Eminağaoğlu yazdı… YSK ne yapmak istiyor?

Ömer Faruk Eminağaoğlu yazdı...

Ömer Faruk Eminağaoğlu

YSK, İstanbul Büyükşehir Belediye başkan seçimini sandık kurullarının oluşumu nedeni ile iptal ederken ayrıca, ilgili ilçe seçim kurulu başkan ve üyeleri, seçim müdürleri ve diğer sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına da karar verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu üzerine, Başsavcılık ta adeta bunu bekliyormuş gibi, alır almaz soruşturmaya koyuldu. Bazı seçim müdürlerinin, savcılığın terör suçları bölümünde ifadeleri bile alındı. Öte yandan YSK kararı öncesinde Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca bir seçim müdürünün bile içine sokulduğu ayrı bir soruşturma başlatıldığını da hatırlatmakta yarar var.

Yenilenen seçime ilk günden müdahale

Öyle bir iptal kararı veriliyorsa, böyle bir suç duyurusunda ne var denilebilir. Böyle bir suç duyurusu ve yapılan işlem, yenilenen seçime daha ilk günden müdahale, seçim yöneten organlara baskı yaratmak demek. Haklarında soruşturma açılmayan diğer ilçelerdeki kişilere de, aba altından sopa göstermek demek. Seçimi yönetenlerin soruşturma altında tutulduğu bir seçim, gerek Türkiye’de gerekse demokratik bir ülkede ilk kez yaşanan bir durum.

Soruşturma mercileri ve soruşturma yöntemi

Seçim Yasası’nın uygulanmasından kaynaklanan soruşturmalarda, kimler hakkında hangi mercilerin yetkili olduğunu açıklamak gerekiyor. Seçim Yasası’nın 174 üncü maddesi uyarınca, yargıçlar dışındaki her türlü kamu görevlileriyle veya diğer kişilerle ilgili soruşturmalar, savcılıklarca ve genel hükümlere göre yapılıyor. Bu kişilerin eylemlerine iştirak ettiği ileri sürülen kişilerin sıfatları da ne olursa olsun, yine o kişiler hakkındaki soruşturmalarda, bu soruşturmalarla birlikte yürütülüyor. Yargıçlar hakkındaki görevleri ile ilgili soruşturmalar, seçimlere ilişkin yasalardan kaynaklansın veya kaynaklanmasın, her durumda Hakimler ve Savcılar Kurulu Yasası uyarınca, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından verilecek soruşturma izni üzerine, sadece Hakimler ve Savcılar Kurulu ve bu Kurul müfettişleri tarafından yapılabiliyor. Sıfatları ne olursa olsun yargıçların bu suçlarına iştirak ettiği söylenen diğer kişiler hakkındaki soruşturmalar da, yine Hakimler ve Savcılar Yasası’nın 86 ncı maddesi uyarınca yargıçlarla ilgili soruşturmalarla birlikte yürütülüyor. Bu bağlamda seçim müdürleri ve seçim bürosundaki diğer personel de, eğer seçim kurulu başkanı yargıcın eylemi üzerine hareket etmiş iseler ki “kural olarak” yargıcın istek veya işlemlerini yerine getirdikleri gözetilirse, onlar da aynı yönteme tabi tutularak yargıçlarla beraber sadece HSK tarafından soruşturulabiliyor.

YSK’nın suç duyurusu ve savcılıklar

İçlerinde yargıçların bulunduğu ve yargıçların da görevleriyle ilgili olduğu ifade edilen bir konuda, suç duyurusu yapan YSK bile olsa, böyle bir evrakı alan savcılık, HSK’nın soruşturma açılma izni olmadan soruşturma açılamayacağı ve bu soruşturmayı da sadece ve sadece HSK yürütebileceğinden, hiçbir işlem yapmadan bu evrakı HSK’ya iletmek durumundadır. YSK’nın ve savcılığın yargıçlar ve seçim suçları hakkındaki soruşturma yöntemini bilmeyecekleri söylenemez. Olayda ise YSK, aldığı suç duyurusu kararı kapsamında yargıçlarda olmasına rağmen, yargıçların ve yargıçların suçlarına iştirak edenlerin ve de seçim suçlarının soruşturma yöntemini her nedense görmezden gelip, savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Savcılıkta böyle bir konuda yetkisiz olduğunu her nedense görmezden gelmiştir. Asıl üzerinde durulması gereken boyut burasıdır.

Seçim takvimi ve suç duyurusu

YSK, görevi nedeniyle bir suçun işlendiğini öğrendiğinde, TCY’nin 279 uncu maddesinde yer alan sorumluluğu uyarınca bunu “yetkili makama” iletmek durumundadır. Ancak yerleşik uygulama gereği, “seçim takvimi işlerken,” seçimlere müdahale ve baskı olmaması için YSK’nın, savcılığın veya HSK’nın bir adım atmaması gerekmektedir.

Suç duyurusunu geri alma

YSK, kapsamında yargıçlar olduğu için suç duyurusunu olayımızda yetkili olmayan savcılıklara iletmiş ise de,savcılıklar nezdinde yapabileceği hiç bir şey bulunmamakta iken suç duyurusunu geri alma gibi bir yola gitmiştir. Savcılıklar da bu isteğe göre hareket etmiştir. YSK’nın bu aşamada tek yapabileceği, olsa olsa HSK’ya da ayrı bir yazı yazmak, böyle bir yazı üzerine veya resen olaya el koyacak HSK da, yargıçlar için soruşturma açma kararı verirse, o zaman HSK’nın da Hakimler ve Savcılar Yasası’nın 86 ncı maddesi uyarınca diğer kişilerle ilgili soruşturmayı birlikte yürütmek üzere İstanbul ve de Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından istemek olmalı idi. HSK, soruşturma açma kararı versin veya vermesin, HSK’nın bu konudaki kararından önce İstanbul’da başvurulan dinleme, teknik takip gibi kayıtlar da mutlaka imha edilmelidir. Suç duyurusunun geri alınması diye bir kurum hukuk literatüründe bulunmamaktadır. Savcılıklar, kamu adına soruşturulması gereken, kendi görevi kapsamındaki kişilerin suçlarını, suç duyurusu dahil herhangi bir yolla öğrendiklerinde, isteklerle bağlı olmadan kamu adına soruşturan organlardır. YSK, kapsamında yargıçlarda olduğu için suç duyurusunu HSK yerine, yetkisiz merci savcılığa yapmış olsa da, savcılık yeni bir YSK işlemine gerek kalmadan, soruşturmaya başlamadan evrakı yetkili mercii HSK’ya iletmesi gerekirken, olmadık işlemler yapmış, HSK ise bu savcılar ve bu soruşturmalar hakkında sessiz kalmıştır. Bir suç yok iken, suç duyurusu yapmanın ve sonra da onu geri almanın hukuksal anlamının, TCY’nın 267 ve 271 nci maddelerindeki düzenlenen iftira ve iftira suçunda etkin pişmanlık olduğu unutulmamalıdır. Savcılıklar hemen devreye sokularak bir takım işlemler yapılmış olup, YSK şimdi böyle bir kılıfla, kendisinin ve savcılığın hukuk dışı işlemlerini perdelemektedir. Şöyleki; olayda HSK’nın yetkili olduğu görmezden gelinip, soruşturmaların şimdiye kadar savcılıkların terör birimlerince ve FETÖ bile dillendirilerek yapıldığı gözetildiğinde, dinleme ve teknik takip gibi yöntemlere başvurulma olasılığı da ayrıca düşünülürse, yapılan tüm bu işlemler esas alınamayacak hukuka aykırı kanıt olsa da, İstanbul seçimlerini asla kaybetmek istemeyen AKP, bir B planı olarak bunları bir kenarda mı tutmaktadır sorusu ister istemez akla gelmektedir. Hele de geçmişte AKP kapatma davası sırasında, o davadan kurtulmak için her yola başvurulduğu, yaratılan sahte soruşturmalar ve o soruşturmalardaki FETÖ’cüler yoluyla, Anayasa Mahkemesi kurulunun dinlenildiği ve AKP’nin bir oy farkla kapatılmaktan kurtulduğu hafızalarda olunca. Orada FETÖ’cülerin yaptığını, burada sahte bir soruşturmaya da gerek kalmadan can simidi gibi imdada koşan YSK ve savcılıkların yapması ise ayrıca düşündürücüdür.

İptal nedeni ve seçim kurullarında değişiklik

İl ve ilçe seçim kurulları, Seçim Yasası gereği iki yılda bir Ocak ayının son haftasında oluşturulmaktadır. İl seçim kurulları üç yargıçtan, ilçe seçim kurulları ise bir yargıç başkanlığındaki yedi kişiden oluşmaktadır. Bu kurullar yargıçların kendi yasalarındaki kıdeme ilişkin hükümler gözetilerek oluşturulmakta, kınama ve daha ağır disiplin cezası alanlar, bir diğerinden kıdemsiz sayılmaktadır. Seçim takvimi işlerken, seçim kurullarına soruşturma açılarak, hatta bir ceza bile olmadan, bu kurulların ve bu yargıçların değiştirilmesi demek, güdümlü, “uygun görülen” yeni kurulları devreye sokmak demektir. AKP bunu dile getirse de, bu seçim hukukuna aykırı bir istektir. Hele de bu soruşturmaların, yargı bağımsızlığının dibe vurduğu ve İstanbul seçimleri için her şeyi yapabilen bir iktidar bulunan ülkemizde nerelere uzatılacağı, ne içerikte yürütüleceği mevcut soruşturmalardaki durumlara bakınca bile oldukça düşündürücüdür. Seçim kurullarında görevli yargıçların, yerleşik uygulama gereği seçim takvimi içinde HSK tarafından görev yerleri değiştirilmemekte ise de, bu uygulamadan bile son yıllarda giderek sapılması seçim güvenliğini zedelemektedir.

Sandık kurullarının oluşumu ve sorumluluk

Anayasa’nın 67/son maddesi uyarınca, bu seçimlerde sandık kurullarında kamu görevlisi koşulu aranmazken her nedense böyle bir koşul aranmıştır. Öte yandan sandık kurullarının oluşturulmasında da esas sorumluların, kamu görevlisi tanımı yapmak yönünden YSK, bu tanıma uygun liste hazırlamak yönünden mülki amir ve bu listeden görevlendirme yapmak yönünden seçim yargıçları olduğu, seçim müdürlerinin ve bağlı personelin ise sandık kurullarında görevlendirilen kişilere, sadece bu durumu bildirmek dışında bir görevlerinin olmadığını da hatırlatmakta yarar bulunmaktadır.

Seçim müdürlükleri ve soruşturmalar

Seçim müdürlükleri, YSK’nın taşra teşkilatını oluşturmakta, seçim yargıcının denetim ve gözetiminde, seçim iş ve işlemlerinin mutfağında görev yapmaktadır. Seçim müdürleri ve bu seçim bürolarında görevli diğer personel, “seçim kurulları” içinde yer almamaktadır. Bu görevlilere diğer bütün kamu görevlilerinde olduğu gibi soruşturma açılması, görevden uzaklaştırılmalarını gerektirmemektedir. AKP, bu müdürlerin de değiştirilmesini istemiştir. YSK, AKP’nin bu isteğine de boyun eğmiş ve üstelik seçim takviminin yarısı da işlemiş iken bu personeli görevden uzaklaştırarak, güdümlü seçim büroları yaratılacağını da göstermiştir. Bu gelişme karşısında, HSK’nın devreye girecek oluşu da gözetilirse, güdümlü seçim kurulları oluşturma yönünden sırada seçim yargıçları olsa gerek. Ancak, yanlışı başlatan YSK hakkında ve seçim kurullarına yanlış liste ileten mülki amirler konusunda ise nedense susulmaktadır. Tüm bunlara bakınca söylenecek tek söz, seçim güvenliği için var olan YSK’nın varlık nedeninden tamamen uzaklaştığı olsa gerek.

En çok okunan haberler

Ekrem İmamoğlu Esenler Otogarı’nın alt katına indi: Böyle bir yere ailem girmez

Ekrem İmamoğlu, 15 Temmuz Demokrasi otogarında güvenlik ve temizlik önlemleri ile ilgili çalışma yapılacağını söyledi

CHP’ye yakın anket şirketinden CHP’yi ayağa kaldıracak anket sonuçları

Yerel seçimlere yaklaşırken büyükşehirlerdeki oy dağılımlarını, ittifakların söylemlerinin belirlediğini söyleyen Gezici Araştırma Genel Müdürü Murat Gezici “Kutuplaştırma yerine sorunları çözmeye dönük söylem adayın puanını arttırıyor. Buna göre; İstanbul, Ankara, Aydın, Hatay Cumhur İttifakı AKP adayları, Adana Cumhur İttifakı MHP adayı, Bursa Millet İttifakı CHP adayı ve Mersin’de İYİ Parti adayının önde olduğu görülüyor”. dedi.

“Her şey çok güzel olacak” demeyen ünlüler İBB’den milyonları götürmüş

Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel, İBB ihalelerinden yandaş sanatçılara giden paraları yazdı.

Ali Türkşen Nedim Şener’i yerin dibine soktu: Böyle döneceğini bilseydi, uzun abin kıyamazdı sana, anladın sen onu

15 Temmuz’un üçüncü yıl dönümünde şarkıcı Gökhan Özoğuz bir noktaya dikkat çekti. Özoğuz, 15 Temmuz için hazırlanan bazı afişlere tepki gösterdiği paylaşımında “Bu çizimlerinden nefret ediyorum. Çok yanlış. Olayı sanki bütün Türk askeri yapmış gibi hissettiriyor. Türk askeri olgunun itibarını zedeler mi diye düşünmeden konması korkunç. Bu ülkeyi canı pahasına koruyan Türk askeridir. Bunlar derhal yasaklansın” ifadesini kullandı.

İstanbul Büyükşehir’de tüm iştiraklerin genel müdürleri istifa etti

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı tüm iştirak şirketlerinin genel müdürleri bugün istifa etti.

Yobaz gazetesi ‘harem selamlık üniversite olmaz’ diyen cumhuriyet kadınlarını hedef gösterdi

Dinci Yeni Akit, harem selamlık üniversiteler için adım atma arayışındaki Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tepki gösteren Cumhuriyet Kadınları Derneği'ni hedef gösterdi.

Trump: ABD şu anda Türkiye’ye yaptırım arayışında değil

ABD Başkanı Trump, Washington’un Türkiye’ye S-400 satın alması konusunda bir yaptırım arayışında olmadığını söyledi.

Meclis’teki dört partiden ortak bildiri

AKP, CHP, MHP ve İYİP Doğu Akdeniz konusunda ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride ‘Bir oldu-bittiye getirerek Kıbrıs Türk'ünün ve Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası hukuk temelindeki meşru hak ve çıkarlarını görmezden gelme girişimlerini şiddetle telin ediyoruz’ denildi.

İstanbul Büyükşehir’de tüm iştiraklerin genel müdürleri istifa etti

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı tüm iştirak şirketlerinin genel müdürleri bugün istifa etti.

ABD’nin ‘FaceApp’ suçlamasına yanıt

Tüm dünyada yaygınlaşan FaceApp uygulamasına ilişkin ABD'den 'kişisel bilgilerimiz yabancıların eline geçiyor' açıklaması geldi. Uygulamanın sahibi olan Rus şirketten yapılan açıklamada, kişisel verilerin depolandığı iddiası yalanlandı. Öte yandan geçtiğimiz yıl kişisel verilerin gizliğini ihlalle suçlanan Facebook, 5 milyar dolar ceza almıştı.

Ekrem İmamoğlu Esenler Otogarı’nın alt katına indi: Böyle bir yere ailem girmez

Ekrem İmamoğlu, 15 Temmuz Demokrasi otogarında güvenlik ve temizlik önlemleri ile ilgili çalışma yapılacağını söyledi

Süleyman Soylu Demokrat Parti’ye mi dönecek?

Günboyu gazetesi yazarı Balamir Göktuğ, bugünkü köşe yazısında Süleyman Soylu hakkında çarpıcı bir iddia ortaya attı.

Muhalif gazetecilere röpörtaj veren Davutoğlu: İktidara söylemediğini bırakmadı!

Yavuz Oğhan'ın sunduğu Bidebunuizle programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ahmet Davutoğlu "Pelikan çetesinin yayınladığı paçavra bir takım heveslerin ortaya çıkmasına zemin hazırladı." dedi.