Göçmen tartışmasında Erdoğan ve Bakanlar hakkında “Anayasayı İhlal’den” suç duyurusu!

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Afganistan’da Amerika lehine Taliban’a karşı çatıştırılan ve NATO güçlerinin çekilmesiyle birlikte sahipsiz bırakılan militanların Türkiye’ye getirilmesine karşı Cumhurbaşkanı ve Bakanlar hakkında suç duyurusunda bulundu.

Afganistan’dan yola çıkıp İran topraklarını da serbestçe geçerek, hiçbir Covid-19 önlemi alınmadan, aşı olup olmadıkları kontrol edilmeden Türkiye’ye giriş yaptırılan militanların halk sağlığını da tehlikeye attıkları ve bu kişilerin Avrupa’ya geçmemesi karşılığında AKP iktidarının Avrupa Birliği ve ABD’den rüşvet aldığı iddiasıyla Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları harekete geçti.

5 İSME “ANAYASAYI İHLAL” SUÇLAMASI

HKP avukatları, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ticaret Bakanı Mehmet Muş hakkında “Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma”, “Anayasayı İhlal”, “Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma” suçlarını işlediklerini iddia ederek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

“AKP’NİN OY DEPOSU…”

HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen suç duyurusu dilekçesinde, göçmenlerin Türkiye’nin demografik yapısını değiştirmek için emperyalist politikalar sonucunda gönderildiğine vurgu yapıldı. AKP’nin, sınırları yolgeçen hanına çevirdiği; AB-ABD ülkelerinden para almak ve Türk olmayan Müslüman nüfusu arttırmak amaçlı, göçmenlerin geçişine sessiz kaldığı belirtildi. Dilekçenin devamında AKP’nin oy deposu haline getirilmek amacıyla göçmenlerin eğitimde, sağlıkta ve sosyal yardımda yerli halkın önüne geçirildiği vurgulandı. Dilekçede, göçmenlerin sigortasız, ucuz iş gücü olarak çalıştırılması; dolayısıyla mülteci sorunuyla birlikte emek sömürüsüne de yol açtığı söylendi. Mültecilerin emeğinin sömürülmesinin insanlık suçu olmakla birlikte aynı zamanda yerli halkın sömürülmesi anlamına da geldiği bu durumun ülke ekonomisinin gelişememesi bakımında da önemli bir etken olduğu belirtildi.

“KENDİSİNİ TEKZİP EDEREK…”

Geçtiğimiz günlerde CNN Türk – Kanal D ortak yayınında Erdoğan yaptığı açıklamada, “Sosyal medyada birilerinin abarttığı şekilde sınırlarımızdan düzensiz göç akını söz konusu değil” demişti. Daha sonra ise, “Türkiye olarak İran üzerinden gerçekleşen ve giderek yoğunlaşan bir Afgan göçmen dalgasıyla karşı karşıyayız” demesi üzerine, dilekçede Erdoğan’ın kendi kendini yalanlamış olduğuna, “Devletin en tepesindeki bu kişi üç gün arayla kendisini tekzip ederek, ortada düzenli bir devlet yönetiminin olmadığını da göstermektedir” denildi. Aynı zamanda dilekçede ülkedeki yönetim zafiyetine dikkat çekildi.

“ÜLKEMİZDE KARANLIK SÜRECE DOĞRU HIZLI BİR GİDİŞ VARDIR”

Ankara’nın Altındağ ilçesinde yaşanan olaylara atıf yapılarak göçmen sorununun toplumda büyük infial yaratarak büyük provokasyonlara zemin hazırladığına dikkat çekilen dilekçede, “Balkanlarda ve Ortadoğu’da halkları birbirine boğazlatan emperyalistler daha sonra “kurtarıcı”(!) rolünde gelerek bu ülkeleri parçalara ayırmış, buraların yeraltı ve yerüstü zenginliklerine el koymuştur. Ülkemizde de bu karanlık sürece doğru hızlı bir gidiş vardır” ifadelerine yer verildi.

Dilekçede, yer alan isimler hakkında soruşturma yürütülerek kamu davası açılması talep edildi.

(HKP Genel Sekreteri Av. Tacettin Çolak)

“EMPERYALİST BİR GÖÇ STRATEJİSİDİR”

Suç duyurusuna ilişkin HKP Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir İl Başkanı Av. Tacettin Çolak açıklama yaptı. Çolak şu ifadelere yer verdi:

Halkın Kurtuluş Partisi, bugün bir suç duyurusunda daha bulundu. Bugünkü suç duyurumuzun konusu; Emperyalist bir proje olarak gündeme getirilen göçmen uygulamalarıyla ilgilidir. Bildiğimiz gibi günlerdir ülkemizin İran sınırından binlerce Afganlı insan elini kolunu sallayarak geçmektedir. Kaldı ki, 2013’te Avrupa Birliğiyle AKP’nin imzaladığı Geri Kabul Sözleşmesiyle ülkemiz bir göçmen deposu haline gelmiştir.

Ülkemiz göçmenlerin Avrupa’ya geçişini önleyen, tampon bölge olmuştur. Bu amaçla AKP iktidarı Batı’dan para koparmayı da hesaplamaktadır. Zaten Batılılar da bunu böyle kabul ederek AKP’yle işbirliği içerisine girmektedirler. Bu yaşanan göç politikası aslında ülkelerinde saldırıya maruz kalmış mazlum insanlarının sığınması olarak kabul edilemez. Bu yaşananlar ülkemizde kırıntı babında kalmış olan demokratik, laik hukuk devletini ve bağımsızlığımızı ortadan kaldıracak emperyalist bir göç stratejisidir. Bu aynı zamanda Anayasayı, Anayasal düzeni ortadan kaldırılmayı hedefleyen bir uygulamadır.

Kaldı ki, bu işin kitabını yazan Batılı yazarlarında söylediği gibi, Bu tür göç politikalarıyla demografik yapılar değiştirilerek ülkelerin bağımsızlıkları üzerinde planlar yapılmaktadır. Dolayısıyla son yaşananlar emperyalizmin ülkemizde uygulamaya koyduğu Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında “yapıcı yıkım” stratejisinin hayata geçirilmesidir.

Bu yapılanlar yöneticilerin bu kontrolsüz geçişe seyirci kalması Türk Ceza Kanunu anlamında suç oluşturmaktadır.

Bugün itibariyle Halkın Kurtuluş Partisi olarak, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğimiz suç duyurusunda Recep Tayyip Erdoğan, Süleyman Soylu, Mevlüt Çavuşoğlu, Hulusi Akar ve Mehmet Muş hakkında “Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma”, “Anayasayı İhlal”, “Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma” suçlarından suç duyurusunda bulunulmuştur. Cumhuriyetin Savcılarını bir kez daha göreve davet ediyoruz.

Son Haberler