Perşembe / 2 Temmuz 2020

Erdoğan’ın Şehir Üniversitesi hamlesinin ardından Davutoğlu’ndan sert çıkış: Siyasi kini engel tanımıyor

 Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, kurucusu olduğu Bilim ve Sanat Vakfı tarafından açılan İstanbul Şehir Üniversitesi’nin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kapatılması tepki göstererek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sert sözlerle eleştirdi.

207,087BeğenenlerBeğen
7,858TakipçilerTakip Et

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, kurucusu olduğu Şehir Üniversitesi’nin kapatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili bugüne kadarki en sert eleştirilerini yöneltti: “Bugün üniversiteye el koyan da, eğitim hayatına darbe vuran da, futbol kulüplerine, inşaatçılara bulduğu parayı üniversitelerden esirgeyen de, siyasi hırsı ve kini için artık hiç bir engel tanımayan da bizatihi bu Cumhurbaşkanı kararına imza atan Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Hiçbir şey bitmedi. Her şey yeni başlıyor.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, kurucusu olduğu Bilim ve Sanat Vakfı tarafından açılan İstanbul Şehir Üniversitesi’nin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kapatılması tepki göstererek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sert sözlerle eleştirdi.

Basın toplantısı düzenleyen Davutoğlu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan bu attığı imza ile tarihe üniversite kapatan siyasetçi olarak geçmiştir” dedi. Davutoğlu şöyle devam etti:

‘NASIL BİR TÜRKİYE GÖRMEK İSTEDİĞİNİ İLAN ETTİ’

“Gece yarısı yayınlayınca kararın vahametini örtebileceklerini zannediyorlar. Halbuki gecelerin de mutlak ve şaşmaz bir şahidi olduğunu unutuyorlar. Bir gece yarısı kararıyla, Türkiye’nin en kaliteli eğitim kurumlarından birine darbe yaptılar. Daha doğrusu Türkiye’nin geleceğine, gençlerin hayallerine ve bir bütün olarak Türkiye’nin eğitimine darbe yaptılar. Cumhurbaşkanı attığı bu imza ile nasıl bir Türkiye görmek istediğini de ilan etmiştir.

‘ERDOĞAN VE 28 ŞUBAT ORTAKLARI’

Cumhurbaşkanı, AK Parti ve 28 Şubatçı ortaklarının Türkiye’sinde özgür düşünceye, bilgiye, liyakate ve emeğe yer yoktur. Onların Türkiye’sinde akla, ahlaka ve vicdana yer yoktur. Daha da önemlisi gençlere yer yoktur. Cumhurbaşkanı, AK Parti ve 28 Şubatçı ortaklarının Türkiye’si adaletsizliğin, hukuksuzluğun ve keyfiliğin olduğu bir Türkiye’dir. Herkes kendilerine kayıtsız şartsız itaat etsin istiyorlar. Farklı bir düşünce serdedilmesine, farklı bir siyasi görüş bildirilmesine tahammülleri yok. Farklı bir düşünceniz, görüşünüz, bağımsız bir yapınız varsa tehdit görülürsünüz ve cezalandırılırsınız.

‘AK PARTİ’YE OY VERENLERİN İÇİ YANIYOR’

Bugün benim gibi birçok insanın içi yanıyor. Son seçimlerde AK Parti’ye oy veren milyonlarca insanın da içi yanıyor buna adım gibi eminim. Hiçbiri Erdoğan’ı üniversite kapatsın, binlerce öğrenciyi ortada bıraksın, Türkiye’nin en değerli akademisyenlerinden, beyinlerinden bir kısmını işsiz bıraksın diye seçmedi.

‘CUMHURBAŞKANI İYİ AMA ÇEVRESİ KÖTÜ ALDATMACASI’

Artık “cumhurbaşkanı iyi ama çevresi kötü” aldatmacasının daha fazla savunulacak hali kalmamıştır. Bugün üniversiteye el koyan da, eğitim hayatına darbe vuran da, kayyım atayan da, gençlerin hayalleriyle umutlarıyla oynayan da, hocaları işsiz bırakan da, futbol kulüplerine, inşaatçılara bulduğu parayı üniversitelerden esirgeyen de, siyasi hırsı ve kini için artık hiç bir engel tanımayan da bizatihi bu Cumhurbaşkanı kararına imza atan Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır.

‘OTORİTERLEŞMEYE ENGEL TEŞKİL EDİYORDU’

Dün gece yarısı alınan bu karar görünüşte bir siyasi intikam duygusunun eseri olarak görülse de aslında bu üç çevrenin uzlaştığı otoriter, doğmatik ve sığ anlayışın ortaya çıkardığı siyasi ve kültür ortamının ürünüdür. Bu karara giden süreçte etkin olan aktörlerin geçmişlerine bakıldığında ülkeyi bir düşüne karanlığına boğan bu otoriter şeytan üçgeninin izleri görülecektir.

Tarih bir gün bu karanlık sürecin görünen ve görünmeyen aktörlerini deşifre ettiğinde meselenin sıradan bir mali sıkıntı ve hukuki ihtilaf konusu olmadığı da açık bir şekilde ortaya çıkacaktır. Mesele gerçekten mali bir sıkıntı olsaydı, ülke ekonomik kriz içinde iken rantiyecilere aktarılan kaynaklar üniversitenin kanuni hakkı olan yeniden yapılandırma için de kullandırılabilirdi. Mesele üniversite arazisinin statüsü olmuş olsaydı, statü tahsis çevrilip üniversite yaşatılabilirdi. Son karar da göstermişti ki mesele bunlar değildi. Mesele siyasi intikam duygusu ve üniversitenin oluşturduğu özgürlükçü ortamın otoriterleşmeye engel teşkil etmesiydi. Mesele Şehir Üniversitesi üzerinden diğer bütün sivil topluma “bana kayıtsız şartsız itaat etmezseniz sonunuz bu olur” mesajını ileterek mutlak otoriterleşmeye geçmekti. Mesele, toplumun bütün farklı ideolojilere mensup ama özgün kesimlerinin bulunduğu bir ortamı tasfiye ederek toplumsal diyalog kanallarını tümüyle kapatmaktı.

‘KIZIM ‘ONLAR EN YAKIN ARKADAŞLARIN DEĞİL MİYDİ? DİYE SORDU’

Kaderde dün gece yarısı siyasi mücadelesine destek için parti kapatma kararı sonrasında siyasete girdiğim ve başarısı için her türlü fedakarlığı göze aldığım Cumhurbaşkanın yayınladığı gece yarısı kararnamesi ile bütün gece derin bir ıstırap çeken en küçük kızımı teselli etmeye çalışmak da varmış. Gözlerimin içine bakarak “ baba biz onlara ne yaptık ki gelecek ideallerimizi ve hayallerimizi yok ediyorlar. Onlar senin bizim büyüme çağımızda yüzünü dahi görmemize engel olacak şekilde hizmet ettiğin en yakın arkadaşların değil miydi?” diye soran ve sorgulayan kızıma verdiğim cevap bütün gençlere dönük de samimi bir mesajımdır: “Hakikatleri söylemek bedel ödettirir. Tarih ise ancak reelpolitiğe boyun eğenlerce değil, idealleri için bedel ödemeyi göze alanlarca yazılır. Allah’ın ve tarihin adaleti er veya geç tecelli eder. Son söz olarak bilinmelidir ki: “Hiçbir şey bitmedi, her şey yeni başlıyor.”

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Atatürk için “İngiliz ajanı” diyen Jandarma Astsubay Rafi Ceran’a tepki yağdı!

Sosyal medya platformu Facebook’ta Ankara Hasanoğlan Köy Enstitüsü adlı hesabın paylaştığı Atatürk videolarına yorum yapan Rafi Ceran'ın, Atatürk için 'İngiliz ajanı' demesine tepki yağdı. Rafi Ceran, yorumlarında Atatürk'le ilgili gerçekleri söylemek için Koruma Kanunu’nun kaldırılması gerektiğini söyledi. Rafi Ceran, yorumlarının ortaya çıkmasının ardından Facebook hesabını kapattı.

İktidarın yasa teklifinin detayları ortaya çıktı: BTK, ‘kamu yararı’ diyerek Netflix ve Whatsapp’ı engelleyebilecek

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sosyal medya platformlarının kontrol altına alınması gerektiğine yönelik açıklamalarının ardından, AKP'nin konuyla ilgili hazırladığı kanun teklifi çalışmasının detayları ortaya çıktı.

AKP, kadınları koruyan ‘İstanbul Sözleşmesi’ni iptal edeceğini açıkladı!

AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, kadınları koruyan İstanbul Sözleşmesi hakkında, “Nasıl usulünü yerine getirerek imzalanmışsa, usulünü yerine getirerek sözleşmeden çıkılır” açıklamasını yaptı.

Ayşenur Arslan: Seda Sayan’dan neyim eksik

Halk TV'deki medya Hahallesi'nde RTÜK'ün Halk TV ve TELE1 kanallarına verdiği 5 günlük ekran karartma yasağına tepki gösteren Ayşenur Arslan, "Ben de bundan sonra magazin programı yapacağım" dedi.

Bahçeli: Sosyal medya hesaplarımı askıya alıyorum

MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sosyal medya çıkışının ardından açıklama geldi. Bahçeli, 'Sosyal medyayla ilgili kanuni düzenleme TBMM’de yapılana kadar şahsen sosyal medya hesaplarımı tümden askıya alıyorum' ifadelerini kullandı.
207,087BeğenenlerBeğen
7,858TakipçilerTakip Et