HALKWEBAuthorsRamazan Gelirken Çocukluğumun İstanbul’u

Ramazan Gelirken Çocukluğumun İstanbul’u

Ramazan geliyor. Oruçtan önce biraz durup düşünmek gerek. Ne kaybettik? Nerede eksildik?

0:00 0:00

Ramazan yaklaşıyor. Takvimde bir ay değil, hafızamda bir şehir beliriyor.
Çocukluğumun İstanbul’u…

Evde tatlı bir telaş olurdu. Kimleri iftara çağıracağız, hangi gün kim gelecek? Babamın listesi, annemin mutfağı… Perdeler sıkı sıkı kapalıydı; sokakta yemek yemek ayıptı. “Aman ha, komşular görmesin,” denirdi. “Adamın canı çeker, günaha girer.” Bu tembih, bugünden bakınca tuhaf değil; bilakis derin bir incelikti. Başkasının açlığını düşünme terbiyesiydi.

Kandillerde çay tabağına mum koyar, kapı kapı dolaşırdık. Bir mani söyler, bir tebessüm alırdık. Sadece kandiller de değil; Paskalya’da, Hamursuz Bayramı’nda da aynı sokaklarda dolaşırdık. Mahallenin bayram bandosu gibiydik. Benim gibi birkaç şortlu velet… Farklıydık ama ayrışmazdık.

Yokluk vardı; fakirlik yoktu. Çünkü fakirlik para meselesi değildir. Fakirlik, yaşam kültürünün çökmesidir. Bizde imkân azdı ama hayat doluydu. Şimdikilerde her şey var; hayat eksik. İnsanlar kalabalıklar içinde yalnız, ekranlar içinde sessiz, konforun içinde mutsuz.

Çıkma rulmanla, manav sandığından yaptığımız kaykayları hatırlıyorum. Kar yağdığında Kurtuluş yokuşundan tahta merdivenle kaydığımız o tarifsiz heyecanı… Sokakta oynanan misketleri… Hele balyoz miskette herkesi üttüğüm günleri… Bugün hiçbir “aktivite programı” o mutluluğu satın alamaz.

Şimdiki çocuklara bakıyorum; hakikaten çok şanssızlar. En çok da ailelerinin yüzünden. Yarış atı gibi koşturuluyorlar. CV’leri dolu ama çocuklukları boş. Başarı var, hatıra yok. Kazanma var, paylaşma yok.

Ramazan geliyor. Oruçtan önce biraz durup düşünmek gerek.
Ne kaybettik? Nerede eksildik?

Belki de mesele eskiye özlem değil; insan kalabilme meselesi.

Şanslıymışız be…
Vallahi de billahi de şanslıymışız.

OTHER ARTICLES BY THE AUTHOR