Salı / 7 Temmuz 2020

“Erdoğan konuştuğunda canlı yayına geçmemek mümkün mü?”

Muharrem İnce'nin Haber Global canlı yayınını terk etmesinin ardından Fahrettin Altun'un yaptığı açıklama Can Ataklı tarafından 'medyaya parmak sallama' olarak değerlendirildi.

206,998BeğenenlerBeğen
7,858TakipçilerTakip Et

CHP’nin 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayı gösterdiği Muharrem İnce’nin Haber Global’de konuşmasının kesilerek ekran Erdoğan’ın İstanbul’un Fethi programındaki konuşmasının verilmesi sonrası yayının terk etmesinin etkisi hala sürüyor.

İnce’nin yayından ayrılmasının ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un açıklamalarına tepki gösteren Korkusuz Gazetesi yazarı Can Ataklı, süreci köşesinden değerlendirdi.

Ataklı’nın köşe yazısının ilgili bölümü şöyle:

Cuma akşamının en flaş olayı CHP’li Muharrem İnce’nin katıldığı bir televizyon programını terk etmesiydi.

İnce kendisine soru sorulduğu sırada yayının kesilip AKP genel başkanının Fetih konuşmasına geçilmesine çok şiddetli tepki gösterdi.

İnce “Bu kadar korkmayın, zaten 35 kanal veriyor, madem beni davet ettiniz saygısızlık yapmayacaksınız” dedikten sonra stüdyodan çıktı.

Kanal yöneticileri ise “Muharrem Bey’in canlı yayından haberi vardı, hatta bize (Ama ben bu durumu eleştiririm) dedi. Biz de (Elbette) dedik. Buna rağmen yayını terk etmesi nezaketsizlik oldu” açıklaması yaptı.

Ama bundan sonra öyle bir şey daha oldu ki evlere şenlik.

Aslında tam bir gözdağı, bütün medyaya yönelik açık bir tehditti bu.

Sarayın son zamanlarda hiç durmadan konuşan ve açıklamalar yapan sözcüsü Twitter üzerinden Muharrem İnce’ye saldırdı.

Bu zaten AKP iktidarının günlük rutin işlemlerinden biri.

Sarayın Sözcüsü Muharrem İnce’nin sözlerinin “kabul edilemez” olduğunu ileri sürdükten sonra “Türkiye Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren her bir medya kuruluşu özgürce görüşlerini ve yayın tercihlerini yansıtmakta, yasal çerçeve içerisinde faaliyetlerine bir kısıtlama olmaksızın devam edebilmektedir” dedi.

Görüldüğü gibi Erdoğan’ın her konuşmasını, o anda yayında ne varsa kesip ekrana vermek “özgür medyacılık” demek oluyormuş.

AKP’nin medyaya bakışı böyle.

Eğer AKP’den yana isen, AKP genel başkanını her fırsatta övüyor asla eleştirmiyor ve soru sormuyorsanız dünyanın en özgür, bağımsız, korkusuz gazetecisi oluyorsunuz.

Aksini yapmak ise teröristlik, hainlik, alçaklık, Fetöcülük, darbecilik, postal yalayıcılığı olarak niteleniyor iktidar tarafından.

Bu koşullar altında bundan sonra bir televizyon kanalının Erdoğan konuşmaya başladığı an canlı yayına geçmemesi mümkün olabilir mi?

Sarayın Sözcüsü tüm medyaya işte bunu hatırlatıyor ve Muharrem İnce üzerinden “Her hadiseyi fırsat bilip hasmane bir tutumla Cumhurbaşkanımızın şahsına yönelik bir hakaret, iftira ve karalama furyası başlatmaya çalışan bu zihniyetin iflah olmaz saldırılarının son bulmasını temenni ediyoruz” diyerek parmak sallıyor.

Ne yazık ki ülkemizdeki medyanın yüzde 95’i bu tür aşağılamalara tehdit ve şantajlara “Yarabbim ne büyüksün” diyerek karşılık veriyor.

Ar damarı çatlamış artık ne yapsanız fayda yok.

 

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Ensar Vakfı’na ‘Değerler Eğitimi Faaliyetleri Protokolü’ şoku! Dava sonuçlandı…

Antalya 4’üncü İdare Mahkemesi, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Ensar Vakfı Antalya Şube Başkanlığı arasında imzalanan 'Değerler Eğitimi Faaliyetleri Protokolü’nün hukuka aykırı olduğuna karar verdi.

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Egemen Bağış’ salvosu: Bu sahtekar, rüşvetçi adam…

Kılıçdaroğlu, TBMM'nin Yılmaz Özdil hakkında suç duyurusunda bulunmasına ve “Her Cuma bir ayet sallıyorum, bakara makara” diyerek Kuran ayetleri ile dalga geçen Egemen Bağış'ın son paylaşımına tepki gösterdi.

Musavvat Dervişoğlu’yla Resul Tosun birbirine girdi: Yav sen ne kadar boş bir adamsın be

Habertürk TV’de Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu Türkiye’nin Nabzı programında tartışma çıktı... Habertürk'te Didem Arslan Yılmaz'ın sunduğu Türkiye'nin Nabzı programında AKP'nin çoklu baro teklifi tartışıldı.

‘AKP, anket yaptırıp erken seçimi tartıştı’ iddiası

Anketlerde, toplumun eğilim olarak böylesine felaketlerde var olan otoriteye yöneldiği ve AKP’nin oy oranının yükseldiği ortaya çıktı. Bunun üzerine, AKP kurmayları, bir erken seçimi aralarında tartışmaya başladılar.

CHP’li İlhan Kesici noktayı koydu: Bana ‘Yallah AKP’ye demek ayıptır

CHP'li İlhan Kesici, İBB'nin satın aldığı Fatih portresine yönelik yaptığı eleştiri sonrası sessizliğini Tele 1'e bozdu.
206,998BeğenenlerBeğen
7,858TakipçilerTakip Et