Salı / 19 Ocak 2021
Ozan Nazım Türk
Ozan Nazım Türk
Siyaset Bilimci

İktidar patronlara 100 milyar dağıtıp neşen yerinde derken Dünya ülkelerinin salgın paketinde neler var?

203,493BeğenenlerBeğen
8,644TakipçilerTakip Et

Bütün dünyayı şu anda etkisi altına almış olan COVID-19 isimli Korona Virüsü diğer ülkelere oranla ülkemizde daha geç etkisini göstermeye başladı.

Dünya Sağlık Örgütü tarafında “Pandemi” yani salgın olarak tanımlanan COVID-19 virüsü için bütün dünya ülkeleri önlemlerini almaya çalıştılar fakat başlarda hem toplumlar hem de devletler bu virüsü o kadar da ciddiye almadılar.Etkilerini tam olarak görmeye başladıktan sonra teker teker en yüksek seviyeden önlemler almaya ve bu önlemleri açıklamaya başladılar. Türkiye’ye virüsün geç gelmesi aslında bizim açımızdan bir avantajdı fakat virüsün ülkeye girip yayılmaya başlamasından önce gerektiği gibi önlemleri alamadık.

Diğer ülkelerin yaşamış olduğu sıkıntılardan ders çıkaramadık.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca her ne kadar şahsi olarak özverili bir şekilde çalışsa da sadece açıklama yaparak veya yorgunluktan gözlerinin kan çanağına dönmesi, krizi yönetmek açısında maalesef yeterli olmuyor. Belli bir süre vaka sayısı resmi açıklanan rakamlara göre az olsa da en son umre ziyaretinden dönen vatandaşlarımızın ülkeye giriş yapmasından ve kendileri için alınmış olan tedbirlere şiddetle direniş göstermelerinden dolayı hastalık hızla yayılmaya devam etmektedir.

Buraya kadar anlatmış olduklarım aslında herkes tarafından bilinen ve gündemi takip eden herkesin az da olsa hemfikir olduğu konulardı.

Aslında bu konuların uzmanlardan tarafından konuşulması ve tartışılması ayrıca sağlık açısından ne gibi tedbirler alınması gerektiğinin veya hangi konularda yanlışlar yapıldığının konuşulması gereklidir. 

Bu yazıda temel olarak ortaya koyacağımız konu ise hem ekonomik olarak hem siyasi olarak ülkelerin ne gibi önlemler aldığı olacaktır. Koranavirüs can almaya devam ederken aynı zamanda bütün dünya ülkelerinin ekonomileri de ciddi anlamda bozulmaya başladı. Bu bağlamda Avrupa ülkeleri ile Kuzey Amerika ülkelerinin aldığı tedbirler ile Türkiye’nin aldığı tedbirleri karşılaştıracağız.

18.03.2020 tarihinde Çankaya Köşkü’nde Korona Virüs ile Mücadele Eşgüdüm toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 21 maddelik tedbir paketi maddelerini açıkladı.

Bu açıklama öncesinde şahsen ülke için kaygılarım vardı. Birçok vatandaşımız evlerinde veya iş yerlerinde ‘acaba işten çıkarmalar olacak mı, maaşlarımızı alabilecek miyiz, ücretsiz izinler başlayacak mı’ diye gerçekten endişe içerisindeydi. Açıklamalardan sonra bu kaygılar azaldı mı? Tabi ki hayır! Paket içerisinde firmalar için ve emekliler için alınmış bazı doğru tedbirler olsa da çalışanların durumlarını iyileştirmeye yönelik elle tutulur bir adım atılmadığını görebiliyoruz. Şirketlerin ayakta kalabilmelerini sağlayacak vergi ödemelerinin ertelenmesi, sigorta primi ödemelerinin ertelenmesi gibi konularda destek verilmiş. Küçük ve orta ölçekli işletmeler içinde bazı önlemler alınmış. Bu salgın yüzünden en fazla etkilenen sektör olan Turizm sektörü ile ilgilide umut verici önlemler mevcut fakat çalışanlar ile ilgili paketin için gerçekten elle tutulur bir önlem yok. Paketin içerisinde asgari maaş ile ilgili destek var fakat zaten bu destek, sene başında daha virüs ortada yokken açıklanmıştı. Sosyal devlet anlayışını benimsemiş ülke olarak açıklanan bu paketler sadece işverenleri ve bir nebze olsun emekli vatandaşlara yönelik çıkarılmış gözüküyor.

Özellikle piyasalarda likitide sorununu aşmak için tedbirlerin çoğunluğunu piyasalara ve sermayelere vermek anlayışla karşılanabilir fakat yok denecek kadar az şekilde, kendi vatandaşına bu kötülüğün yapılmaması gerekiyor.

Örnek olarak Kanada’yı ele alalım… Kanada başbakanı şirketler ile ilgili tedbirlerini ve vatandaşlarına olan tedbirlerini ayrı ayrı açıkladı. Açıklamasında ise önceliğini vatandaşlara verdi. İşçilere ve ailelere geçici gelir desteği verileceğini açıkladı. Aynı zamanda işçiler için uzun vadelik gelir desteği vereceğini açıkladı. Vergiler üzerindeki esnekliklerden tutun birçok konuda vatandaşını rahatlatacak önlemleri almış bulunuyorlar. Sert kapitalist olarak bilinen A.B.D.’nin bile kendi vatandaşına yönelik tedbirleri mevcut. Ağırlıklı olarak tedbir paketi şirketler üzerine olsa da çalışanlara yönelik tedbirleri almayı unutmamışlar. A.B.D. vatandaşlarına karşılıksız olarak 1000 Dolar vermek için çalışmalarını sürdürüyor. 

Fransa yaptığı açıklamada gerekirse şirketleri kamulaştıracaklarını söylediler. Aynı zamanda Fransız vatandaşlarının kira giderleri ve fatura giderlerinin erteleneceğini açıklandı. İspanya ise hastanelerin hepsini kamulaştırdığı ve sağlık açısında vatandaşlara gerekli desteğe vereceğini açıkladılar. Dünyada devletlerin vatandaşları ve çalışanları için nasıl tedbirler almaya çalıştıklarını bu örneklerle görebiliyoruz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmış olduğu açıklamalar ve tedbirler ise maalesef diğer ülkelerin almış olduğu tedbirlere yaklaşamıyor bile. Burada yapılması gereken eleştiri ise her seferinde güçlü ekonomisi olduğunu iddia eden hükümetin aldığı bu tedbirler olmalı.

Madem o kadar güçlü bir ekonomimiz var o zaman neden bu kriz zamanında vatandaşın refahını arttıracak tedbirleri almıyoruz da göz boyamak için söylemlerde bulunuyoruz?

Sosyal devlet anlayışı ile yönetilen bir ülkede bu tedbirler ne yazık ki sınıfta kalmış durumda. Umarız ilerleyen zamanlarda vatandaşı ilgilendiren kendi hanesini ilgilendiren ve bir nebze olsun vatandaşa bu sıkıntılı zamanında gerçek anlamda destek olacak ve endişesini giderebilecek önlemler alınır. 

Yazarın Diğer Yazıları