Herkeste Nükleer var bende de olacak!

201,488BeğenenlerBeğen
8,770TakipçilerTakip Et

Sivas’ta gerçekleştirilen Orta Anadolu Ekonomi Forumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nükleer güce sahip olan ülkelerin, Türkiye’nin nükleer silahlara sahip olmasını yasaklamalarının kabul edilemeyeceğini söyledi.

Konuşmasının tepe yaptığı, dinleyicilerinin içlerinin gıcıklandığı tam o anda, sesini kademe kademe yükselterek, “Birilerinin elinde nükleer başlıklı füze var, bir tane iki tane değil… Ama benim elimde nükleer başlıklı füze olmasın! Ben bunu kabul etmiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine, “Şu anda dünyada gelişmiş ülkeler içinde neredeyse nükleer başlıklı füzesi olmayan ülke yok, hepsinde var. Hatta isim vermeyeceğim. Bir tanesi şu anda cumhurbaşkanı değil, ziyarete gittiğimde bana dedi ki, ‘Bize böyle böyle diyorlar, benim elimde şu anda 7 bin 500 kadar nükleer başlıklı var ama Rusya’nın Amerika’nın elinde 12 bin 500, 15 bin nükleer başlıklı füze var, ben de yapacağım” şeklinde devam etti.

Nükleer silahların yıkım gücü geçmişte kiloton üzerinden ölçülürken bugün megaton değeriyle ölçülüyor. Yani Hiroşima’nın şehir merkezini yok eden bombalardan, tüm İstanbul’u yok edecek bombalara doğru evrildik.

Bununla da yetinmedi insanoğlu, Kıtalararası Balistik Füzelerle (ICBM) birden fazla savaş başlığını tek bir füzeye ekleyerek bir taşla 4,6,8 ve hatta 10 hedefi vurmayı başardı.

Kendi gücünden korkan insanoğlu ‘Nükleer determinasyon’ kavramını bu yüzden yarattı. ‘Sen beni yok edebilirsin ama ben de seni yok ederim’ dengesi Soğuk Savaş boyunca bozulmadı. Demir Perde’nin yıkıldığı, Sovyetlerin yeniden Çarlık Rusya’sına geçiş yaptığı günümüzde de bu denge hala sağlam görünüyor.

Nükleer Başlık Taşıyan Orta Menzilli Füzelerin üretimini ve bulundurulmasını yasaklayan ilk Nükleer kısıtlayıcı anlaşma START’ın bugün ABD Başkanı Trump tarafından ‘geçersiz’ hale getirilmesi her ne kadar o ince dengeyi biraz sarstıysa da Nükleer Güç olmak caydırıcılığını koruyor.

Peki, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan bu açıklamasıyla ne anlatmak istedi?

Nükleer silahlardan çarşıda, pazarda satılan bir ürünmüş gibi bahseden Erdoğan’a bu silahların yaratacağı yıkım anlatıldı mı?

Ya da nükleer determinasyon hakkında bir fikri var mı? Soğuk Savaş’tan bugüne Türkiye’nin de zaman zaman rol aldığı bu ince denge oyununun hikâyesini biliyor mu?

Biliyorsa ve Nükleer güç olmayı hayal ediyorsa bu denli pervasız, basit bir konuymuş gibi ‘Onlarda var, biz de yaparız’ sözleri komik kaçmıyor mu?

Yabancı bir ülkede Dışişleri Bakanlığı çalışanı olduğunuzu düşünün. Erdoğan’ın açıklamasını okuduğunuzda bir kıkırdama gelmez miydi? Yoksa korkar mıydınız?

Bir Türk vatandaşı olarak beni asıl korkutan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklamayı ‘bilmeden’ yapmış olma ihtimali.

Erdoğan, nükleer determinasyonu, Soğuk Savaş tarihini, bir nükleer silahın kapasitesini ve diğer ülkelerde yaratacağı korkuyu bilmiyor. Dolayısıyla sözlerinin yaratacağı etkiden de habersiz.

Belki o an Sivas’ta bulunması nedeniyle kendi seçmenlerine coşku vermeye çalıştı… ‘S-400 aldık, tank yaptık, uçak yaptık, füze yapıyoruz, müthiş ilerliyoruz bizi kıskanıyorlar’ diyen seçmenine bir de ‘NÜKLEER SAHİBİ olacağız’ dedirtmek istedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Nükleer Silah politikasını, dileğini, erincini İÇ POLİTİKA malzemesi yapmak ne kadar doğru?

Muz Cumhuriyeti olmuyor muyuz böyle olunca!

Üçüncü dünya ülkeleri bile Nükleer Silah Programlarını ‘barışçıl amaçlarla yürütülen Nükleer çalışmalar’ olarak gizlemeye çalışırken, ulu orta ‘SİZDE VAR BİZDE NEDEN YOK’ demek…

Ben bu ülkeyi gerçekten seviyorum sayın okuyucu.

Böylesine ağır heder edilmesi beni kahrediyor.

Biz ne yaptık da başımıza bunlar geldi?

Başımızı iki elimizin arasına alıp bunu uzun uzadıya düşünmemiz gerekiyor.

Burak Kılavuzoğlu

Yazarın Diğer Yazıları