Pazar / 21 Mart 2021

EYT sizi teğet mi geçiyor?

Mehrali Yücedağ yazdı...

202,182BeğenenlerBeğen
8,644TakipçilerTakip Et

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT), 1999 yılında emeklilik yaşını yükselten 4447 sayılı kanun ile ortaya çıkmıştır.

Mezarda emeklilik yasası olarak kabul edilmiştir.

Ve bu mezarda emeklilik yasası 17 Ağustos 1999’da, binlerce insanımızın hayatını kaybettiği, merkez üssü Gölcük olan 7.4 büyüklüğündeki depremden hemen sonra, insanlarımız canı ile uğraşırken, bir gece yarısı TBMM’den geçmiştir.

Ve devamından gelen sosyal güvenlik reformu adı altında yapılan düzenlemelerle, emeklilikle ilgili hesapları alt üst edilmiştir. Milyonlarca işçi emeklilikte yaşa takılmıştır.

8 Eylül 1999 tarihine kadar emeklilik şartı, kadınlar için 20, erkekler için ise 25 yıl sigortalılık şartı ile birlikte 5000 prim günüydü.

Şimdi, EYT

Emeklilikte Yaşa Takılmak (EYT) nedir?

Emeklilikte Yaşa Takılanlar yasasıyla, 8 Eylül 1999’da sigortalı olup, getirilen kademeli yaş şartından dolayı emekli olacağı tarih uzayan, emekli olmak için aranan sigortalılık süresi ve prim şartını sağlayıp yaşın dolmasını 4-5-6-8-10 yıl beklemek demektir.

Peki EYT sadece emeklilikte yaşa takılanların sorununu mudur?
Hayır
EYT en çok emeklilikte yaşa takılmayanların,
2008 sonrası hatta bugün işe başlayanların;
yok yok işsizlerin;
hayır hayır gençlerin, öğrencilerin;
asgari ücretle çalışan milyonların;
toplu sözleşme masasındaki sendikaların sorunudur.
Ve benim, senin, ve belki de en çok Kargocu Ahmet’in sorunudur.

Bir keresinde Kargocu Ahmet’e sordum. Emekliliğe ne kadar var?

Kargocu Ahmet bana EYT’yi anlattı.
Sigorta primim 7 bin günü geçti. 25 yıllık sigortalılık sürem çoktan bitti. Ama emekli olamıyorum. Benim durumumda çok işçi var biliyorum. Bilmek de bir işe yaramıyor.
Emekli olamadığım ve çalıştığım için primim yatıyor ama prim yattıkça alacağım emekli maaşımı da düştükçe düşüyor.
Çünkü emeklilik maaşı hesabında kademeli hesap yapılıyor.

Bana düşünme süresi verdi.
Bildiğimiz gibi hesaplama üç döneme ayrılmış durumda. 8 Eylül 1999 öncesi, Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arası ve 30 Nisan 2008 sonrasında sigortalı olanların çalıştıkları dönemler farklı ve azalan oranlarla hesaplanıyor. Bir işçi emeklilikte yaşa takıldığı günden itibaren primi ödemeye devam edildiği sürece emeklilik maaşı düşüyor.
Devam ediyor, Kargocu Ahmet.
Bazen aldığım asgari ücretin üzerine, hak edipte alamadığım emeklilik maaşını koyuyorum. Mutsuz oluyorum. Tam dört yıldır yaşı bekliyorum, her yıl için en az 20 bin Lira kaybediyorum. Ya da şöyle anlatayım, benim emekli maaşımı şuanda çalıştığım kargo patronu alıyor. Hem emekli maaşımı alıyor hem de asgari ücretle beni çalıştırıyor. Ve ona iş verdiği için minnet duymamı istiyor.
Patronum iki yıl daha emekli maaşımı almaya devam edecek. Sonrasında ne kadar ben alabilirim bilmiyorum.

Sırtımda tonlarca yük geçmiş, ağrıdıkça ağrıyor. Aman kimse duymasın, diyor. Bu devirde iş bulmak zor. Şunun şurasında kalmış iki yıl.

Kargocu Ahmet anlatıyor, ben dinliyorum.
Çocuklarımın ikisi de iş bulamıyor. Sadece benim çalıştığım kargo şubesinde 3 kişi EYT’li. Ki şubede müdür dahil 10 kişiyiz. Nasıl iş bulacak çocuklar? Biz emeklilikte yaşı bekledikçe onlarda iş bekleyecek. Çünkü ben onların işini ellinden alıyorum. Sadece işlerini almıyorum, iş bulmuş olsalar da ben ve benim gibi EYT’liler emekli olamadığı sürece ucuz işgücü olarak çalışacaklar. Bir babanın ya da bir annenin yapacağı iş mi, bu? Her şeyin farkındayız. Neylersin ki elde bir şey gelmiyor.

Sanki ne soracağımı anlamış gibi,
sendikalaşmak mı? Evet bizi kurtaracak sendikalaşmak, örgütlenmektir.
Aklınıza EYT’liler neden bulundukları iş kolunda sendikalaşmaz, örgütlenmez, sorusu gelebilir. Ahmet içtenlikle cevap veriyor
Benim iki yılım kalmış emekli olmaya. Çözümün sendikalaşmaktan, örgütlenmekten geçtiğini biliyor ama aynı zamanda işten atılmak olarak görüyor. Şuradan atılsam kimse bana iş vermez. Ne bir birikimim, ne de garantim var. Bu bahanem bile beni örgütlülükten uzak tutuyor.

Kargocu Ahmet örgütlülük içinde yer almıyor belki ama EYT ile ilgili sorunu var. Sana, bana anlatıyor, çözüm arıyor.
Tek çözüm emeklilikte yaşın kalkmasıdır. O da mücadeleyle, örgütlenmeyle olur.

EYT’liler bir biçimde sesini duyurmaya çalışıyor. Sosyal medya üzerinde bir araya geldiler, dernekleştiler. Kitlesel eylemler yaptılar. Bir çok kesime göre daha örgütlü davranıyorlar. Türkiye gündemine girdiler.
Ama sormak lazım,
gençler,
öğrenciler,
işsizler,
sendikalı, sendikasız işçiler, sendikalar, sendikacılar,
asgari ücretliler,
neden EYT’lilerin mücadelesini sahiplenmez?
Kendinizi emeklilikte yaşa takılanların sorunları içinde görmüyor musunuz? Sizi EYT teğet mi geçiyor?
Sahi emeklilik yaşı kaç? 58, 60, 65? Emekli olma umudunuz mu kalmadı?

Mehrali Yücedağ

Serbest Kürsü

Gündem