Eleştiri mi mücadele mi ikisi de yok!

Mehrali Yücedağ yazdı...

207,629BeğenenlerBeğen
7,890TakipçilerTakip Et

Eleştirelim ama neyi?
Yazalım ama nasıl?

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) bir araya gelerek Covid-19 salgını sonrası yeni normalleşme sürecine ilişkin ortak taleplerini açıkladı.

Talepleri neymiş?

Kısa çalışma ödeneğinin süresinin uzatılması. Yani ücretsiz izin süresinin uzatılması, yani sendikalar faaliyetlerin askıya alınma süresinin uzatılması, yani işçilerin örgütlenmesinin önüne geçilmesi ve örgütsüzlüğün istenmesidir.

TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ, TİSK ile açıkladığı ortak bildiride ne diyor?

“Memnuniyetle gördük ki, Devletimiz, kısa çalışma ödeneği ve diğer birçok düzenlemeyle, çalışanın ve işverenin yanında olduğunu gösterdi, bu zor zamanlarda nefes almamızı sağladı. Biz de tüm bu çalışmalar için teşekkürü bir borç biliyoruz.”

Koronavirüs Covid-19 salgın sürecinde yüzlerce işçi yaşamını yitirdi. Yüzbinlerce işçi riskli ortamda çalışmaya zorlanıyor. İşsizlik cehennemine atılan işçi sayısı milyonlarla ifade ediliyor. Sendika, grev toplu iş sözleşme hakları askıya alındı. İşsizlik Fonu işverenlerin çıkarı İçin kullanılıyor. Bu duruma göre Covıd-19’da ençok kim etkilenmiş? İşçiler. Ama ortak bildiride söz konusu dahi edilmemiş. Elbette kimseyi şaşırtmadı böyle bir bildiri.

“Bugüne kadar sosyal taraflar olarak, çalışana ve işletmelere ortak fayda sağlayan tüm uygulamaların sözcüsü ve sonuna kadar destekçisi olduk.”

Sosyal taraf derken hangi tarafı kastediyorlar?
Ortak fayda nedir?
TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ neye teşekkür ediyor?

Pandemi sürecinde, işçilerin işten atılması, işçilerin riskli ortamda çalışıp üretim yapması yada hizmet üretmesi, gelirlerinin düşmesi ve buna karşılık sendikal faaliyetlerin askıya alınması mıdır?

İşçilerin talebi nedir?
İşçiler pandeminin ne anlama geldiğini biliyor
Bu süreçte tek bir talepleri vardır. O da Covıd-19’un faturasının işçilere çıkartılmamasıdır. Ayrıca
çalışma barışını ve sosyal adaletin korunmasını da her zaman en çok işçiler ister.

Sendika nedir?

İşçilerin ya da işvrenlerin ayrı ayrı olmak üzere iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular yönünden çıkarlarını korumak, yeni haklar sağlamak ve onları daha da geliştirmek amacıyla aralarında yasalar uyarınca kurdukları birlik.

Bu tanıma göre TİSK kendi temsil ettiği sınıfın çıkarına göre davranıyor. Onun içinde AKP’ye teşekkür ediyor. Bunu anlar, kabul eder yada etmezsiniz.

Parababalarını, işçileri kölece koşullarda çalıştırıyor olmasını, işçilerin haklarını gasp etmesini eleştirebilir misiniz?

Hayır.

Sınıf mücadelesi içindeyseniz, TİSK’i eleştiremezsiniz.

Yapmanız gereken, insanca yaşayabilecek bir ücret, insan onuruna yaraşır çalışma koşulları için parababalarına karşı mücadele etmek olmalıdır.

Bu anlamada TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’i de eleştiremezsiniz.

Sarı sendikacılık, sendikacılık değildir. Sarı sendikacılık, sendikacılığın doğuşuna aykırıdır.
Onların tarafı da bellidir. Bugune kadar işçiler için hiçbirşey yapmayan hatta haklarının gasp edilmesi için zemin hazırlayan TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’e eleştiri değil, sarı sendikacılığa karşı mücadele etmeniz gerekir. Sınıf sendikacılığını yükseltmelisiniz.

Yapılan ortak açıklamaya karşı mücadele dışında söylenecek söz, yapılacak eleştiri, yazılacak bir şey yoktur. Bilinen bu sonuç, net olarak bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Kısa bir not düşelim. Bırakalım mücadele etmeyi; ortak bildiriye tepki vermesi, eleştirmesi gerekenlerden ses çıkmadı.

Ama ortaya açıkça çıkan bu sonuç üzerine elbette ki eleştiriler, uyarılar, sorular, hatırlatmalar mutlaka olacaktır.

Bu bağlamda, yol haritası olanların haritasında sarı sendikacılığa karşı mücadelesi yok mu? Sorusunun sorulması gerekir.

TÜRK İŞ ve HAK-İŞ’in TİSK ile birlikte açıkladığı ortak bildiriye sendikaların ve DİSK’in tepki vermemesininin eleştirisi yapılmalıdır.

Kendine sol sosyalistim diyen ama bugüne kadar TÜRK-İŞ’çilik yapanları, hatta DİSK’in TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ile ortak toplantı yapmalarını alkışlayanların kimler olduğu hatırlatılmalıdır.

İşçiler, DİSK Yönetiminin zamanında TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve TİSK ile ortak toplantılara katılmış, toplantılar yapmış olmasını, yeniden konuşmalı, tartışmalıdır.

Konuşmalıdır çünkü, DİSK’i adından, tarihinden, ilkelerinden, mücadele geleneğinden uzaklaştırarak TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’e benzetmeye çalışanların önüne geçmelidirler.

Geçilemezse, sendikal mücadeleye ne olacağı ortadır.

Bu anlamda DİSK/Nakliyat-İş Sendikasının uyarı ve eleştirileri hatırlanmalıdır.

Mehrali Yücedağ

loading...

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Fatih Portakal’ın arazisindeki kaçak yapılanma incelemesi bitti: ‘Kiremit cezası’ verildi

Gazeteci Fatih Portakal, "'Kaçakçı' diyerek haber yapilan arazimde yıkım gerçekleşti!!! Ne mi oldu? KİREMİT CEZASI verildi" dedi.

Yeni kabine listesi haberleri doğru mu?

Sosyal medyada, bu saatler itibariyle en çok paylaşılan liste, yeni kabine listesi....

Enis Berberoğlu’ndan ilk açıklama!

Milletvekilliğinin düşürülmesinin ardından yeniden cezaevine girecek olan Enis Berberoğlu'ndan ilk açıklama geldi.

Kılıçdaroğlu’ndan milletvekilliği düşürülen Enis Berberoğlu hakkında açıklama

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, hakkında kesinleşmiş yargı kararı olduğu gerekçesiyle milletvekilliği düşürülen CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında açıklama yaptı.

Haftalardır darbe yaygarası yapan AKP Meclis’e Saray darbesi yaptı… Meclis ‘darbeci AKP’ sloganıyla inledi!

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in milletvekillikleri düşürüldü.
207,629BeğenenlerBeğen
7,890TakipçilerTakip Et