İlahiyatçı yazardan dolar fetvası: Yastık altında para tutmak caiz değil

Yeni Şafak yazarı İlahiyatçı Hayrettin Karaman, "Kriz anında yastık altında para tutmak caiz değildir" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türk lirasının dolar karşısındaki büyük değer kayıplarının ardından “Yastığınızın altındaki dövizleri Türk lirasına çevirin” çağrısı yapmasının ardından ilahiyatçı yazar Hayrettin Karaman Yeni Şafak’taki köşesinde, “Darlık, kriz, olağan dışı haller sebebiyle toplum para ve servetin harcanmasına ihtiyaç duyduğunda bu ihtiyacı giderecek kadar harcama yapılması gerekir ve ihtiyaca rağmen parayı yastık altında tutmak caiz olmaz; normal hallerde ise servetin zekâtı ve diğer hakları ödendiği sürece biriktirmede sakınca bulunmaz” ifadelerini kullandı.

Karaman’ın yazısından bir bölüm şöyle:

”Altın ve gümüşü; yani parayı ve serveti biriktirip Allah yolunda harcamayanlardan maksat yalnızca Ehl-i Kitap din adamları değildir; kim olursa olsun bunu yapıyor, servetin devlete ve topluma olan borcunu ödemiyorsa bu tüyler ürperten tehdidin hedefidir. Burada dikkat isteyen iki nokta tasarruf ve harcama ile ilgilidir. Meşru bir amaçla para ve servet biriktirmek, serveti israf etmemek (tasarruf) yasak değil, gereklidir; menedilen, hoş görülmeyen ise amaçsız biriktirme ve/veya gerektiği gibi harcama yapmaktan (infak) geri durmaktır. Gerektiği gibi harcama yapmaktan maksat ise bir yandan servetin devlete ve topluma olan borçlarını (zekat, vergi vb.) ödemek, diğer yandan sahibinin ve toplumun menfaati için serveti sermaye yaparak yatırım ve üretime sarf etmektir.

İslam tarihinde para ve servet biriktirmenin caiz olup olmadığı konusu tartışılmıştır. Buhârî’nin nakline göre sahâbeden Ebû Zer (r.a.) Şam’da bulunurken Muâviye ile bu konuda farklı yorumları oluyor. Muâviye yasaklanan biriktirmenin Ehl-i Kitab’a ait olduğunu söykerken Ebû Zer, “Hayır, yasak ve tehdit hem onlar hem de bizim için geçerlidir, kişinin ihtiyacından fazlasını biriktirmesi caiz değildir” diyor. Muâviye onu Halîfe Osman’a (r.a.) şikayet ediyor, Hz. Osman da Ebu Zerr’i Medîne’ye çağırıyor. Medîne’de halk onun etrafında toplanmaya, onu dinlemeye ve konuyu tartışmaya başlıyor. Ebu Zer bir fitneye sebep olmaktan çekinerek durumu Hz. Osman’a arzedince, “İstersen buradan yakın bir yere git” tavsiyesinde bulunuyor, o da Rabeze’ye gidip orada yaşamaya devam ediyor ve “Başıma bir siyâhîyi başkan yapsalar ona da itaat ederim” diyor.

Müfessir Kurtubî’nin Ebu Zerr’in görüşü ile ilgili şu yorumu da güzeldir:

“Darlık, kriz, olağan dışı haller sebebiyle toplum para ve servetin harcanmasına ihtiyaç duyduğunda bu ihtiyacı giderecek kadar harcama yapılması gerekir ve ihtiyaca rağmen parayı yastık altında tutmak caiz olmaz; normal hallerde ise servetin zekâtı ve diğer hakları ödendiği sürece biriktirmede sakınca bulunmaz.”

Son Haberler