HALKWEBAuthorsWe are at the horizon of the evening with diesel

We are at the horizon of the evening with diesel

Mrs. Emine's “diesel” outburst is an exquisite detail that shows how groundless a political comeback can be.

0:00 0:00

Siyaset, biraz da mazot fiyatına bakarak yolunu tayin etme sanatıdır. Zira ülkenin ortak sorunlarını konuşacağına, partisinin içindeki koltuk döşemeleriyle uğraşan siyasi aktörlerin akıbeti genelde benzer olur: Ya bir gün ansızın tükenirler ya da mazot 80 lira olunca geri dönerler.

Hatırlayalım. Bir zamanlar AK Parti’nin yükselişine katkı sunan iki isim vardı. CHP ile yollarını ayırdılar, “biz yaparız” dediler, parti kurdular. Biri CHP’ye yönelik “fetö” iftirasıyla, hakaretlerle adını duyurdu. Öbürü o kadar sessizdi ki, adı bile ancak pusulada göründü. Sonuç? Biri yüzde 0,9, öbürü yüzde 0,06. Sandık, siyasetin acımasız notunu verdi: “Kaldınız.”

Partileri feshedildi, istifa ettiler, siyasi hayatlarının bittiği varsayıldı. Normal şartlarda bu isimler ya unutulur gider ya da “efendim bir zamanlar” diye başlayan cümlelerle anılırdı.

Ama bugün ne gördük? Emine Hanım geri döndü. Sebep? “Mazot 80 TL olmuş.”

Bu cümleyi kurmak zorundaydı çünkü siyasete dönüşünü meşrulaştıracak, aynı zamanda muhalif olduğunu kanıtlamaya çalışacak bir söylem bulması gerekiyordu. Haliyle Hürmüz Boğazı’nın kapalı olduğunu, uluslararası petrol piyasalarının öngörülemezliğini görmezden geldi. Elbette biliyor, ama “mazot” gibi herkesin cebine dokunan bir malzemeden daha etkili bir dönüş bileti olur sandı ama olmadı.

Oysa keşke şöyle deseydi: “Partimden ayrılıp oy böldüğüm, koltuk hevesiyle yola çıktığım için üzgünüm. Yuvama döndüm, mücadeleyi birlikte büyütelim.” Ama yok. Ne pişmanlık var, ne muhasebe. Tek söylem: Mazot.

Bu noktada Emine Hanım ile İnce’nin ortak özelliğini hatırlamadan geçmeyelim: İkisi de Kemal Kılıçdaroğlu karşıtı olmayı bir siyasi kimlik haline getirmişti. Özgür Özel, Erdoğan ve AK Parti karşıtı olmak yerine Kemal Kılıçdaroğlu karşıtı olmak için uğraşıyor. Çünkü derdi iktidar değil, derdi parti içi mevkisini korumak. O yüzden Kemal Bey’e karşı olanları geri çağırıyor. Ve şimdi bakıyorsunuz, Özgür Özel, Kemal Bey’in fotoğrafının olduğu bir tweet’i beğendi diye partilileri disipline gönderecek kadar “koltuk koruma” modunda.

İktidar olmak ve uzun vadeli, sağlıklı politika üretmek yerine günübirlik hareketlerle, “kahvedeki Ahmet Emice’den daha beter okeye dönerken söylenen sözler” minvalindeki söylemlerle ayakta kalmaya çalışan bir siyaset anlayışı var karşımızda. Mazot fiyatı üzerinden geri dönüp, mazot fiyatı üzerinden muhalefet yapmaya kalkmak, aslında her şeyi özetliyor.

Emine Hanım’ın “mazot” çıkışı, bir siyasi dönüşün ne kadar zeminsiz olabileceğini gösteren enfes bir detay. Yıllar önce oy bölüp, ittifakları zorlayan, sonra sahneyi terk eden bir ismin bugün “mazot pahalı” diyerek geri gelmesi, aslında siyasetin ne kadar sığ bir alana dönüştüğünün kanıtı.

Gerçi ne yapsın? Parti içi dengeleri gözetmekten ülkenin ortak sorunlarına odaklanamayan bir siyaset kültüründe, dönüş bahanesi de ancak bu kadar sığ olur.

Gel vatandaş gel. Batan partinin mazotcuları geldi. Ülkenin ortak sorunları yerine halıfleks kenarına, paspas kenarına takılan mazotcular…

Halka dokunamayan, sığ söylemlerle konuşan parti iktidar olamaz.

Bir dönem ana muhalefetten kopup “biz daha iyisini yaparız” diyerek yola çıkanlar oldu. Büyük iddialar, sert çıkışlar, bolca laf… Ama sandık geldiğinde tablo netti: Yüzde 1 bile etmeyen oylar ve siyasetin en acı hükmü — “karşılığınız yok.”
And then what happened?
Partiler kapandı, sahne terk edildi, isimler unutulmaya bırakıldı.
Derken…
Mazot 80 lira oldu.
Ve birileri geri döndü.
Ama nasıl bir dönüş?
Ne bir özeleştiri, ne bir muhasebe, ne de “yanıldık” diyebilecek bir cesaret…
Sadece tek cümle:
“Mazot çok pahalı.”

The point is this:
Bu geri dönüşler, halk için mi yoksa kaybedilmiş siyasi alanı yeniden kazanmak için mi?
Bir dönem siyaseti sadece Kemal Kılıçdaroğlu karşıtlığı üzerinden kuranların, bugün hâlâ aynı dar alanda siyaset yapmaya çalışması tesadüf değil. Çünkü mesele iktidar olmak değil; parti içinde yer kapmak.

Mazot 80 lira olmuş, Emine Hanım gelmiş.
Hürmüz açılmamış aman, laf olsun diye söylenmiş.
Ne muhasebe var, ne özeleştiri.
Sadece “buradayım” demenin en ucuz yolu: Mazot.

Halkın durmu berbat
koltuk kapmaca çok rahat

Gerisi teferruat.

OTHER ARTICLES BY THE AUTHOR