Cumartesi / 24 Ekim 2020

Erdoğan’dan tarihe geçecek basın özgürlüğü yorumu: Benim sınırımın başladığı yerde biter

205,102BeğenenlerBeğen
8,576TakipçilerTakip Et

Ankara’da İsrail televizyonu Kanal 2’ye röportaj veren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Gazeteciler sınırsız özgürlüğe sahip midir? Benim sınırımın başladığı yer, benim özgürlük sınırım nereye kadarsa o kadardır” dedi.

Ankara’da İsrail televizyonu Kanal 2’ye röportaj veren Cumhurbaşkanı Erdoğan “Gazeteciler sınırsız özgürlüğe sahip midir? Benim sınırımın başladığı yer, benim özgürlük sınırım nereye kadarsa o kadardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, basın özgürlüğüne ilişkin olarak, “Soruyorum, gazeteci dedikleriniz sınırsız özgürlüğe sahip midir, gazeteciler sınırsız özgürlüğe sahip midir? Onların özgürlüğünün de bir sınırı yok mu? Benim sınırımın başladığı yer, benim özgürlük sınırım nereye kadarsa, o da ancak oraya kadar gelebilir, ondan daha ileriye gidemez” görüşünü savundu.

“Gazetecinin özgürlüğü benim sınırımın başladığı yerde biter!”

Sunucunun, Türkiye’de basın ve medya özgürlüğüne ilişkin sorusunu da yanıtlayan Erdoğan, “Bu ülkede gazetecilik yaptığı için kimse tutuklanmamıştır. Bu ülke bir hukuk devletidir. Soruyorum, gazeteci dedikleriniz sınırsız özgürlüğe sahip midir, gazeteciler sınırsız özgürlüğe sahip midir? Onların özgürlüğünün de bir sınırı yok mu?” dedi.

Erdoğan, sunucunun “Peki, sınır nerede efendim?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Benim sınırımın başladığı yer, benim özgürlük sınırım nereye kadarsa, o da ancak oraya kadar gelebilir, ondan daha ileriye gidemez. Sen istediğin gibi köşende siyasetçiye, cumhurbaşkanına, başbakanına, bakanlara, partisine istediğin gibi hakaret edeceksin, ailelerine hakaret edeceksin, onlar sizinle ilgili bir dava açtığı zaman rahatsız olacaksın; böyle bir şey olabilir mi? Dünyanın hiçbir yerinde medya mensupları layüsel değildir, hepsinin hesap verme mecburiyeti vardır, bu hesabı da verirler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sunucunun, “(Demokrasi bir tren gibidir, gerektiğinde, istediğiniz durağa ulaştığınızda o trenden inmeyi bilmek gerekir) demiştiniz. Bunun hala böyle olduğunu düşünüyor musunuz, bu cümlenizi savunur musunuz hala?” sorusunu, “Siz o tercümeyi herhalde yanlış anladınız. Bir defa onun asılı öyle değildir, bir tren gibidir demokrasi ve demokraside vakti geldiğinde kişi inmesini bilmelidir, bunu mesela Batıda birçok lider yapar. Nedir? Seçim kaybetmiştir, ayrılır.” diyerek cevapladı.

Son Haberler

Delilleri yok edilen bir cinayetin anatomisi

Çağdaş Gökbel yazdı...

“Türkiye’de ‘şiddet ortamı’ yok, faşizm var”

Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ile birlikte Türkiye’nin siyasi geleceğini ve Berkin Elvan soruşturmasından, Tahir Elçi cinayetine adaletin nasıl doğru bir biçimde işleyebileceğini konuştuk.

Kılıçdaroğlu: Anaların göz yaşları arasında ayrım yapılmaz

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu partisin grup toplantısında yaptığı konuşmada, son yayınlanan KHK ile 15 Temmuz Şehitlerinin yakınlarına askerlik muafiyeti getirilmesine sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu,...

İşte AKP’nin tecavüzcülere af ısrarının sebebi: AKP’li vekilin kardeşi mi?

Tecavüzcülere af getiren tasarının altından AKP'li siyasetçinin kardeşi çıktı. Sözcü yazarı Saygı Öztürk, tecavücünün mağdurla evlenmesi durumunda cezayı ortadan kaldıran tasarı ile ilgili bir yazı...

AKP, tecavüzcülere af getiren tasarıyı geri çekti

Başbakan Binali Yıldırım, tecavüzcülere af getiren önergeyi tepkiler üzerine komisyona aldıklarını açıkladı. Önergeyi içeren torba tasarı Adalet Bakanı'nın imzasıyla komisyona çekildi. Başbakan Binali Yıldırım Atatürk...

Gündem