Salı / 1 Aralık 2020

Hazımsızlık

Mehrali Yücedağ yazdı...

204,505BeğenenlerBeğen
8,581TakipçilerTakip Et

Kıdem Tazminat hakkımızın ortadan kaldırılmak istendiği şu günlerde, iki yıldır tazminat hakları için Nakliyat-İş öncülüğünde mücadele eden, direnen Makro Market İşçileri kazanmaya başladı. Kıdem tazminat hakları ödeniyor.

6500 Makro Market işçinin yasal tazminat hakları gasp edildi. Nakliyat-İş öncülüğünde işçiler İstanbul, Ankara, Konya, Kayseri, Mersin Malatya’da parababalarının işçi düşmanlığına, sarı sendikacılığa karşı mücadele ediyorlar.

İşçinin yasal tazminat hakları gasp ediliyor, işçilerin mücadelesine destek vermesi gerekenler susmayı seçiyor. Anlamak zor.

Susmak kabul etmektir. Sınıf mücadelesinde susmak ise haksızlığı, hukuksuzluğu kabul etmekle birlikte parababalarına destek vermektir. İşçilerin mücadelesi karşısında parababalarından yana taraf olmaktır.

Makro Market İşçilerinin mücadelesinin çok yönlü haber değer vardır. Haberi
gazeteciler yazmadı, televizyoncular görmedi.

Nakliyat-İş basın açıklamasında mücadele sonucunda “Türkiye genelinde toplam 256 mağazada çalışan 6500 makro market işçisinin toplam tazminat alacakları 55 milyondur. Bugün yatan tazminatlarla birlikte toplam 38 milyon tazminat tutarı işçilere ödenmiştir.” diyor. Yani eğer işçiler mücadele etmemiş olsaydı işçilerin tazminat hakkı gasp edilmiş olacaktı.
Bir yönü daha var. Dava açanlar davayı kazansalar dahi konkordato sürecini beklemek zorunda kalıyor. Ama direnen, mücadele eden işçiler haklarını alıyor. Haber yapamadılar.

Türkiye’nin en büyük market zincirinin nasıl batırıldığını hiç araştırmadılar.
6500 işçinin yasal tazminat hakkı gasp edildi, ilgilenmediler. Görmeleri de beklenmiyordu. Parababalarının medyası işçilerin hak arama mücadelesini vermez. Geçelim.

Hakları için mücadele eden işçilere karşı üç maymunu oynayanlar, sendikalar, kendine sol sosyalistler, sözde işçiden yanayım diyenler, işçi haberi yapan gazeteler, dergiler, sınıf dayanışmasından, örgütlülükten, mücadeleden söz edenler işçiler mücadele ederken sustu. (Birgün Gazetesi zaman zaman haber yaptığı oldu)

Örgütsüz, birbirini tanımayan yüzlerce işçiyi bir araya getiren kendi iş kolunda olmadığı halde Makro Market İşçilerine sahip çıkan Nakliyat-İş’i anlayamadılar. Hatta ona karşı düşmanlaştılar. Doğalında Nakliyat-İş düşmanlığı işçi düşmanlığına dönüştü.

Belki de, Real ve Uzel Makina İşçileriyle Makro Market İşçileri arasındaki sınıf dayanışması ve ‘kahrolsun sarı sendikacılık’ sloganı onları korkuttu.

Makro Market İşçileri kazanmaya devam ediyor.
Hiç düşündünüz mü, işçilerin parababalarına karşı mücadelesini duymayanlar, işçiler haklarını kazandığında nasıl davranır?

Duymayacak, görmeyecek konuşmayacaklardır diye düşünüyorsanız, doğru düşünüyorsunuz.

İşçilerin mücadelesini görmeyenler, işçiler mücadelesini kazanınca da görmezler, görmek, duymak, konuşmak istemezler. Bu bir hazımsızlıktır.

Dispepsi (hazımsızlık) nedir?

Dispepsi (hazımsızlık), çoğu zaman yemek yemeye bağlı olarak gelişse de bazı durumlarda enfeksiyonlar veya kullanılan birtakım ilaçlara bağlı şekilde de ortaya çıkabilen karnın üst bölgesindeki ağrı ve şişkinlik hissidir.

Tıp literatüründe yoktur ama hazımsızlık sadece yeme içmeye bağlı değildir. Hazımsızlık özellikle, sözde sınıf mücadelesi veriyorum diyenlerde kendini gösterir.
Kendilerine rağmen bir kazanım varsa;
İşçi sınıfı ile bağlarının olmayışı ortaya çıkmışa;
Ve bazılarının parababalarıyla olan ilişkisini açığa çıkartmışsa;
Sarı sendikacılıklar teşhir edilmişse şişkinlik yapar.

Görmezseler de, duymazsalar da, konuşmazsalar da, yazmazsalar da gerçek değişmiyor. İki yıldır kıdem tazminat hakları için mücadele eden Makro Market İşçileri Nakliyat-İş öncülüğünde kazanmaya başladı.
Gerçekler hazımsızlık, şişkinlik yapar.

 

Serbest Kürsü

Sendikalaşmaya karşı ücretsiz izin dayatması

Mehrali Yücedağ yazdı...

Kim kazanmıştı?

Mehrali Yücedağ yazdı...

Hazımsızlık

Mehrali Yücedağ yazdı...

Sınıf mücadelesi havuz problemi gibidir

Mehrali Yücedağ yazdı...

Prof. Dr. Taner Timur yazdı… Erdoğan ve AKP’nin fikri iktidarı?

Prof. Dr. Taner Timur yazdı...

Gündem

Enver Aysever: Acaba aynaya bakıp ‘Ben ne ettim’ diye soruyorlar mıdır kendilerine?

Sözü Bilim Kurulu’na getireceğim. Aydın kimse ‘kandırıldık’ bahanesi ardına saklanamaz. Aklıma geldi, bir ara ‘akil adamlar’ vardı hani, memlekete barış getireceklerdi. Saray’dan aldıkları komutla...

Acun’un acımasızca kovduğu MasterChef yarışmacısı Uğur’a sosyal medya sahip çıktı!

Son 8 yarışmacının kaldığı MasterChef Türkiye'de Uğur Deniz Yılmaz, yarışmadan diskalifiye edildi. Bir hafta önce diskalifiye edilmesine rağmen kameralar karşısında Uğur Deniz Yılmaz'a yaşatılanlara tepki yağdı.

HaberTürk yazarı Par: Borsa İstanbul’un Katar’a satışını çıkıp açıkça anlatın

HaberTürk gazetesi yazarı Kübra Par, Borsa İstanbul’un yüzde 10’unun Katar’a satılmasına ilişkin olarak bilgilendirilme yapılması gerektiğini belirtti.

‘Hükümet yıl sonuna kadar uygulanacak yeni tedbirler almaya hazırlanıyor’

Gazeteci Candaş Tolga Işık, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda koronavirüs tedbirleri kapsamında hükümetin bugün yıl sonuna kadar uygulanacak yeni tedbirler almaya hazırlandığı bilgisini paylaştı.

MAK Danışmanlık’ın yaptığı son ankette dikkat çeken detay! Sadece üç parti barajı geçebiliyor…

MAK Danışmanlık’ın 14-24 Kasım tarihleri arasında yaptığı anketten çarpıcı sonuçlar çıktı. 67 ilden 5 bin 700 kişiye yapılan ankete göre bugün seçim olsa barajı 3 parti geçebiliyor. Öte yandan ankete katılanların yüzde 58’i bugün seçim olsa 24 Haziran’da oy verdiği partiye yeniden oy vermeyi düşünmüyor.