HALKWEBAuthorsKara Fatma Meselesi

Kara Fatma Meselesi

Bu Bir Böcek Yazısı Değildir. Bu Bir Rejim Teşhiridir.

0:00 0:00

İsimler masum değildir.
İsimler nötr değildir.
İsimler sadece ses değildir.
İsimler silahtır.
Bu ülkede isim vermek, tanım koymak değildir.
Bu ülkede isim vermek, hedef göstermektir.
“Kara Fatma.”

Bu bir böcek adı değil.
Bu bir damga.
Bu bir ön karar.
Bu bir ezilebilirlik ilanı.
Daha ilk kelimede infaz başlar.
Daha ikinci kelimeye gerek yoktur.
“Kara.”

Bu ülkede kara olmak demek:
Suçlu olmak demektir.
Şüpheli olmak demektir.
Makbul olmamak demektir.
Korunmamak demektir.
Ezilmesi serbest olmak demektir.
Henüz hiçbir şey yapmamış olabilirsin.
Henüz konuşmamış, yürümemiş, görünmemiş olabilirsin.
Ama kara isen, karar verilmiştir.
Bu bir hukuk meselesi değildir.
Bu bir estetik faşizmidir.
Bu ülkede suç, eylemle başlamaz.
Suç, bedenle başlar.
Renkle başlar.
Ses tonuyla başlar.
Kıyafetle başlar.
Kokuyla başlar.
Mahalleyle başlar.

Kara Fatma ile uğur böceği aynı doğadandır.
Ama aynı toplumdan değildir.
Biri “uğur”dur.
Diğeri “temizlik sorunu”.
Bu fark biyolojik değildir.
Bu fark doğal değildir.
Bu fark siyasal bir karardır.
Uğur böceği sevilir çünkü güzeldir.
Güzeldir çünkü makbuldür.
Makbuldür çünkü tehlikesizdir.
Tehlikesizdir çünkü sınıfsız gibi gösterilir.
Ama Kara Fatma sınıfsız değildir.
Kara Fatma alt sınıftır.
Kara Fatma arka sokaktır.
Kara Fatma bodrum kattır.
Kara Fatma sigortasızdır.
Kara Fatma kayıtsızdır.
Kara Fatma “ne olduğu belli olmayan”dır.
Ve bu ülkede “ne olduğu belli olmayan”
ezilir.

Uğur böceği masaldır.
Kara Fatma gerçektir.
Masallar sevilir.
Gerçekler ezilir.
Bu yüzden uğur böceği cam kenarına konduğunda:
Fotoğraf çekilir.
Hikâye yazılır.
Çocuklara gösterilir.
Kara Fatma göründüğünde:
Terlik kalkar.

Terlik Bir Nesne Değildir

Terlik masum bir ev eşyası değildir.
Terlik bu ülkenin en yaygın infaz aracıdır.
Terlik:
Yargısızdır.
Savunmasızdır.
Delilsizdir.
Sessizdir.
Onaylıdır.
Terlik atan utanmaz.
Çünkü terlik atan kendini haklı hisseder.
Bu haklılık nereden gelir?
Estetikten.
Sınıftan.
Çoğunluktan.
Terlik, “biz” adına iner.
Terlik, “toplum” adına iner.
Terlik, “düzen” adına iner.
Terlik, faşizmin ev içi versiyonudur.

Estetik Faşizm

Faşizm her zaman üniformayla gelmez.
Bazen zevkle gelir.
Bazen “güzel” diyerek gelir.
Bazen “rahatsız oldum” diyerek gelir.
Bu ülkede faşizm çoğu zaman şöyle konuşur:
“Görüntü kirliliği.”
“Toplumsal hassasiyet.”
“Bizi rahatsız ediyor.”
Kim rahatsız?
Neden rahatsız?
Ne rahatsız?
Bunlar sorulmaz.
Çünkü estetik yargı sorgulanmaz.
Estetik yargı doğal kabul edilir.
Ama estetik doğal değildir.
Estetik sınıfsaldır.
Estetik politiktir.
Estetik bir eleme mekanizmasıdır.
Güzel olan içeride kalır.
Çirkin olan dışarı atılır.
Bu kadar basit.
Bu kadar vahşi.

Medya: Terliği Havadan Kaldıran El

Medya “öldürün” demez.
Medya buna ihtiyaç duymaz.
Medya şunu der:
“Rahatsız etti.”
“Tepki çekti.”
“Bazı kesimler…”
Bu cümleler şiddetin ön sözüdür.
Bu cümleler linç çağrısıdır.
Ama kravatlıdır.
Ama temizdir.
Ama makbuldür.
Medya Kara Fatma’yı suçlu yapmaz.
Şüpheli yapar.
Şüpheli olan her an ezilebilir.

Yargı: Terliği Meşrulaştıran Cümle

“Kuvvetli suç şüphesi.”
“Kamu düzeni.”
“Toplumsal hassasiyet.”
Bunlar hukuk değildir.
Bunlar estetik rahatsızlığın resmî dilidir.
Uğur böceği için kanıt gerekir.
Kara Fatma için görünürlük yeterlidir.
Göründüysen suçlusun.
Buradaysan fazlasın.
Konuşuyorsan provokatörsün.

Siyaset: Kimin ‘Kara’ Olduğunu İlan Eden Merkez

Siyaset işi daha da netleştirir.
“Bunlar” der.
“Marjinal” der.
“Yerli değil” der.
Sonra sorumluluğu topluma bırakır:
“Millet gereğini yapar.”
Yani terlik artık kolektiftir.
Artık herkes cellattır.

Sınıf Meselesi: Bedenin Politikası

Yoksul beden bu ülkede tehlikelidir.
Çünkü yoksul beden düzenin yalanını gösterir.
Bu yüzden:
Yoksul beden görünmemeli.
Yoksul beden kalabalıklaşmamalı.
Yoksul beden konuşmamalı.
Çocuklara ilk öğretilen budur.
“Uğur böceğini sev.”
“Kara Fatma’dan kaç.”
Bu bir böcek dersi değildir.
Bu bir itaat eğitimidir.
Çocuk büyür.
Bu refleksi patron olurken kullanır.
Bu refleksi hâkim olurken kullanır.
Bu refleksi seçmen olurken kullanır.
Ve sistem tıkır tıkır çalışır.

Gerçek soru şudur;

Kara Fatma’dan neden bu kadar korkuyorsunuz?
Çünkü Kara Fatma size şunu hatırlatır:
Bir gün siz de kara ilan edilebilirsiniz.
Bir gün sizin bedeniniz uyumsuz bulunabilir.
Bir gün sizin mahalleniz riskli ilan edilebilir.
Bir gün sizin sesiniz rahatsız edici sayılabilir.
Terliği böceğe değil,
kendi geleceğinize fırlatıyorsunuz.
Ama gerçek değişmez:
Terlik iner.
Beden ezilir.
Düzen rahatlar.
Ve bu düzen ayakta kalacaksa,
birileri mutlaka kara olacak.
Birileri mutlaka yoksul olacak.
Birileri mutlaka ezilecek.
Çünkü bu rejim,
terliğin hep bir hedefi olmasını ister.
Ve işte bu yüzden:
Bu bir böcek yazısı değildir.
Bu bir itaat rejimi teşhiridir.
Bu bir estetik faşizm bildirgesidir.
Bu bir sınıf savaşının ev içi halidir.
Ve evet, açık söyleyelim:
Kara Fatma’yı savunmak,
bu ülkede taraf olmaktır.
Tarafsızlık yoktur.
Ya terliği tutarsın,
ya ezileni.
Başka seçenek yok.

OTHER ARTICLES BY THE AUTHOR