HALKWEBAuthors'Arınma' deniyorsa, bu iş 'eskilerden' arınmadan olmaz!

‘Arınma’ deniyorsa, bu iş ‘eskilerden’ arınmadan olmaz!

Mesele kişiler değil, sistem meselesidir. Ve bu sistem değişmeden, hiçbir “arınma” gerçek olmayacaktır.

0:00 0:00

Bugün kulislerde dolaşan en güçlü iddia şu: Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan sonrası yeniden sahneye çıkacak. Bu ihtimal bile bazılarını şimdiden pozisyon almaya itmiş durumda. Bir yanda saldırganlaşan troller, diğer yanda yıllardır sadece “milletin vekili” unvanını taşıyıp o koltuğun ağırlığını hiç hissetmeyenler…
Ve hepsi, Kılıçdaroğlu sonrası genel başkanlık hayalleri kuruyor.
Ama asıl mesele isimler değil, zihniyet!
23 Nisan 1920 ruhu…
Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden yükselen o irade…
Ve Mustafa Kemal Atatürk’ün “en büyük iki eserim” dediği Cumhuriyet ve Cumhuriyet Halk Partisi…

***

Bugün o ruhun neresindeyiz?
Milletin vekilleri…
Gerçekten milletin mi vekili, yoksa koltukların mı?
Açık konuşalım:
Eğer bir temizlik olacaksa, bu; siyasetin kirine bulaşmamış, toplumsal meselelerde bilgili, güven veren, o “güvenli limanın kaptanı” olabilecek isimlerle olur.
Yoksa 3 dönem, 4 dönem, 5 dönemdir aynı koltukları işgal eden; menfaat ağları kurmuş, rant düzenine alışmış isimlerle değil!
Onlarla yapılacak her değişim sadece “isim değişikliği” olur.
Zaman kaybı olur.
Daha da kötüsü, Atatürk’ün emanetine zarar vermeye devam etmek olur!

***

Sorular ortada:
Aziz İhsan Aktaş’ın rüşvet verdiği iddia edilen genel başkan yardımcıları neden ortaya çıkmıyor?
Neden suskunluk hâkim?
Ya da Özkan Yalım…
Siyaset üretmek yerine otel odalarında istirahat etmekten öteye geçemeyen bir anlayışla mı bu ülke yönetilecek?
Bu tablo kabul edilemez!
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”
Bu söz, sadece duvarlara asılacak bir slogan değildir.
Bu millet, milletvekillerini sırtında taşımak için değil; Cumhuriyet’e ve onun değerlerine sahip çıksınlar diye Meclis’e gönderiyor!

***

Yes...
Temizliğe kendi kapımızdan başlıyoruz.
Ama gerçek şu ki:
Bugün yalnızca bir parti değil, neredeyse tüm siyasi yapıların kirliliğe bulaştığı bir düzenle karşı karşıyayız.
Bu yüzden mesele kişiler değil, sistem meselesidir.
Ve bu sistem değişmeden, hiçbir “arınma” gerçek olmayacaktır.

OTHER ARTICLES BY THE AUTHOR