HALKWEBAuthors“Benlerini Elletme” Diyen Komşulara Saygılarımla

“Benlerini Elletme” Diyen Komşulara Saygılarımla

Komşularımız kıymetli. İyi niyetle söylerler. Ama beniniz değişiyorsa komşuya değil doktora danışın.

0:00 0:00

Benlere dokunmak değil, geç kalmak tehlikelidir.

Tıpta bazı yanlış inanışlar vardır; masum görünür ama ağır bedeller doğurur. “Benlere dokunulmaz, aldırırsan kötüye çevirir” sözü de bunlardan biridir.

Doktoru değil, komşu sözünü dinleyen hastalar tanıyorum; hayatlarını kaybettiler.

Bu cümle yalnızca bir şehir efsanesi değildir. Aynı zamanda erken tanıyı geciktiren, tedaviyi zorlaştıran ve bazı hastalarda yaşam süresini kısaltan bir düşünce kalıbıdır. Çünkü cilt kanserlerinde en kritik unsur çoğu zaman cerrahi teknik değil, ilaç değil; zamandır.

Şunu net söylemek gerekir: Şüpheli bir beni değerlendirmek veya almak kanseri artırmaz. Asıl risk, şüpheli bir lezyonu aylarca hatta yıllarca “dokunmayalım” diye ertelemektir.

Toplumda bir başka yaygın yanlış da şudur: “O ben anadan, bir şey olmaz.”

Oysa doğuştan olan benler de (konjenital nevüsler) tamamen masum kabul edilemez. Bu benlerin bir kısmında yaşamın erken döneminde, hatta çocukluk çağında kötü huylu dönüşüm riski vardır; bu risk yalnız çocuklukla da bitmez, ömür boyu tamamen sıfırlanmaz. Bu nedenle doğuştan benlerde de “dokunmayalım” rehaveti doğru değildir; doğru yaklaşım hekim değerlendirmesi ve düzenli takiptir. Özellikle çocuklarda büyüyen, renk değiştiren, kabaran, kanayan veya yara gibi davranan benler mutlaka görülmelidir.

Malign melanom, ciltteki pigment hücrelerinden (melanositlerden) gelişen, hızla yayılma potansiyeli olan en tehlikeli deri kanserlerinden biridir.

Malign melanomda ilk bulgular sıklıkla küçük ve önemsiz gibi görünen değişikliklerdir: ciltte yeni beliren bir leke, mevcut bir benin zamanla büyümesi, renginin koyulaşması, kenarlarının düzensizleşmesi…

Benlerin büyük bir kısmı iyi huyludur. Ancak malign melanom gibi daha agresif tablolar söz konusu olduğunda, görünümdeki küçük bir değişim bile önemlidir. Erken evrede yakalanan bir lezyon çoğu zaman küçük bir müdahale ile güvenle tedavi edilebilir. Geç evrede yakalanan olgular ise çok daha geniş cerrahiler, daha yüksek risk ve daha karmaşık tedavi süreçleri anlamına gelir.

Üstelik malign melanom yalnızca yüz ve burun gibi güneş gören bölgelerde görülmez. Saçlı deri, sırt, bacak, ayak tabanı, tırnak çevresi gibi bölgeler de gözden kaçabilir. Bu yüzden “güneş görmüyor, olmaz” düşüncesi yanıltıcıdır.

Bu noktada en doğru yaklaşım şudur: Ben değişiyorsa göster.

Tanı süreci çoğu zaman çok karmaşık değildir: muayene, gerekirse dermoskopik değerlendirme ve şüpheli lezyonda biyopsi. Bu adım bir “dokunma” değil; tıbbi doğrulama ve gerekirse hayat kurtaran erken müdahaledir.

Toplumun bir başka hatası da, yanlış bilginin “iyi niyetle” dolaşıma sokulmasıdır. Komşu tavsiyesi, akraba deneyimi veya sosyal medyada duyulan cümleler tıbbın/doktorun yerine geçmez, geçemez.

Sonuç olarak: Cilt kanserlerinde hedef, korku üretmek değil; erken farkındalık oluşturmaktır. “Benlerini elletme” yaklaşımı bir koruma değildir; çoğu zaman gecikmenin adıdır.

Son söz:

Komşularımız kıymetli. İyi niyetle söylerler. Ama beniniz değişiyorsa komşuya değil doktora danışın.

Çünkü komşular çok şey bilir…
ama tanı koyamazlar.
Yanlış bilgiyle ise ömrünüzü kısaltabilirler.

Benlerle İlgili En Sık Sorulan Sorular

1) Ben alınırsa kanser olur mu?
Hayır. Şüpheli bir benin tıbbi olarak değerlendirilmesi veya çıkarılması kanseri “kötüleştirmez”. Gecikmeyi önler.

2) Doğuştan ben zararsız mıdır? (“O ben anadan” deniyor.)
Hayır. Doğuştan benlerde de kötü huylu dönüşüm riski olabilir. Bu nedenle hekim kontrolü ve takip gerekir.

3) Nelere dikkat etmeliyim?
• büyüme
• renk değişikliği
• kenar düzensizliği
• kanama/kabuklanma
• yara gibi davranma

4) Kaşınan ben tehlikeli midir?
Her zaman değil. Ancak kaşıntı ile birlikte büyüme, kanama veya şekil değişikliği varsa değerlendirilmelidir.

5) Lazerle ben aldırmak uygun mu?
Bazı iyi huylu lezyonlarda olabilir. Ancak şüpheli lezyonda önce hekim değerlendirmesi gerekir.

6) Geçmeyen kabuk veya yara?
2–3 haftada kapanmayan, tekrarlayan kabuklanan/kanayan lezyonlar mutlaka görülmelidir.

OTHER ARTICLES BY THE AUTHOR