamu işçisinin 2019-2020 yıllarındaki mali ve sosyal haklarının belirlendiği 2019 Dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi’nde AKP hükümetiyle anlaşarak masadan kalkmayı tercih etti. Mutabakatla sonuçlanan toplu sözleşmeye göre kamu işçisinin ücreti 3 bin 500 liranın altında ise 150 lira iyileştirme, tüm işçilere ise 2019 yılı için 8+4, 2020 yılı içinse 3+3 ve enflasyon farkı oranında zam yapılacak. Türk-İş ilk altı ay için %15 ve 300tl seyyanen zam talep ederken taleplerinin çok altında kalan bu sözleşmeyi neden imzalamıştır? Başkan Atalay bayram öncesi hükümetin teklifini yüksek sesle red ederken, bayram sonrası 3 aşamalı bir eylem planı açıklamışken, bugün hangi şartlar gereği toplu sözleşmeyi imzaladığı akıllarda soru işaretleri yaratmıştır. Sayın bakan Selçuk toplu sözleşme sonrası basına yaptığı açıklamada, Türkiye ekonomisinin 3,5 kat büyüdüğünü söylemiş ancak kamu işçisinin %3’lük refah payı talebini tereddütsüz red etmiştir. Yani sözde büyüme yine işçiye, emekçiye yansımamıştır. Türk-İş başkanı Atalay ise basına hiç bir açıklama yapmayarak bir nevi memnuniyetsizliğini göstermiştir. 2019-2020 toplu sözleşmesi kamu işçileri için hüsranla sonuçlanmış, işçiler açlık ve sefalet ücretine mahkum edilmiş, bir halk deyimiyle işçi masada kalmıştır.

Memur Sen’in talebi gerçeklerden uzak!

Memurlar içinse toplu sözleşme sürecinde son bir haftaya girilmiştir. AKP hükümeti adına Çalışma Bakanı Selçuk 16 Ağustos’ta zam tekliflerini açıklayacaktır. 20 Ağustos’ta ise görüşmeler sona erecektir. Bilindiği üzere Memur sen 2020 ve 2021 yıllarını kapsayan toplu sözleşmesi için 25 Temmuz’da hükümete yaptığı teklifte kamu çalışanlarının taban aylığına seyyanen 200 lira, ilk yıl yüzde 8+7, ikinci yıl yüzde 6+6 zam ve birinci yıl yüzde 3, ikinci yıl yüzde 2 refah payı talep etmiştir. Kamu çalışanlarınca bu talep ihtiyacın çok altında ve ekonomik gerçeklikten uzak bulunmuş, mutfaktaki yangını söndürmeyeceği, gerçek enflasyonun %50 leri bulduğu belirtilerek Memur Sen’e ağır eleştiriler yöneltilmiştir. Geçen toplu sözleşmede yaşananlar da emekçilerin Memur Sen’e olan güvenini büyük oranda sarsmıştır. Gelinen süreçte kamu işçilerinin durumuna bakılırsa, 16 Ağustos’ta hükümet Memur Sen’in talebinin de çok altında bir teklifle masaya gelecektir. Yıl sonunda enflasyonda tek hane söylemini yükselten hükümet bu vesileyle kamu emekçilerinin kemerlerini daha da sıkacaktır. Benim tahminim hükümet tarafından ilk yıl için %4+4 ve 120 TL seyyanen, ikinci yıl için %3+3 ve enflasyon farkı teklif edilecektir. Refah payının memurlara da verilmeyeceğini tahmin etmek zor değildir.

3600 ve Vergi Dilimi

Memurlarca yüzdelik zam kadar önemle takip edilen bir diğer konu ise vergi diliminin %15’de sabitlenmesi ve 1 yıl önce söz verilen 3600 ek göstergenin bir an önce verilmesidir. Tüm çalışanlar vergi dilimlerindeki adaletsizlikten ve sömürüden son derece rahatsızdır. Yıl içinde %20’lik vergi dilimine girmeyen çalışan yoktur. Hatta bir çok memur %27’lik vergi dilimine girmekte ve bu haksız düzene isyan etmektedir. Vergi diliminin %15’de sabitlenmesi kamu çalışanları için büyük bir kazanım olacaktır. Ancak Memur Sen’in mücadeleden çok uzak olan sendikal anlayışı ve emekçinin sorunlarından bi haber bürokratik sendikal yapısı, vergi dilimi kazanımını toplu sözleşme masasından söküp almaya asla yetmeyecektir. 3600 ek gösterge ise Cumhurbaşkanı tarafından iki defa vaat edilmiştir. Bu toplu sözleşmede de verilmezse ilk seçimin vaadi olmak üzere tozlu raflardaki yerini alacaktır.

Üzülerek görüyoruz ki kamu işçilerinin umutları toplu sözleşme masasında kalmıştır. Memurların umutları ise can çekişmektedir. Tabiri caizse bir hafta sonra sözleşme masasında iki ceset görürsek şaşırtıcı olmayacaktır.

Barış DÜDÜ
Birleşik Kamu-İş
3.Dönem MYK üyesi

En çok okunan haberler

Saç baş yolduran iddia… Tuğçe Kazaz Erdoğan’a danışman mı olacak?

AKP iktidarı lehine çıkışlarıyla gündemde tutunmayı başaran eski manken Tuğçe Kazaz’ın, Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı’na getirileceği öne sürüldü.

Dünyaya rezil olan Hilal Kaplan’dan açıklama: Trump şaka yaptı

ABD Başkanı Donald Trump'a sorduğu soru ve aldığı ironik yanıt ile sosyal medyanın gündemine oturan Sabah yazarı Hilal Kaplan, ilk kez konuştu.

Yılmaz Özdil’den çok konuşulacak Hilal Kaplan çıkışı: Dünyanın şapşal dediği Trump bile…

Erdoğan’ın ziyaretine ilişkin konuşan Yılmaz Özdil ABD ziyaretine ilişkin, “AKP iktidarı sıkışmış durumda. AKP dünya tarihinin en derin ekonomik krizi ile karşı karşıya. Askeri vesayete karşı geldiğini söyleyen AKP, en ağır cunta yönetimlerinden bile daha ağır bir tablo ile karşı karşıya. Ben gücümü bir tek Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinden alıyorum. Başımıza bunların geleceği orada yazılı. Harekete geçmek için talimat beklemeyin diyor” yorumunda bulundu.

Dünyaya rezil olan Pelikancı Hilal Kaplan’ı ilk savunan bakın kim oldu?

Yaptığı hareketle dünyaya rezil olan Yandaş Hilal Kaplan'ı ilk savunan Vatan Partililer oldu. 

Ekrem İmamoğlu Abdullah Gül’ün sinsi planını nasıl bozdu?

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tekrar aynı göreve gelmek için çalıştığını ancak “bu planı” İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bozduğunu öne sürdü.

Feyzioğlu coştu: Suriye’nin tamamını güvenli bölge yapalım, AVM’lerle ihya edelim

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Suriye'deki gelişmelerle ilgili konuştu, "30 kilometrelik derinlikteki güvenli bölge bizim için yetmez. Suriye'nin tamamını birkaç sene içerisinde güvenli bölgeye çevirmek bizim elimizde." dedi.

Temiz hava satışı başladı… 15 dakikalık temiz hava 24 lira!

Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi, 5 Kasım’da hava kirliliği oranında tüm zamanların rekorunu kırdı.

Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı Fatih Tezcan’a soruşturma!

Ankara’da yaşayan Güven Ertürk isimli bir vatandaş, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı Fatih Tezcan’ın Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik hakaretlerini Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikayet etti. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı, Tezcan hakkında soruşturma başlattı. 

İmamoğlu toplu ölümlere ilişkin ilk kez konuştu!

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, son günlerde siyanürlü toplu ölümlere ilişkin ilk kez konuştu. İmamoğlu'nun dün Londra'da yaptığı konuşmada ölümlere ilişkin "insanlarımız bilinmeyen sebeplerle hayatlarına son veriyorsa bunun sebebi; bugüne kadar İstanbul görevini yapmadı demektir. Çünkü İstanbul, Türkiye’nin motor gücüdür. İstanbul iyiyse, Türkiye de iyi olur. İstanbul’da yönetim ahlakı varsa, inanın o Türkiye’ye de yansır. İstanbul’da kamu hukuku korunuyor, insanlara iyi davranılıyorsa Türkiye’ye yansır" ifadelerini kullandı.

İBB’de üst düzey istifa

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun çağırmasıyla Balıkesir'den gelip, Ulaşım Daire Başkanlığı görevine başlayan, öğretim üyesi Dr. Taylan Engin istifa etti.

AKP’li Başkandan Trabzonlulara: Sizi biz Müslüman yaptık

Maraş'ın AKP'li Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, Trabzonlu bir kadına "Sizi biz Müslüman yaptık" dedi.