Gördünüz mü? Nurullah Başkan haklıymış…

201,488BeğenenlerBeğen
8,791TakipçilerTakip Et

“Entel-dantel Baba” Sedat Peker, son açıklamalarıyla HKP Genel Başkanı Sayın Nurullah Ankut’u doğruladı. Başkana Ankara 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 1 yıl 2 ay 22 cezanın yeniden yargılama konusu olması kaçınılmaz oldu. 

Bildiğimiz gibi, 2015 yılında Adana ve Hatay’da durdurulan MİT TIR’larında yapılan aramada Suriye’ye gönderilen silahlar bulunmuştu. Bunun bir savaş suçu olduğundan bahisle Halkın Kurtuluş Partisi adına Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM)’ye başvurulmuştu. 

Sırf şikâyet hakkını kullandı diye HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut hakkında “Kamu görevlisine hakaret” suçundan TCK m. 123/1-a maddesi uyarınca ceza verilmişti. 

Üstüne üstlük, bu davanın şikayetçileri arasında olan Efkan Ala bir de 50 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Yani haksız kazanç elde etme peşinde vatandaş.

Verilen karar her ne kadar şu anda Yargıtay incelemesindeyse de Sedat Peker’in sekizinci videosundaki; anlatımlarından sonra Nurullah Başkan’a verilen ceza otomatikman hükümsüz kalmıştır. Dolayısıyla halen devam etmekte olan tazminat davası da konusuz kalmış durumda.

Kimse bize; “bir organize suç örgütünün sözleriyle mahkeme kararı hükümsüz kalır mı” demesin. 

Adam somut konuşuyor ve yaşadıklarını anlatıyor. Devletin bakanlarıyla, emniyet kuvvetleriyle kurduğu ilişkileri, nasıl iş tuttuklarını anlatıyor.

Aynen şöyle diyor:

“Şimdi geldik konumuza…

“MİT tırları yakalandıktan sonra benim kafamda bir şeyler oluştu. Biz oraya hem toplumun duygularını yükseltmek hem de oradaki kardeşlerimize yardımcı olmak için, Bayırbucak Türkmenlerine diğerlerine insansız hava aracı, kıyafetler ama çok fazla, oradaki tüm savaşçılara yetecek kadar. Telsizlerden tutun çelik yeleklerden onlar bunlar tırlarca. Bu projeyi düşündük, o milletvekili arkadaşımıza da ilettik, o da iletmesi gereken yerlere de iletti. Tamam. Sonra dediler ki, biz ek tırlar verelim, sizin tırlarla birlikte. 

“Bizim tırlar Sedat Peker yardım konvoyu diye gidiyor, basına resimler veriyoruz ama benim adıma giden diğer araçlar var. Onlar da başka yerlerdeki Türkmenlere gidiyor diye biliyoruz ama araçlarda ne olduğunu bilmiyoruz. Silah var biliyoruz, bilmiyoruz dediğim, çocuk değiliz. Bu da normal, olması gereken şey. Bu MİT tarafından değil, askeriye tarafından da değil, SADAT tarafından organize ediliyor.

“Bunların hepsini ben kendi paramla alıyorum, onlar hariç, onları onlar, benimle ilgisi yok. Ama benim adıma gidiyor, işlem yapılmıyor, kayıt yapılmıyor, direkt geçiş yapılıyor. Sonra ben yüklü miktarda Mitsubishi araçlar yollamaya başlayınca dediler bize de verebilir misin, tamam dedim. Türkmenler her yerden teşekkür ediyorum araçları aldık diye. Yav bir iki tanesi Arapça konuşuyorlar, Arapça konuşmalarında sorun yok, bizim Türkmen arkadaşlar bunlar El Nusra’cı dedi. Allah Allah… Bizim diğer arkadaşlar da diyor ki, bu gidenler El Nusra’ya gidiyor. Evet. Benim üzerimden gönderiyorlar ama ben yollamadım SADAT’çılar yolladı.”

Yani bir organize suç örgütü liderinin “kafasında oluşan proje” bir milletvekili aracılığıyla devlete iletiliyor, devlet de buna dahil oluyor. Peker’in TIR’larının yanına ek TIR’lar da veriyor. 

Adamın yaptığı silah kaçakçılığı, kara para aklama. AKP’giller de buna ortak oluyor. Söylenen bu.

SADAT’çılar hemen “iftira” diye açıklama yaptı. 

Zaten hep bunu yapıyorlar. 

Binali de oğlunun uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddiası için “yalan, iftira” açıklaması yapmıştı.

O günlerde Tuğrul Türkeş’de bir TV kanalında;

“Bizi izleyenlerin huzurunda yemin ediyorum. Vallahi ve billahi o silahlar Türkmenler’e gitmiyordu. Bilerek söylüyorum. İddia ederek söylüyorum. Bizim o bölgeyle irtibatımız var. Bayırbucak Türkmenleriyle, Halep’tekilerle irtibatımız var” ifadelerini kullanmıştı.

Daha sonra bu adamı Başbakan Yardımcısı bile yaptılar. 

Ama HKP’nin sadece suç fiilleriyle ilgili araştırma yapılsın, sorumlular cezalandırılsın talepli dilekçesi bunları korkutmuştu. Hemen Başkan’a dava açmışlardı.

Nurullah Başkan, mahkemedeki ifadesinde Bayırbucak Türkmenlerinin şefinin sözünden de bahsetmişti.

“Abdurrahman Mustafa, Ahmet Hakan’a konuşuyor. Konuk oluyor konuşuyor. 

“Ahmet Hakan soruyor: “TIR’larla silahlar geldi mi size Türkiye’den?” 

“Verdiği cevap aynen şu: 

“Bu uluslararası savaş suçudur. Bunu söyleyemem, her türlü desteği verdiğini söylemekle yetinirim.” 

“Şimdi buradan biz ne anlıyoruz? 

“Biz felsefede Hermeneutik diye bir ders gördük. Yani yorumlama, yorum bilgisi. Şimdi bu sözden çıkan anlam, açıkça şudur: Silah geldi dersem bu savaş suçudur ama her türlü desteği verdi Türkiye. Her türlü… Silah savaş suçudur diyor, ama her türlü desteği verdiğini söylemekle yetiniyor. 

“Ne zaman verdi Türkiye Türkmenlere her türlü desteği? Onu da söyledi. O MİT TIR’ları olayında, 2014 Ocak’ında vermedi. Dosyaya koydum ben o zaman. Dosyada var. Türkmen liderlerinin görüşmelerini, hatta küfürlü konuşuyorlar, telefon konuşmalarında kendi aralarında. 

“MİT TIR’ları olayının olduğu anda vermedi. O silahlar Türkmenlere gitmiyordu o zaman. O yakalanan, dosyada CD ve görüntüleri olan silahlar, Türkmenlere gitmiyordu. Dosyada koyduğum o telefon tapesine göre Türkmen liderleri kendi aralarında telefonla konuşuyorlar. Bize gelmez, diyorlar. Onlara gider. Hatta küfürlü konuşuyorlar, sinkaflı. Bize verirler mi? Vermezler, onlara verirler, diyorlar. Ama şimdi imajı düzeltmek için o tarihten sonra Türkmenlere de silah gitmeye başladı. Bu Türkmen lideri ondan böyle diyor. 

“Ondan önce nereye gidiyor? 

“El Kaide’ye, El Nusra’ya, ÖSO’ya gidiyor, IŞİD’e gidiyor silahlar.”

Nurullah Başkan bu tespitleri 20 Ocak 2016 tarihindeki duruşmada yani yaklaşık 5,5 yıl önce yapıyor. 

Yani Suriye’de eli kanlı irticacılara yardım etmek için Bayırbucak Türkmenlerini kamuflaj olarak kullandıklarını açık ediyor. 

Ve söyle diyor:

“Neymiş? 

“Çeşitli ülkelerden toplanan Ortaçağcı cihatçılarmış. ABD Planı çerçevesinde bunlar Bayırbucak Türkmenlerini olduğu gibi çok küçük oranda da olsa Suriye Arap Halkını kandırabiliyorlar. Onları da hükümete karşı kışkırtıyorlar ve sonunda kırdırıyorlar, yerlerinden yurtlarından ediyorlar. 

“Suriye’deki bu Türkmen katliamının da sorumlusu ABD-AB Emperyalistleri ve onların maşası AKP İktidarı, Suudi Krallığı, Katar Emirliği’dir. 

“Binlerce yıldır vatanlarında rahatça yaşayan Türkmenler artık vatanlarından da olmuştur, canlarından da. Çünkü BOP Planı’nda Suriye’de bir Türkmen bölgesi yoktur. Bu nedenle, oradaki Türkmenler de yok sayılacaktır. 

“İşte bu şekilde yok ediliyorlar.”

Geldiğimiz aşamada, Nurullah Başkanın mahkemede, bilimin gücüyle yaptığı bu öngörülerin bir kez daha doğrulandığını görüyoruz.

Üstüne bir de organize işlerin fiilen içinde yer alan mafya babasının açıklamaları geldi. 

İşte bunun için Nurullah Başkan hakkında verilen ceza kararı hükümsüzdür. 

 

30 Mayıs 2021

Yazarın Diğer Yazıları