Salı / 19 Ocak 2021

Erdoğan, erken/baskın seçimin ilk sinyalini verdi

203,493BeğenenlerBeğen
8,644TakipçilerTakip Et

Hazine’nin başından damadı, Merkez Bankası’nın başından Uysal’ı uzaklaştırdıktan sonra ‘Adalet reformu’ yapacaklarını söyleyen ve rotayı yeniden AB-ABD eksenine kırma sinyalleri veren Erdoğan, bir yandan da çok sık yapmadığı özeleştiri mekanizmasını çalıştırdı.

Erdoğan’ın uzun aradan sonra ‘adalet’ten ve ‘reform’dan bahsetmesi, her seferinde ‘aldanmaya’ hevesli ve ‘Yalan da olsa hoşuma gidiyor söyle’ diyen kesimleri anında heyecanlandırdı.

Hele bir de buna Bülent Arınç’ın “Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş neden tutuklu? Tahliye edilmelerinde bir engel yok” deyince heyecan iyiden iyiye arttı.

Türkiye yeniden yüzünü Batı’ya dönecek…

Yeni demokratikleşme adımları atılacak…

Kim bilir belki de, yıllardır tutuklu olan Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş bile serbest kalacaktı.

Partisinin Isparta, Burdur, Gümüşhane, Kastamonu ve Sinop 7. Olağan İl Kongrelerine canlı bağlanan Erdoğan, “Bunca yıldır iktidar gücünü kullanan bir parti olarak elbette eksiklerimiz olmuştur, hatta belki hatalarımız da olmuştur. Ama samimiyetimizi, hizmetlerimizi, vizyonumuzu kimse sorgulayamaz, aksini iddia edemez. İstikamet doğru olunca eksikleri tamamlamak mümkün hale geliyor” diyerek eksik ve hatalarının olduğunu kabul etti.

Ancak aynı konuşmasında “Terör örgütleriyle el ele, kol kola, omuz omuza, Ankara’dan İstanbul’a yürüyenlerle biz birlikte olamayız. Gezi olaylarının finansörü olanlarla, Kavala’larla, onlarla hiçbir zaman bir arada olamayız. Kobani’yi unutamayız. Biz Diyarbakır’da Kürt kardeşlerimizi öldürenlerin savunuculuğunu yapamayız” diyerek hem erken iyimserliğe kapılanlara kapıyı kapattı, hem de koalisyon ortağı MHP ve Vatan Partisi’ne ‘merak etmeyin sizinleyim’ mesajı verdi.

Bir yandan da Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak atadığı Bülent Arınç’a da kameralar önünde bir kez daha ayar verdi.

Her ne kadar Erdoğan’ın ‘adalet’ ve ‘reform’dan bahsetmesi, hatta bir de üzerine bazı konularda hata yaptıklarını söyleyerek özeleştiri yapması kimilerini heyecanlandırsa da, iflah olmaz bir iyimser olan ben bunları bir müjde değil, kurulan yeni planın şifreleri olarak okuyup dehşete düştüm.

Çünkü, Erdoğan ve Erdoğan gibi otoriter liderler eleştiri mekanizmasından pek hazzetmedikleri gibi işletilmesine de pek izin vermezler.

‘Eleştiri yapılacaksa onu da biz yaparız’ şeklindeki samimiyetten uzak özeleştiriler ise genellikle bir planın arifesinde başvurdukları yöntemdir.

Erdoğan için bu durum genellikle seçim öncelerine denk gelir.

Hatırlayalım, 2017’nin son aylarında ‘Partide bir metal yorgunluğu var’ demiş ve teşkilatların yenileneceğini belirterek parti yöneticilerinin halktan uzaklaştığını söylemişti.
Ardından 2018 Nisan’ında Devlet Bahçeli’den erken seçim çağrısı gelmiş ve 2019da yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri 24 Haziran 2018’de bir oldu bitti ile aradan çıkarılmıştı.

Erdoğan eğer bir özeleştiri yapıyorsa, bilin ki ya bir süredir ısrarla sürdürdüğü bir politikadan ‘çark’ edecektir, ya da bir seçimin arifesindedir.

Arınç’a verdiği yanıttan, otoriterleşmeden vazgeçerek bir demokratikleşme rüzgarı başlatmayacaklarını açıkça ifade ettiğine göre, geriye bir seçenek kalıyor; o da bir baskın seçim.

Şimdi geriye kalan tek şey var.

Türkiye’yi baskın bir erken seçime götürürken halka anlatılacak bir ‘senaryo’ ve Devlet Bahçeli’nin şapkadan tavşan çıkartır gibi ortaya atacağı bir seçim tarihi.
Bakalım her fırsatta ‘seçime hazırız’ diyen muhalefet bu kez bir baskın seçime hazırlıklı yakalanacak mı?

Yazarın Diğer Yazıları