HALKWEBAuthorsThe Lost Currencies and the True Cost of War : Where Have Billions of Dollars Gone?

The Lost Currencies and the True Cost of War : Where Have Billions of Dollars Gone?

There is a figure we hear a lot lately: 20 billion dollars.

0:00 0:00

Bir filim sahnesi gibi bombalana binaları ve savaşın yıkımını izliyor tüm dünya. Filmler de her zaman şunu der: parayı takip et suçluyu bulursun. Biz de öyle yapalım.

Amerika’nın İran Savaşı’nda 20 milyar dolara yakın bir para kaybettiği söyleniyor. Bu paranın bir yere kaybolduğu ya da Amerika dışındaki bir ülkeye harcandığına dair hiçbir şey yok. Halbuki silah şirketlerine gitti bu para. Yani bir para Amerika’nın vergi mükelleflerinin elinden çıkıp savaş isteyen hükümetin ve onu destekleyen silah şirketlerinin cebine gitti. Bu kadar basit.Ama Derin bir konu

Son günlerde sıkça duyduğumuz bir rakam var: 20 milyar dolar. Amerikan bütçesinden çıktığı söylenen bu paranın “kaybolduğu”, “buharlaştığı” ya da “zarar edildiği” yönünde yorumlar görüyoruz. Oysa meseleye biraz dikkatli baktığımızda, aslında paranın kaybolmadığını, sadece belirli ellerde toplandığını görüyoruz.

Paranın Rotası

Evet, 20 milyar dolar Amerikan vergi mükelleflerinin cebinden çıktı. Peki nereye gitti? Irak’ta kaybolan bir kargo uçağına mı yüklendi? Yoksa Ortadoğu çöllerinde rüzgarla savrulup gitti mi? Hayır. Bu para, son derece belirli bir güzergah izledi: Önce savunma bakanlığının bütçesine, oradan da Amerika’nın dev silah şirketlerinin kasalarına aktarıldı. Lockheed Martin, Raytheon (şimdiki adıyla RTX Corporation), General Dynamics, Northrop Grumman ve Boeing gibi isimlerin bilançolarında bu paranın izini sürmek mümkün .

Savaşların Gerçek Kazananları: Silah Şirketleri

Bu tablo yeni değil. Irak ve Afganistan işgallerinden bu yana savunma sanayii şirketleri, savunma sanayi ne yalan dimi gerçek ne silah şirketler, savaş ekonomisinin en büyük kazananları oldu. Rakamlar durumu açıkça ortaya koyuyor:

2001 Eylül’ünde, Afganistan savaşının başladığı günlerde, Amerikan’ın en büyük beş savunma şirketine eşit miktarda 10 bin dolar yatırım yapmış olsaydınız, 2021’de bu paranız yaklaşık 97 bin dolara ulaşmış olacaktı. Aynı dönemde S&P 500 endeksine yatırılan 10 bin dolar ise ancak 61 bin dolar ediyordu. Yani savunma hisseleri, piyasanın genelinden yüzde 58 daha fazla kazandırdı .

Şirket bazında bakıldığında tablo daha da çarpıcı:

Lockheed Martin: 2001’deki 10 bin dolarlık yatırım, 2021’te 133 bin dolara fırladı. Şirket, sadece 2003 yılında savaşla ilgili ihalelerden 21.9 milyar dolar kazanç sağladı .
Northrop Grumman: Aynı dönemde 10 bin dolar, 129 bin dolar değerine ulaştı. Şirket 2006’nın son çeyreğinde kârını yüzde 37 artırarak 453 milyon dolara çıkardı .
Boeing: 10 bin dolarlık yatırım 107 bin dolar oldu. Şirketin silah bölümü 2006 son çeyreğinde kârını 1 milyar dolara yükseltti .
Halliburton: Eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin eski şirketi olan bu dev, sadece 2004’te Irak’ın yeniden yapılandırılması ihalelerinden 8 milyar dolar kar elde etti .

Bu şirketlerin yönetim kurullarında emekli üst düzey askerlerin bulunması da “döner kapı” olarak bilinen sistemi gözler önüne seriyor. Savaştan beslenen bir mekanizma, kendi devamlılığını garanti altına alacak şekilde örgütlenmiş durumda .

Savaş Bütçeleri Nasıl Şişiriliyor?

Pentagon’un bütçesi son 20 yılda adeta kontrolden çıktı. 2025 yılı için 885.7 milyar dolar olarak belirlenen savunma bütçesi, 2026 için 1 trilyon dolara dayandı . Bu paraların önemli bir kısmı, normal bütçe süreçleri dışında, “acil durum” ve “olağanüstü” fonlarla silah şirketlerine aktarılıyor. Bu yöntem, harcamaların denetimini neredeyse imkansız hale getiriyor .

Kim Kazandı, Kim Kaybetti?

Ortada buharlaşan bir para yok. Ortada bir transfer var: Kamu kaynaklarının özel şirketlere aktarımı. Peki bu aktarım karşılığında ne oldu? Bölgede yıkım, göç, ölen çocuklar, evsiz kalan aileler, parçalanan şehirler… İran’da, Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de, İsrail’de… Savaşın gerçek bedelini ödeyenler,o ülkelerin halkları, bilanço rakamlarını inceleyen finans uzmanları değil, bombaların hedefindeki siviller oldu.

Karar Vericilerin Umurunda mı?

Netanyahu’nun ya da Trump’ın bu insani trajediyi zerre kadar düşündüğünü kimse iddia edemez. Onlar için önemli olan, iç siyaset dengeleri, lobi gruplarıyla ilişkiler ve bir sonraki seçim vaatleriydi. Savunma sektörünün 2001’den bu yana Kongre’de lobicilik için harcadığı 2.4 milyar dolar, bu ilişkinin boyutlarını gösteriyor.

Sürdürülebilirlik Meselesi

“Bu sürdürülebilir bir durum değil” deniyor. Evet, uzun vadede hiçbir ülke sürekli savaş ekonomisiyle ayakta kalamaz. Ancak “kayıp” kavramını doğru anlamak gerekiyor. Kaybolan para yok, kaybolan insan hayatları var. Kaybolan güven var. Kaybolan gelecek var.

Sonuç olarak savaşın ekonomisi, karanlık bir muhasebe sistemidir. Bu sistemde vergi mükelleflerinin parası silah şirketlerine akar, silah şirketleri siyasetçilere destek olur, siyasetçiler yeni savaşlar için zemin hazırlar ve döngü böyle devam eder. Bu döngünün ortasında ise hep aynı soru kalır: Bütün bu paranın, bütün bu kanın, bütün bu gözyaşının karşılığında biz insanlık gerçekte ne kazandık?

Cevap: Ortadoğu’da dökülan kan, yıkılan şehirler ve silah şirketlerinin kasalarındaki fazladan sıfırlar. Gerisi, yani insanlık, hep kaybetti.

OTHER ARTICLES BY THE AUTHOR