Adalet ve nizam bir bütündür, parçalanması zor olan iki değerdir. Adaleti savunan nizamdan taviz veremez. Nizama önem veren adaletten asla şaşamaz.
Her konuda adaletten dem vuran, sistemi eleştiren ve düzeni sarsan eylemlerde bulunan asla adil olamaz. Bu minvalde olan kişi veya grup krizi fırsata çeviren kesim olarak adlandırılır.
Bu yüzden bir sistem içerisinde önce adalet sonra nizam bütünlüğü güçlü bir şekilde daim olmalıdır.
Siyaset sadece iktidar olgusunun eleştirilmesi konusu değildir. Eleştiriler temenni, tavsiye ve tertip ekseninde tanzim edilen projelerde yer almalıdır. Bu süreçten mahrum olan bir siyasi toplum bütünlüğü değil ayrışmaya neden olur.
Bilhassa siyasette sarhoş bir şuur ile kavgacı bir şekilde mikrofon karşısına çıkılmamalıdır. Ayık, vakit, sakin ve kararlı duruş analiz, sentez ve sunum ile kendisini ortaya koyar.
Sarhoşluk sadece alkol ile mahir olan bir durum değildir, ruhsal evrede seyir alan dengelerin sarsılmasına mani olmak gerekiyor. Çok bağıran haklı değildir, ciddi durmaya çalışan ve haykıran kişi cazgırlık yapabilir. Ciddiyet diplomasi ile belli olur.
Konumuza gelecek olursak; Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve Cumhuriyetin ilk siyasi partisidir.
Birliğin, beraberliğin sağlanması için kurtuluş savaşından çıkan Türkiye’nin yeniden ayağa kalkması için kurulan CHP milli mücadele için sarf edilen gayretlerden günümüze çok farklı bir boyut kazandı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 4-5 Kasım 2023’teki 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025’te yapılan 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali için dava açılmıştı.
Şaibeler ile anılan CHP kurultayı cezaevinde tutuklu olan, usulsüzlük, yolsuzluk davaları ile yargılanan Ekrem İmamoğlu ve adına “Değişimciler” olarak adlandıran kişilerin kurduğu grup usulsüzlük ile CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu devirerek kendi kurdukları kadrolar ile yerel seçimlerde gösterdiği adaylar günümüzde cezai süreçlerden dolayı görevden alınmış ve halen bir çoğu yargılanma sürecindedir.
O zaman bu değişiklere “Bu nasıl değişim, değişen nedir? Nasıl değişiyor?” diyerek sormak gerekiyor.
Özellikle iddialara göre şaibeler ile genel başkan olan Özgür Özel için kendi partilileri dahi “Ekrem İmamoğlu tarafından atanan genel müdür” yakıştırması CHP’nin tarihine kara bir leke olarak iz bıraktı. Bu çok acı bir gerçektir.
Özgür Özel siyasete sayın Kemal Kılıçdaroğlu tarafından dahil edildi. Milletvekili olduktan sonra birde gurup başkan vekili görevi üstlendi. Buna rağmen kendi liderine ihanet eden, hırs ve ihtiras ile sürece giren toy ve başarısız bir siyasetci olduğu iması günden güne yayılıyor.
Ekrem İmamoğlu kurduğu “Sehem” içinde itirafçı olan yol arkadaşlarının beyanları ortada dururken Özgür Özel’in Ekrem İmamoğlu’nu seçim süreci olmamasına rağmen Cumhurbaşkanı adayı göstermesi abesle iştigaldir.
CHP seçmenini durmadan sokağa dökme arzusu ile her gün bir başka ilde miting yapan Özgür Özel’in halkı siyasete karşı değil devlete karşı kışkırtma gayreti içerisinde olduğu herkesim tarafından görülen bir gerçektir.
Özgür Özel’in Sezar’a karşı Bürütüs rolünü oynar gibi CHP’de sarf ettiği olumsuz süreci Türkiye’nin kaderine entegre etme gayreti büyük bir gaflettir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kadim bir tarihi vardır. Devlet geleneği ve nizamda adalet dengesi hiç bir zaman şaşmaz.
CHP’nin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kodlarına dönmesi gerekiyor. Özgür Özel ve ekibinin sarf ettiği olumsuz eylemler ve şahsa münhasır parti propagandası merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kemiklerini sizlatır.
Ey CHP’liler partinize sahip çıkın. Cumhuriyet değerlerini muhafaza edin. Sizden gibi görünen ama sizden olmayan, pusuda bekleyip kurultaya şaibe ile darbe vuran ve en önemlisi etki ajanlarının cirit attığı bir hale dönüşen partinizi koruyun.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin içinde bulunduğu zorlu süreçleri, Irak, İran, Suriye, KKTC, Ukrayna, Rusya kriz süreçleriyle mücadele eden, bölgesinde sulh ve nizamı temin etmek için gayret eden bir yaklaşımdan uzak tutacak adımlar ülkemize, vatanımıza, devletimize ve milletimize zarar verir.
Bu adımlar bir milli güvenlik sorunudur. Bu sorunlar şahsi değil devletin bekasına, ülkenin refahına, milletin selametine göz dikenler için bir umut olmamalıdır. Çünkü hepimiz bu vatanın ferdiyiz. Vatanı bölmek isteyenlere karşı durmalıyız.
Yabancı gizli servislerin CHP’in Ekrem İmamoğlu tarafından genel müdür olarak atandığı iddia edilen Özgür Özel ve ekibi tarafından sonu görülmeyen bir yolculuğa çıkması hayra alamet değildir.
Bu yüzden CHP için “insanı kamil” bir lider ile Ekrem İmamoğlu tarafından karıştırılan düzenin yeniden toplanması önem teşkil ediyor.
Bu hususta Türk siyaseti için emsal bir adımla yol almak gerekiyor. Bu adım adalet, nizam ve ahlakı koruyan bir yaklaşım içinde olmalıdır. Yüce Türk adaleti yeni yüzyılın siyasi etik kurallara uyum esaslarını koruma altına almak için büyük bir adım atmalıdır.
Bu konuda CHP kurultayı için istinaf sürecinde çok hassas bir gözlem, doğru analiz, gelecek stratejileri ve adaletin sarsılmaz bir şekilde ilerlemesi için “Mutlak Butlan” kararı vermesi önem teşkil ediyor.
Bu konuda şaibe ile devrilen CHP lideri sayın Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı olarak Ekrem İmamoğlu ve saz arkadaşları tarafından yabancı gizli servislerin ve FETÖ/PDY örgütü tarafından gasp edilen hakların iade edilmesi Selçuklu ve Osmanlı mirasçısı kadim Türkiye’nin devlette devamlılık esastır ilkesine mashar olmak için büyük bir fırsattır.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olarak ilk işi ise Ekrem İmamoğlu dâhil yargılanan CHP’li belediye başkanlarını, birlikte çıkar uğruna makamları işgal edenleri disiplin kurulunda canlı yayın eşliğinde partiden ihraç ederek “değişim” nasıl olur ortaya koyması olacaktır.
Daha sonra Türkiye’nin içinde bulunduğu zorlu süreçlerle mücadele ettiği bir dönemde olmayan bir seçim ile Cumhurbaşkanı adayı gösterilen Ekrem İmamoğlu konusunda disiplin soruşturması ve devlet düzenini bozmak, hükümet politikalarını etkilemek, sosyal ve ekonomik süreçlerin artmasına vesile olan kara-propaganda ve dezenformasyon süreçlerinden dolayı yargıya başvurmak en doğru adım olacaktır.
Ekrem İmamoğlu dava sürecini hissedince Özgür Özel’e kendini Cumhurbaşkanı adayı göstermesi iddiası günden güne artarken savcılık kovuşturma aşamasında yapılmasıyla nizam içinde ülkenin ilerlemesine katkı sunmak ve Türk siyasetine kimsenin leke süremeyecegi gerçeği büyük bir başarı olacaktır.
Türk siyaseti hiç bir şekilde bir yabancı gizli servis ve uzantısı tarafından dizayn edilemez. Sanat, spor, kültür, medya, inşaat sektörü arasında saklanan dışı Türk vatandaşı ama içi devşirme ile değişen, sapkın, ruhsuz, madde bağımlısı, korkak, satılık kişiliklerden oluşan “Yeni Nesil Organize Suç Oluşumları” etkisiz hale getirilecektir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dış politika ekseninde başarısına etkisi engel olmak isteyenler şaibeli kurultay, olmayan seçimde cumhurbaşkanı adayı göstermesi ve adına değişimciler denilen grupla ülkenin kaos sürecine sevk edilerek iç karışıklık hedeflenmesine hep birlikte mani olmalıyız.
Siyaset ahlak ve etik kurallar ile yapılır. Yüze gülüp pusu kurmak, kurultaya şaibe karıştırmak ile olmaz.
Ey Özgür Özel…
Seçim olmadığı halde aday gösterdiğin Ekrem İmamoğlu velev ki seçim olsa ve de (Allah göstermesin) kazansa Türkiye’nin kaderi İstanbul ve değişimciler ekseninde yolsuzluk yapan belediyeler gibi mi olacak?
MYK’da yeni yol ve yöntemler ile yol almak için adım atarken “Katlanmak Zorunda Değilsiniz” sloganıyla yola çıkan CHP, 3 ay sürecek bir çalışmanın startını verdi.
Türkiye’nin içinden geçtiği günümüzde CHP’in hedefi nedir?
En önemli konu olarak “katlanmak zorunda değilsin” derken asıl hedef nedir?
Ekrem İmamoğlu tarafından gerçekleşen olaylar, CHP’nin içine düştüğü durum, şaibeli kurultay ile sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na kumpas kurulmasına mı katlanmak zorunda değiliz?
Vatandaş olarak çözüm odaklı bir muhalefet beklerken talk show yapar gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Dışişleri Bakanına “Tiktokcu” diyerek hakaret eden Özgür Özel’e, Ekrem İmamoğlu kontrolünde hülle ile koltuk kapan değişimcilere katlanmak zorunda değiliz.
Memleket huzur istiyor, memleket sükunet istiyor, memleket istikrar istiyor, memleket İstikbal bekliyor, memleket hizmet bekliyor, memleket tüketirken üretmek için proje bekliyor. Evet, “Katlanmak zorunda değilsiniz” çünkü kimse sizi hükümet politikalarına olan kızgınlığınız üzerinden kışkırtamaz. Kimse sizin duygularınızı sömüremez. Siz siz olun, kendinize hakim, zihninize hekim olun ki Cumhuriyet güven içinde kalsın.
Serdar Bozdoğan
Stratejist

