Hakları için mücadele eden işçilere sendikalar neden sahip çıkmaz?

Mehrali Yücedağ yazdı...

201,488BeğenenlerBeğen
8,784TakipçilerTakip Et

Hakları gasp edilen ve gasp edilen hakları için mücadele eden, direnen işçilere karşı sendikalar neden sessiz, duyarsız kalır? Hatta işverenlerle birlikte davranır? Ve de hatta işçilere karşı saldırgan, düşmanca tutum içerisinde olurlar? Sizin de dikkatinizi çekti mi? 

Neden sorusunu hiç sordunuz mu?

Neden
Sendikalar işçiler olduğu için vardır. Öyleyse neden sendikalar işçiler için mücadele etmiyor? 

İşçi olmazsa sendikaların varlığının bir anlamı yoktur. Ama sendikalar işçileri umursamıyor. Neden?

 

Sendikalar haklarını arayan işçilerden neden uzak dururlar? Sendikalar haklarını arayan işçilerden uzak duruyor mu? Görünen odur ki evet.

 

Soyut konuşmayalım. Somut konuşalım. Real, Makro, Uzel Makina Direnişlerini Sendikalar, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ görmezlikten geliyor. Neden? Onlar sendika değil, sarı sendikacılık yapıyorlar mı diyeceksiniz? 

DİSK ve bağlı sendikalar da haklarını arayan işçilerden uzak duruyor. Bir sözünüz var mı? Onlara ne diyeceğiz? 

 Evet bu üç direnişi hiçbir işçi konfederasyonu, sendika ağzına almıyor. Neden? Onları bu direnişlere karşı tutan birileri mi var? (yanlış anlaşılma olmasın bugün ülkemizde birçok direnişe karşı tavır küçük farklarla aynıdır.)

 

Duymamış olabilirler mi? Hayır, duymamış olamazlar. Dünyanın birçok ülkesinde dayanışma mesajları geliyor bu direnişlere. Türkiye’de duyulmamasına imkan yok. 

 

Real İşçileri 30 aydır yasal hakları için direniyor. 1700 Real işçisi kapı önüne konulmuş. Üstelik TÜRK-İŞ’e bağlı Tez Koop-İş üyesiydiler.   Ve bu işçiler Tez Koop-İş’in önce İstanbul 1 Nolu Şubenin önüne sonra Ankara’da Genel Merkezinin önüne siyah çelenk koyarak protesto etti. 

Makro Market İşçileri 16 aydır direniyor. 6500 işçinin hakkı gasp edildi. 

Her iki direnişte Türkiye’nin birçok ilinde eylemler yaptı, eylemlerine de devam ediyorlar. 

Uzel Makina işçileri 11 yıl aradan sonra sokağa indi. Gasp edilen hakları için 14 aydır direniş yapıyorlar. Hakkı gasp edilen 1000 işçi var. Bu işçiler TÜRK-İŞ’e bağlı Türk Metal Sendikası üyesiydi. 

Bu işçilerde önce İstanbul’da 1 Nolu şubenin, sonra Ankara’da Türk Metal Sendikasının genel merkezi önüne, protesto amaçlı siyah çelenk koydular. Uzel Makina İşçileri İstanbul’da meydan meydan eylemlerini sürdürüyorlar. 

 

Bu direnişlere DİSK/Nakliyat-İş Sendikası öncülük yapıyor. Bu anlamda DİSK ve bağlı sendikaların duymamış olmaları da imkansız.  

Bu işçilerin işçi olduğuna mı yada haklarını aradıklarına mı inanılmıyor ki, direnişleri yok sayılıyor, susuşa getiriliyor? 

 

Bu direnişlere Nakliyat-İş öncülük yaptığı için mi görmezlikten geliniyor? Nakliyat-İş Sendikası sınıf sendikacılığı yapıyor. İşkolu ayrımı yapmadan hakları gasp edilen tüm işçilerin yanında yer alıyor. 

Bu nedenle görmezlikten geliniyor olabilir.  Ama tek başına neden sorusunun cevabı olmaz. 

 

Neden? 

 

Sendikalar, Real ve Uzel Makina işçilerinin üyesi oldukları Tez Koop-İş ve Türk Metal Sendikasını karşılarına alamadıkları için mi bu direnişlere karşı sesleri çıkmıyor? Olabilir. Ama bu da tek başına Neden sorusunun cevabı olamaz. Çünkü hakları için direnen, hakkını arayan tüm işçilere karşı benzer bir tutum var. Mesela, Makro Market işçilerini de görmüyorlar. Onlar hiç bir sendikanın üyesi değildi. 

 Öyleyse sendikaların hakkını arayan işçilerden uzaklaşması ve onlara karşı mücadele eder duruma gelmesinde başka bir neden olması gerekir. 

 

Neden? 

 

TÜRK-İŞ Genel Başkanı, kamuda çalışan işçilerin sözleşmesini, teklifin çok altında imzalamasını, açık kalan mikrofonda Uzasa işi karıştıracağız. En azından kapattım böyle…” demişti.  Bu bir neden olabilir mi? Evet. 

 

Türkiye İşverenler Sendikası Konfederasyonu’nun (TİSK) ev sahipliğinde ki ‘Birlikte Türkiye Mümkün’ seminerinde TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK Genel başkanları alkışlandı. Bu bir neden olabilir mi? Evet. 

 

Son dönemde işçiler sendikacılara, sendikal örgütlenme aşamasında patron, genel müdür, müdür, şefle görüştünüz mü demeleri boşuna olmuyor. 

Birçok işyerinde işverenin oluru ile sendikalar örgütlenme yapıyor. İşçilerde bunu biliyor. Ona göre davranıyor. Bir prosedür gereği sendikalara üye oluyor.

Sendikaya değil patrona veya işveren vekillerine daha çok güveniyor.

 

Özellikle belediyelerde sendikalar belediye başkanlarının icazetiyle(örgütleniyor değil) üye yapıyor. Ve bu nedenle belediye seçimlerinden sonra işçilerde de sendika değişim hareketi başlıyor.

 Bugün sendikalı işçi sayısı en çok belediyelerdedir. Ve artık çok açık bir biçimde Sendikalara, Belediye Başkanın tamam dediği kişi başkan olarak seçiliyor. 

Ve o başkanlar Türkiye’de ki sendikal harekete yön veriyor. Konfederasyonların yönetimini belirliyorlar. 

Böylelikle icazetle sendikacılık dalga dalga büyüyor. 

 

Memur sendikalarının örgütlenme tarzına hiç girmeyelim 

 

Sonuç olarak, eğer işçiler sarı sendikacıların isteği doğrultusunda hak aramayı kabul ederse sendikalar o işçilerin yanında gözüküyor. Sahip çıkıyor demiyorum, yanında gözüküyor diyorum. Çünkü o hak aramanın başı da sonu da, varacağı yerde bellidir. Parababaları için sorun teşkil etmez. Ve o işçilerin kontrol altında tutulması da gerekir. Sarı sendikalar ve sendikacılar tamda bu iş için vardır.  İşçileri bir oldu bittiyle satmak için hazırda beklerler. İşçilerin mücadeleye, örgütlülüğe olan güveni kırarlar 

Sendika; işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular yönünden çıkarlarını korumak, yeni haklar sağlamak ve onları daha da geliştirmek amacıyla Sarı sendikacılarla aralarında kurdukları birliğe dönüşmüş durumdadır. Bundan dolayıdır ki Parababaları sendikaları iş ortağı gibi görüyor. 

Bundan dolayıdır ki sar sendikalar, haklarını arayan işçilerden uzak duruyor ve mücadelelerini engellemeye çalışıyorlar.  Kendi teslimiyetlerini işçi sınıfımıza dayatıyorlar. 

 Real, Makro Market, Uzel Makina İşçileri Nakliyat-İş öncülüğünde, parababalarının işçi düşmanlığına ve sarı sendikacılığa karşı mücadele veriyor. İşçiler hakkını arıyor. Yani demem o ki sarı sendikacılar hakkını arayan işçilerden korkuyor.  Onlar için sorun işçilerin, haklarını sarı sendikacılara rağmen aramasında. Ve o işçilerin her türlü engellemelere, baskılara rağmen kazanacak olması sarı sendikacıların kabusu oluyor. Ya direnen işçiler kazanırsa?  İşte en büyük neden bu. İşte bundan dolayı hakları için direnen mücadele eden işçiler ve onlara öncülük eden sınıf sendikacıları yok sayılıyor, susuşa getiriliyor.

 Neden çok açık değil mi? 

Mehrali Yücedağ

 

spot_img

Gündem