Erdoğan: Nasıl benim de düştüyse İmamoğlu’nun da başkanlığı düşer!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hedefinde yine İmamoğlu vardı. Düşük anketler sonrası tekrar sazı eline alan Erdoğan çarpıcı ifadeler kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabı üzerinden katıldığı ortak yayında CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’nu hedef aldı.

Erdoğan Ordu’daki VIP krizine ilişkin İmamoğlu’na yöneltilen valiye hakaret etti suçlamasıyla ilgili, “seçilmesi halinde ileride başkanlığı düşer” dedi.

“KUSURA BAKMAYIN KİMSE YEMEZ”

Erdoğan, “Vali demek ne demek? Cumhurbaşkanının o ildeki vekili demektir, milletin o ildeki vekili demektir. Siz bir valiye ‘it’ derseniz, kusura bakmayın bunu kimse yemez. Ben de bir Cumhurbaşkanı olarak valime sahip çıkmak durumundayım, onu yedirtmem. (İmamoğlu seçilirse) Belli bir süreyi aşan cezayı alması halinde bu düşecektir, o süreyi aşmazsa zaten görevine de devam eder.” dedi.

Erdoğan’ın ifadelerinden satır başları şöyle:

– Acaba Batı bununla niye bu kadar ilgileniyor konusu var. Bu tabii düşündürücü. Bugün yabancı basınla bir toplantım oldu. Bazı basın mensupları yine İstanbul seçimlerini sordu. İlgilenmeleri tabii manidar. 31 Mart seçimlerinde çok çok ciddi saldırılar oldu. Yunan basını bu işin üzerine çok farklı bir şekilde gitti.

– Ben belediye başkanı iken okuduğum bir şiir nedeniyle mahkum oldum. Bu mahkumiyet nedeniyle belediye başkanlığımı elimden aldılar. Bu daha belediye başkanı olmadan devletin valisine küfrediyor. Yasalarımızda küfürlerin karşılığı şu kadar yıldan şu kadar yıla bellidir.

– Benim belediye başkanlığım nasıl düştüyse onunki de düşer. Ben yaşadım çünkü. Cezası belli bir süreyi aşarsa başkanlığı düşecektir.

– (Oy verirseniz oyunuz boşa gider gibi bir görüntü ortaya çıkıyor sorusu üzerine) Halk cumhurbaşkanı olarak valinizin izzetini korumayacak mısınız diyor. Buna sahip çıkmak öncelikli görevlerimiz arasındadır.

‘ALGI OPERASYONU VE MAĞDURİYET”

Bunların bildiği iki şey var algı operasyonu ve mağduriyet. Bu hukuk içerisinde olacak bir şey. Buranın tabii yargı böyle bir şeyi verdiği takdirde vermesi halinde zaten düşer. Hele bir konu var ki o da şudur; Özellikle bu tür yargı süreci içerisinde belli bir süreyi aşan cezayı alması halinde bu düşecektir. O süreyi aşmazsa göreve devam eder.

Göreve gelmeden bu işi yapma suretiyle cezayı aldığı anda bir defa bu benim kanaatimdir. Nasıl benim de düştüyse onun da düşer. Bana bu cezayı verdiler, benim belediye başkanlığım 4 yıl 6 ay gibi bir süre geçmişti, düştü. Benden sonra Meclis’te seçim yapıldı ve bir başka arkadaşımızla süre tamamlandı.

”MURSİ GİBİ OLACAK DEDİLER”

Mursi içeri alındığından kısa bir süre sonra özellikle bu CHP’nin trolleri benimle ilgili şu başlıkları atmaya başladılar: Erdoğan’ın akıbeti de Mursi gibi olacak dediler. Şimdi de yine aynı şekilde Mursi adeta orada 20 25 dakika çırpınırken en ufak bir müdahale olmadığı halde yine bu troller devreye girdiler. Erdoğan’ın akıbeti de aynı Mursi gibi olacak dediler.

Şu anda benim pazar günüyle alakalı şeyim bir zihniyet çatışmasında bir tarafta Sisi tarafları var. Bir tarafta da Binali Bey’in durumu var. Şimdi böyle bir anlayışla pazar günü seçime gidiyoruz. Dikkat edilirse bundan önce 31 Mart seçiminde nasıl bir benzetme yapıldı? Bütün Yunan gazeteleri nasıl devreye girdiler? Zihniyet benzetmelerini yapmak suretiyle de siyasi düşüncelerimizi güçlendirmek durumundayız. Yani bütün basını Erdoğan’a neden saldırıyor, neden dolayı saldırıyor? Bir zihniyet meselesinden dolayı saldırıyor.

PAZAR GÜNKÜ YAYIN ÇOK KONUŞULDU. BEĞENDİNİZ Mİ?

Samimi söyleyeyim. Ben yayını beğenmedim. Neden beğenmedin derseniz, yayında objektif bir anlayış yoktu. Dakikalardan soru şekillerine kadar ciddi bir tarafgirlik söz konusuydu. Soru soruş biçimlerinde tarafgirlik çok ön plana çıkıyordu. Binali Bey’e başkan adayı, diğer adaya başkan diye hitap edilmesi gözden kaçmadı. İki adayın konuşma sürelerine baktığınızda dikkat edilmemiştir. Mesela Sayın Yıldırım’a 4 dakika daha az süre tanınmıştır. Çok da ilginç bir şeydir. Sayın Yıldırım’ın sözleri hep kesilmiş, rakibinin böyle bir sıkıntısı olmamıştır. 10 kez CHP adayı müdahaleye uğruyor. Ama Yıldırım’ın 26 kez sözü kesilmiş.

”BU TAMAMEN SORU ÇALMA SANATIDIR”

İkinci soruya gelince özellikle bazı şeyleri anladık. O akşam orada bunu tespit ettik. 3 gün önce moderatör CHP adayı ile bir araya geliyor. 45 dakika bunların orada görüşmesi var. Tüm doneler, ne tür sorular sorulacak, bu tamamen bir soru çalma sanatıdır. FETÖ’cülerin sanatıdır bu. Konu başlıklarına göre o gösterdiği kartonlar var. Soruyu moderatör soruyor. Sorduktan sonrada oradan o karton çıkarılıyor ve gösteriliyor. Böyle bir hırsızlık olur mu? Bunlar 45 dakika çalıştılar.

Ben Sayın Baykal ile Dündar’ın programımız olmuştu. Çok da güzel bir tartışma oldu. Gayet güzel değerlendirmeler yapıldı. Hiç buna benzer olumsuz şeyler olmadı. Gönlümüz isterdi ki yine öyle olsun.

”BEN FARKLI İSİMLER VERMİŞTİM”

Sen benim danışmanımı alıyorsan rakibinin danışmanı da al. Eşit olarak hazırlanalım. Şimdi nedir bu bir moderatör olarak kendini bitirmiştir. Ben farklı isimler vermiştim. Ama bu isimler adaylar tarafından makul karşılanmadı ve iş bu noktaya geldi. Şimdi tabii öyle ya da böyle o akşamki tartışmanın da hasılasını pazar günü sandıklarda göreceğiz. Bu netice kendini çok açık ve net gösterecek.

Ordu valisi konusu, polislerle ilgili konular, sandıklarla ilgili yapılan çeşitli hırsızlıklar… CHP adayının böyle bir görüşmeyi 45 dakika moderatörler yapması da CHP adayının ne kadar sorumsuz olduğunun göstergesi.

HANGİ İSİMLERİ ÖNERMİŞTİNİZ?

Bu konu artık kapandı geçti. Yine o günün şartları belirler. Şimdiden onu konuşmak doğru olmaz. Böyle bir şey ben hiçbir zaman girmedim. Girmemenin nedeni bu tür endişeler. Her şeyde maalesef bir sıkıntı var. Artık ideolojik yaklaşımlar bu tür tartışmaları bozuyor. Ben o zaman ki daha yeni bu sürecin içerisindeydim. Sayın Baykal benden çok deneyimli bir lider olmasına rağmen biz o tartışmayı yaptık. Bu gün de yarın da artık belli deneyime sahip lider olarak ben herkesle bu tür tartışmalara girerim. Mesela biz bu çalışmayı yaparken Rusya’da nasıl oluyor, ABD’de nasıl oluyor? Hepsini aldık inceledik. Biz bu tartışmada Amerika’daki tartışmasını aldık. Ona benzer bir tartışma olsun dedik. Ve hakikaten hazırlıklar bu iyi niyetle karşı tarafa götürüldü.

”YAPTIKLARI YAPACAKLARININ TEMİNATI DURUMUNDA”

Şimdi bir defa bu iki şekliyle ele aldığımız zaman Binali Bey’in duruşunda bir olgunluk bir derinlik var. Şu anda bu ülkenin 81 vilayetinin her ilinde yollarından alt yapısından havalimanlarından varıncaya kadar elinin değmedi yer yok. İstanbul’da böyle bir seçim yaparken İstanbul seçiminde diyor ki siz 25 senede İstanbul’da ne yaptınız? İnsanın gözü varsa bunu görecek. Sen kalkıp da Avrasya Tüneli’ni, Marmaray’ı görmeyecek misin? 350 milyon insan geçti orada. Bütün bunlar İstanbul için bitirilmiş olan yatırımlar. Söğütlüçeşme’den kalkan metrobüsler Beylikdüzü’ne kadar gidiyor. Bunları yapan AK Parti belediyeciliğidir. Almanya’da Berlin havalimanı 17 yıl oldu hala bitirilemedi. Bizim ki 5 yılda bitti. O eksikler bittiği andan itibaren bizim havalimanımız dünyanın en iyi havalimanı haline gelecek. Yaptıkları zaten yapacaklarının teminatı durumunda.

”ÇIKMIŞ İSRAFTAN BAHSEDİYOR”

Öğrencilere ücretten bahsediyor. İşte bu da bir yalan. Ben burs veriyordum. Benim verdiğim bursu CHP o zaman yargıya taşıdı. Ondan sonra yargı veremez dedi belediye, kaldırıldı. Bu bursu kredi de dahil başbaşkanlığa bağladık. Belediyeler hala burs veremez ama buna rağmen yalan söylüyor. Biz bir adım daha attık. Biz bu işi KYK’ya bağladık. şimdi 500 TL veriyoruz. Daha da öteye gidiyorum şu anda yüksek lisans öğrencilerine bu rakam 750 TL. Doktora öğrencilerine bin 500 lira ücret veriyoruz. Burada yalan söylemeye, yapmadıklarımızı ya da yapamayacaklarımızı söylemeye gerek yok. Sen acaba belediyenin geliriyle bunları nasıl halledeceksin? İstanbul susuzdu, İstanbul’u suya biz kavuşturduk. Haliç’i temizledik o pislikten boğazdan su pompaladık. Biz Haliç’ten çıkardığımız çamuru Alibeyköy’de bir taş ocağına pompaladık. 650 bin metrekarelik bir alan oluşturduk. Şimdi orada bir oyun parkı var. Çıkmış israftan bahsediyor.

Feshane’yi biliyorsunuz Sözen Eczacıbaşı’na vermişti, orayı halledemediler. Biz belediyeye gelince bugünkü Feshane’yi biz ele aldık. Bir Küçükçekmece’de Yahya Kemal Kültür merkezi var. Tek kelimeyle muhteşem. Bunları görmek lazım. Görmediği için bir şey yok diyor. Bizim hemen hemen her ilçemizde kongre kültür merkezleri var.

SAYIŞTAY RAPORUNDAN BAHSEDİLİYOR. SAYIŞTAY BİZİM BÖYLE BİR RAPORUMUZ YOK DİYE YALANLADI

İstanbul sıradan bir şehir değil. İstanbul benim dönemimde 8, 8 buçuk milyon nüfusa sahipti. 94-99 arasında maliyetler belli bir fiyattaysa bu şuanda aynı bedeli çıkarmanız mümkün değil. Buradaki bedel ve maliyetler yatırımların artmıştır. Biz belediye başkanlığını aldığımızda kavşakmış, alt geçitmiş bunlar yoktu. Ben geldiğimde metrobüs falan yoktu. Oturduk arkadaşlarımızla biz milletimize Mercedes, Mans bu tür otobüslerden alalım dedim. Benden sonra arkadaşlarım daha da ileri gitti. Metrobüs sistemini İstanbul’a kurdular. Metroyu yapmak kolay bir iş değil. Diğer metro hem zaman alan hem de maliyetleri çok çok yüksek. Her türlü metro yatırımı İstanbul’da var. Bunları yapan AK Parti belediyeciliği. Uzaktan kumanda ile gidiyor. İstanbul dünyada buna erişen nadir şehirlerden biri. Kadıköy’den Kartal civarına kadar metro sistemi kuruldu. Şimdi Mecidiyeköy’den havalimanına kadar sistem kuruluyor. Sayıştaş ne diyor? Biz böyle bir tespit yapmadık diyor. Ama Beylikdüzü’nde böyle bir tespit yapıldığını yine Sayıştay açıklıyor.

En çok okunan haberler

“Her şey çok güzel olacak” demeyen ünlüler İBB’den milyonları götürmüş

Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel, İBB ihalelerinden yandaş sanatçılara giden paraları yazdı.

Kalın’dan ‘İstanbul ve Ankara’ya da kayyım atanacak’ iddiasına yanıt: Seçilmiş olmak kimseyi masum kılmaz

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İdlib'de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) konvoyuna yönelik saldırıya ilişkin, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi yapacak" şeklinde konuştu.

Damadın üstü çizildi, bakın yerine kim geliyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kabine içinde tartışılan isimlerin başında gelen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın üzerini çizdiği iddia edildi

Nurgül Yeşilçay’dan Diyanet’e sert tepki: Biz pisliğiz şiddetliyiz saykoyuz

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın aylık Aile Dergisi’nde çizgi filmlerin çocukların üzerinde olumsuz etki yapabileceğine vurgu yapılması üzerine oyuncu Nurgül Yeşilçay, Diyanet’e tepki gösterdi.

İstanbul için korkutan deprem uyarısı: ‘7.5’le sallanacak, 2.5 dakika sürecek’

İstanbul’da beklenen depremle ilgili uzmanlardan korkutan bir uyarı geldi. Prof. Dr. Cenk Yaltırak en az 7,5 şiddetinde olması beklenen depremin 2,5 dakika süreceğini söyledi.

Şırnak’tan acı haber! 2 asker daha şehit oldu

Şırnak Valiliği, Silopi’de çıkan çatışmada 2 askerin daha şehit olduğunu, 1 askerin de yaralandığını açıkladı. Şehit sayısı 3’e yükselirken, bölgedeki operasyonların sürdüğü kaydedildi.

Kalın’dan ‘İstanbul ve Ankara’ya da kayyım atanacak’ iddiasına yanıt: Seçilmiş olmak kimseyi masum kılmaz

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İdlib'de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) konvoyuna yönelik saldırıya ilişkin, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi yapacak" şeklinde konuştu.

AKP’li Yeneroğlu’ndan Van’daki sert polis müdahalesine tepki: Van’daki bu görüntüler korkunç

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, HDP'li üç büyükşehir belediyesine kayyım atanmasını Van'da protesto edenlere polisin sert müdahale etmesine kişisel Twitter hesabından tepki gösterdi. Yeneroğlu, "Van'daki bu görüntüler korkunç. Vatandaşlarımıza bu zalimliği reva gören kişilerin bir an evvel görevden alınması ve yargılanması için gereken mutlaka yapılacaktır" dedi.

Ferhat Tunç hakkında yakalama kararı

Tunç, yakalama kararının soruşturma aşaması tamamlanmadan, savcılık ifadesi alınmadan verildiğini aktardı

Bülent Arınç: Karşımıza çıkıp parti kurarlarsa…

YİK üyesi Bülent Arınç, yeni parti kuracağı konuşulan Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül hakkında açıklamalarda bulundu.

Kadıköylülerin gönlü Pülümür’deki çocuklar için birleşti

Kadıköy'de Acıbadem Gönüllü Evi, Rasimpaşa Gönüllü Evi ve Koşuyolu Gönüllü Evi üyesi yurttaşlar güçlerini birleştirdi, Tunceli'nin Pülümür ilçesindeki ilk öğretim çağındaki çocuklar için elini taşın altına koydu. Pülümür Belediyesi ile birlikte ilçedeki çocukların okul ihtiyaçları Kadıköylülerin destekleriyle sağlanacak.

Belediye meclis üyesine kayyum atandı

Diyarbakır Kayapınar Belediyesi'nde HDP’li Meclis üyesi Adnan Akgül’ün yerine Kayapınar Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü Mehmet Zülküf Güler kayyum olarak atandı.

Erdoğan’dan Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’na davet yok

AKP'nin 18. kuruluş yıl dönümü etkinliklerine Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan davet edilmedi.